BugünMakaleler

SELMAN BİLİYOR DA OLABİLİRMİŞ, BİLMİYOR DA OLABİLİRMİŞ

Bugünler de ABD’nin Kaşıkçı cinayeti üzerinden Suudi Arabistan’ı sıkıştırma girişimlerine tanık olmaktayız. Daha da doğrusu ABD’nin Kaşıkçı cinayeti üzerinden Suudi Arabistan’dan para koparmaya çalıştığına tanık olmaktayız. ABD belki bugüne kadar bir miktar parayı tahsil etmiştir de az gelmiştir. Şimdi biraz daha istiyordur. Belki de şimdiye kadar daha hiç almamıştır da, paranın miktarını belirlemeye çalışıyordur. Ben açıkçası Trump’ın yapmış olduğu açıklamadan bunu anladım.

Trump yapmış olduğu açıklama da diyor ki; ‘’Veliaht Prens bu olay hakkında bilgi sahibi olmuş olabilir, belki oldu, belki olmadı’’. Böyle şey olabilir mi? Kaşıkçı ABD’de Suudi Arabistan Konsolosluğu’na nişanlısı ile evlenmek için başvuru yapıyor. Sonra Konsolosluk bizim ülkeyi işaret ediyor. Kaşıkçı verilen randevu saatinde Konsolosluk binasına giriyor. Binaya daha önce Suudi Arabistan’dan infaz ekibi geliyor. Kaşıkçı içeride infaz ekibi tarafından öldürülüp cesedi parçalanıyor. Ceset daha sonra Konsolosluk binasından çıkartılıp yerli işbirlikçiye teslim ediliyor. Tüm bu olup bitenlerden Kral’ın ve veliaht Prens’in haberi olmayacak öyle mi?

Cinayeti kimlerin işlediğini, nasıl işlendiğini ve emri kimlerin verdiğini CIA biliyor. Hatırlarsanız CIA Başkanı Gina Haspel Ankara’ya gelmiş ve cinayet ile ilgili araştırmalar yapmıştı. Gina Haspel aslında cinayet ile ilgili her şeyi biliyordu ama yine de olay mahallini görmek istedi. Orta da delil var mı, yok mu kontrol etmek istedi. Olayın nasıl örtbas edilebileceğinin araştırmasını yaptı. Sonra da hiçbir açıklama yapmadan çekti gitti. Anlayacağınız, esrarengiz bir şekilde geldi, gitti. CIA Başkanı’ndan başka türlü bir hareket zaten beklenmezdi. Onlar olaya insani değil, görev açısından bakarlar. Yoksa Kaşıkçı bir cinayete kurban gitmiş, kimin umurunda. Millet bu olay üzerinden Suudi Arabistan’dan para koparmaya bakıyor. Eğer istenilen para koparılmış ise sonuç olarak bu cinayet ile ilgili ne Kral’ın, ne de Veliaht Prens’in haberi olmadığına dair bir rapor hazırlanır. Yok, eğer istenilen oranda daha para koparılamamış ise, yani pazarlıklar devam ediyor ise ‘’Veliaht Prens bu olay hakkında bilgi sahibi olmuş olabilir, belki oldu, belki olmadı’’ denir. Belli ki, daha henüz istenilen oranda para koparılamamış.

Kaşıkçı olayı ile ilgili cinayetin öncesine de bakmak gerekir. Herhangi bir Konsolosluk binasında Kaşıkçı olayından başka bir cinayet işlenmiş midir? Buna da bakmak gerekir. Yani Kaşıkcı illaki infaz edilecek ise Konsolosluk binasından başka bir yer kalmammış mıdır? Suudi Ekipleri Kaşıkçı’yı gittiği ülkelerde yakalayamıyorlar mıdır da, bu konuda Konsolosluk binası en son çare olmuştur? Bu konu da yanıtlanması gereken birçok soru var. Kaşıkçı’nın ülkemize yönlendirilmesi ile birlikte CIA ile MOSSAD’ın haberinin olmadığını düşünmek saflık olur. Ne demek mi istiyorum? Basbayağı CIA ile MOSSAD Suudi Kral’ı ve Veliaht Prens’i pusuya düşürmüş olabilir, diyorum. Böyle bir tezgah Kral’ı ve Veliaht Prens’i elbette aklamaz ancak her ikisi de ABD ile İsrail’in ayak oyunlarına kurban gitmiş olabilirler. Asıl kurban giden Kaşıkcı ama bu arada Kral ile Veliaht Prens’de cinayet üzerinden bir komploya kurban gitmiş olabilirler. Buradaki tek amaç Suudi Arabistan’dan yüklü bir para transferini gerçekleştirmektir.

Kaşıkçı cinayeti ile ilgili bir de Veliaht Prens’in bir ABD ziyaretinde özelleştirmeler ile ilgili verdiği sözler de var. Veliaht Prens ABD gezisinden sonra verdiği sözleri tutmamış ve ABD’li yatırımcıları yüz üstü bırakmıştı. Tüm bu verileri bir araya getirdiğimiz zaman cinayetin Suudi Arabistan Konsolosluğunda neden işlendiği ile ilgili bir fikir elde edebiliriz.22.11.2018

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Menu Title