BugünMakaleler

OLAĞANÜSTÜ HALİMİZ

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan evvelki gün geç saatlerde nihayet ağzındaki baklayı çıkardı. Söz konusu darbe girişiminden vazife çıkararak eskiden sürekli eleştirmiş olduğu ve 1990’lı yıllarda uygulanan Olağanüstü Hal durumunu 3 ay süreyle ilan ediverdi. Bu Olağanüstü Hal durumuna ilk desteği de bu duruma dünden razı olan Bahçeli verdi. Olağanüstü Hal durumu Bahçeli açısından ne anlama geliyor biliyor musunuz? Ben söyleyeyim. Muhaliflerin Olağanüstü Kurultayı en az 3 ay ertelenmiş olması anlamına geliyor. Bu da Bahçeli’ye yeter de artar bile. Gün ola hayrola.

Olağanüstü Hal ilan edilmesine edildi ama bu aşamada gerek var mıydı? Bence hiç gerek yoktu. Çünkü darbe girişimi geçen cumartesi sabaha karşın TSK’nın içindeki vatansever askerler ile Emniyet güçleri tarafından bastırılmıştı. Darbe girişiminin bastırılmasıyla birlikte güvenlik güçleri de hiç ara vermeden TSK, Emniyet Genel Müdürlüğü, Yargı Kuruluşları, Üniversiteler ve diğer kurum ve kuruluşların içindeki binlerce insanı darbeci safı ile gözaltına aldı. Birçoğunu da tutukladı. Operasyonlar halen devam ediyor. İnsanın aklına şimdi bu kadar insan darbeciyse vay memleketin haline diyesi geliyor. Bu kadar insan gerçekten darbeciyse o zaman bugüne kadar bu ülkeyi bu darbeciler yönetmiş. Öyle değil mi? Ben bu tablodan başka bir anlam çıkaramıyorum.

Erdoğan Olağanüstü Hal durumunu açıklamadan evvel El Cezire Televizyonunda canlı olarak yayınlanan röportajı vardı. Bu programı siz de seyretmişseniz Erdoğan’ın yanıtları karşısında şaşırmış olmalısınız. Doğrusunu isterseniz ben şaşırmakla kalmadım aynı zamanda bu bir şaka mı diye de düşündüm. Çünkü Erdoğan bu röportajda darbe girişimini eniştesinden öğrendiğini söyledi. İstihbarat zaafının olduğunu söyledi. Doğru dürüst istihbarat olsaydı önlenebilirdi dedi. Ben de şimdi buradan Erdoğan’a günaydın diyorum. Ankara’da İstanbul’da bombalar patlarken istihbarat açığının olduğu hemen hemen her gün gazetelerde ve televizyonlarda sürekli söylenirken demek ki Erdoğan o zamanlarda bu uyarılara kulaklarını tıkamış. Şimdi Fethullah Gülen Terör Örgütü darbe girişiminde bulununca istihbarat zaafının olduğu birden bire aklına gelivermiş. Yine de buna da şükür diyorum. Sonunda istihbarat açığının olduğuna inanmış ya, bu da bir gelişmedir. Umarım en kısa zamanda MİT Müsteşarı olup olmadığı belli olmayan Hakan Fidan’ı görevden alır. En azından kendi de rahat eder, ülke de bir soluk almış olur. Hakan Fidan şimdiye kadar görevden alınmış olsaydı eminim birçok canlı bomba patlatılmadan evvel yakalanırdı.

Eskiden Olağanüstü Hal 1990’lı yıllarda PKK Terör Örgütü ile mücadele edilirken ilan edilirdi. Erdoğan’da iktidara geldiğinden bu yana sürekli Olağanüstü Hal durumunu eleştirirdi. Şimdi sürekli eleştirdiği Olağanüstü Hal’i kendi elleriyle ilan etti. Peki, Erdoğan şimdi durduk yerde neden Olağanüstü Hal’i ilan etti? Sözde darbe girişimi ise bu darbe cumartesi sabaha karşın zaten bastırılmıştı. Şimdilerde sadece gözaltı operasyonları ile tutuklamalar yapılıyor. Bunun için Olağanüstü Hal’e de gerek yok. Zaten Emniyet güçleri daha önce almış oldukları istihbarat bilgilerine göre harekete geçtiler. Darbe girişimcileri tarafından herhangi bir direnç göstergesi de yok. Yeniden bir darbe girişimi de yok. Bu darbe girişimi olmamış olsaydı zaten Fethullah Gülen Terör Örgütüne karşı sürekli operasyonlar yapılıyordu. TSK’nın içinde yuvalanan askerler de YAŞ kararları ile ordudan ilişkileri kesilecekti. Yani demek istediğim darbe girişimi olsa da olmasa da, Fethullah Gülen Terör Örgütüne karşı sürekli operasyonlar yapılıyordu. Darbe girişiminin ardından şimdi de operasyonlar devam ediyor. Bu yüzden Fethullah Gülen Terör Örgütü için Olağanüstü Hal ilan etmeye gerek yoktu.

Peki, ülkemizde Olağanüstü Hal durumunu gerektirecek bir durum yok muydu? Elbette vardı. Ancak Olağanüstü Hal Fethullah Gülen Terör Örgütü için gerekmiyordu. Olağanüstü Hal PKK Terör Örgütü için gerekiyordu. Çünkü karşıda sürekli Emniyet güçlerini hedef alan bir terör örgütü var. Laik ürkiye Cumhuriyetini hedef alan bir terör örgütü var. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü hedef alan bir terör örgütü var. Ve bu terör örgütü ile 1990 yıllardan bu yana mücadele ediyoruz. Arkalarında da uluslararası terör şebekeleri var. Şimdi siz bu terör örgütü ile adam gibi mücadele etmek için Olağanüstü Hal ilan etmiyorsunuz da, devletin tüm kritik yerlerine bilerek yerleştirdiğiniz ve şu anda kontrol altına aldığınız Fethullah Gülen Terör Örgütüne karşı Olağanüstü Hal ilan ediyorsunuz. Peki, PKK Terör Örgütünü de, Fethullah Gülen Terör Örgütü gibi kontrol altına aldınız mı? Elbette hayır. PKK Terör Örgütü halen daha dağlarda ve şehir merkezlerinde cirit atıyor. Güvenlik güçleri elbette ellerinden gelen mücadeleyi yapıyorlar ancak halen daha bu terör örgütü kontrol altına alınabilmiş değil. Eğer siz Olağanüstü Hal ilan edecekseniz PKK Terör Örgütüne karşı şimdiye kadar çoktan ilan etmeliydiniz. Siz şimdi bugüne kadar PKK Terör Örgütüne karşı ilan edilmesi gereken Olağanüstü Hal durumunu şimdi bastırılmış olan bir darbe girişiminden sonra ilan ederseniz, ben de bunun altında ne dolapların döndüğünü sorgulamaya başlarım. 22.07.2016

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Menu Title