BugünMakaleler

GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU VE KUZEY AFRİKA PROJESİ ( GOKAP ) 8

cropped-DB32A183F424-3.jpg

GÜL İLE POWEL ARASINDA YAPILAN GİZLİ ANLAŞMA:

Tarih 20 Mart 2003. 1 Mart 2003’te Amerikan Askerlerinin Irak’ın işgali ile ilgili TBMM’de ret edilen tezkerenin üzerinden 20 gün geçmiş ama ABD Irak’ın işgal planından vazgeçmemişti. Bu yüzden ABD 20 Mart günü hava harekâtına başladı. 1 Mart Tezkeresinin ret edilmiş olmasına rağmen de hava sahamızı kullanmaya başladı. Böylelikle ABD doğrudan olmasa da, dolaylı yollardan Irak’ın işgali ile ilgili hava alanımızı kullanarak 1 Mart Tezkeresini bir nevi delmiş oldu.

ABD’nin Irak’a hava hareketi düzenlemeye başladığı günlerde dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül İle ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, 02.04.2003 tarihinde bir araya geldiler. Bu görüşmenin sıradan bir görüşme olmadığı belliydi. Irak Tezkeresinin TBMM’de ret edilmesinden sonra gerginleşen ABD – Türkiye ilişkileri bu görüşme ile yeni bir hal alıyordu. Belki de dönemin Başbakanı Erdoğan ile dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, savaş tezkeresinin ret edilmesinden sonra günah çıkarıyorlardı. Gül ile Powell arasında yapılan görüşme uzun yıllar kamuoyundan saklandı. Elbette bu durum hayra yorulacak bir olay değildi. Ancak tek başına iktidara gelen bir siyasi parti vardı. Onun başında da Erdoğan ile Gül vardı. Bu ikili de ülkenin geleceğine ipotek koyuyorlardı ama kimsenin de ruhu duymuyordu. Gül ile Powell böyle bir ortamda bir araya geldiler. Uzun bir süre kamuoyundan gizledikleri bir anlaşmaya da imza attılar. Eğer o dönem kamuoyundan gizlenen bu anlaşma zamanında açığa çıkmış olsaydı, belki de ülkede büyük protestolar olacaktı. İşte sırf bu yüzden imzalanan anlaşma Türk Milletinden gizlendi. Böylece ABD’de 1 Mart Tezkeresinin intikamını almış oldu.

GÜL’ÜN İMZALADIĞI DOKUZ MADDELİK ANLAŞMA:

1- Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri ve Türk ordusuna bağlı özel kuvvetler, aşamalı olarak Türkiye sınırları içine çekilecek. Türk ordusu bundan böyle hangi gerekçeyle olursa olsun, sınır ötesi harekâtlarda bulunmayacak.

2- PKK/KADEK’e karşı Türkiye devletinin egemenlik alanı içinde yapılacak askeri harekâtlar için, ABD askeri makamlarına haber ve bilgi verilecek, izin alınacak. Eğer Türk Silahlı Kuvvetleri, ABD askeri makamlarına bilgi vermeden ve izin almadan harekât yapacak olursa, ABD Hükümeti, uyarıda bulunma hakkını kullanabilecek. Bu durumda ABD gerekli gördüğü ambargo ve silahlı müdahale gibi siyasal ve askeri yaptırımları saklı tutacak.

3-Türkiye, ABD’nin İran’a ve diğer Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı sınırlı askeri harekâtlara, ABD’nin talep etmesi halinde şartsız olarak üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak, askeri birlik verecek.

4- Türk ordusunun asker sayısı ve silah kuvveti, ABD’nin uygun bulduğu sayı ve kabiliyete indirilecek, özellikle tank ve ağır silahların miktarı düşürülecek, savaş uçağı sayısı sınırlanacak.

5- Irak’ın kuzeyinde kurulmuş olan ve ’Kürdistan’adı verilen devlet resmen ilan edildikten sonra Türkiye tarafından da resmen tanınacak.

6- Abdullah Öcalan ve diğer dört lideri dışında bütün PKK/KADEK yönetici ve elemanlarına geniş kapsamlı af çıkarılacak.

7- Kamu Reformu Yasası ve Yeni Yerel Yönetim Yasaları hızla çıkartılacak, Türkiye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek. Türkiye, dört yıl içinde uygulanacak bir planla, üniter devlet yapısını terk ederek, federasyona geçecek.

8- KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, ’Arafat modeli’denen uygulamayla devre dışı bırakılacak, Kıbrıs’ta Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek. Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak, Türk jetlerinin uçuş alanı daraltılacak.

9- Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak

Gül ile Powell arasında yapılan anlaşmaya neresinden bakarsanız bakın bu anlaşma bir ihanet anlaşmasıdır. Dolayısıyla ülkemizin ABD’nin Ortadoğu’daki çıkarlarına hizmet sunan bir anlaşmadır. Anlaşmanın imzalandığı sırada Gül ile Erdoğan belki de kendilerini 1 Mart Tezkeresinden dolayı ABD’ye affettirmişlerdir. Ancak bu anlaşma ile bağımsız Türkiye Cumhuriyetini ipotek altına sokmuşlardır. Ülkenin 2003’lü yıllardan bu yana ABD’nin sömürgesi haline gelmesine de sebep olmuşlardır. Eğer ABD bugün PKK’yi destekliyorsa bunun sorumlusu dönemin AKP hükümetidir. Yine ABD Suriye’de PYD unsurlarını destekliyorsa bunun sorumlusu da yine AKP hükümetidir. Dolayısıyla Erdoğan ile Gül’dür. Şimdi kalkıp ta Erdoğan’ın ABD’ye karşı ‘’ Ey Amerika! Bizimle beraber misiniz, yoksa PYD ile YPG ile mi berabersiniz ‘’ demesinin bir anlamı var mı? 01.07.2016

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Menu Title