BugünMakaleler

AMAÇ, ÜLKEYİ YENİDEN AÇILIM MASASINA OTURTMAK

cropped-DB32A183F424-3.jpgAvrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, Avrupa Birliği’nin ülkemiz vatandaşlarına vizesiz seyahat izni vermeye yaklaştığını fakat bu konu hakkındaki görüşmelerin en az Ekim ayına kadar devam edeceğini söylemiş. Bu süreci bana sorarsanız değil önümüzdeki ekim, bir sonraki Ekim ayına kadar devam eder derim. Hatta bu sürecin ülkemiz vatandaşları lehine sonuçlanacağından da şüpheli olduğumu söylerim. Çünkü bugüne kadar Avrupa Birliği ülkeleri ülkemize vermiş oldukları hiç sözü tutmadılar. Bugüne kadar hep idare ettiler. Sürekli çıkılması mümkün olmayan yokuşa sürdüler. Sonuçta hep hüsrana uğradık. Şimdi önümüze koydukları vizesiz seyahat özgürlüğü de bunlardan birisidir.

Aslına bakarsanız Avrupa Konseyi ülkemiz vatandaşlarına vizesiz seyahat özgürlüğü anlaşması filan yapmak istemiyor. Onların tek derdi Suriyeli göçmenlerin ülkemiz sınırları içinde tutulmasıdır. Çünkü onlar çok iyi biliyorlar ki, bu Suriyeli göçmenleri kendi ülkelerine kabul etmek zorunda kaldıkları zaman, kendi vatandaşlarının huzuru kaçacak. Suriyeli göçmenleri yerleştirdikleri yerlerde toplumun demografik yapısı değişecek. Dolayısıyla ileride karşılaşacakları sıkıntıları bugünden gördükleri için topu bizim ülkemize atmaya çalışıyorlar. Günlük politikalarla ülkemizi yönetmeye çalışan Erdoğan’a da bu anlaşma çerçevesi içinde Suriyeli göçmenleri kakalamaya çalışıyorlar. Bunun karşılığında da vize serbestisi mamasını gösteriyorlar. Ancak vize serbestisi için yerine getirilmesi gereken 72 adet kıstas getirmeyi de ihmal etmiyorlar. Yani anlayacağınız vize serbestisi için öncelikle geri kabul anlaşması olarak adlandırılan Suriyeli göçmenleri bize kakalama anlaşmasını imzalayın diyorlar. Arkasından da 72 tane kıstası yerine getirin, biz de vatandaşlarınıza vize serbestisi anlaşması yapalım diyorlar. Ne kadar adilane bir anlaşma teklifi değil mi?

Vize serbestisi için önümüze koydukları 72 kriterin detayına bugün inmeyeceğim Çünkü daha önce bu konuya detaylı olarak değinmiştim. Ancak yine de birkaç maddeye değineceğim. Hani konu daha iyi anlaşılsın diye. Örneğin yerine getirmekle mükellef tutulduğumuz bu kıstasların içinde terörün tanımımı değiştirmemizle ilgili bir madde var. Yani kısaca diyorlar ki, ‘’sizin ülkenizde faaliyet gösteren terör örgütlerinin hangisinin terör örgütü olduğuna biz karar vereceğiz’’ diyorlar. TBMM’de de bunların tanımını bu yönde değiştirin diyorlar. Kendi ülkelerine yönelik terör saldırıları yapanları terör örgütü olarak görüyorlar ama bizim ülkemizde terör estiren PKK’nın terör örgütü olup olmadığına kendileri karar vermek istiyorlar. Bu maddeden sizce başka bir anlam çıkar mı?

Yine Avrupa Birliği Ülkeleri Europol ile Stratejik Anlaşmasının uygulanmasını şart koşuyorlar. Bu anlaşma 18.05.2004 tarihinde ülkemiz ile EUROPOLtarafından Ankara’da imzalanmış ve 15.07.2004 tarih ve 25523 sayılı Resmi Gazete ’de yayımlanarak 28 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmişti. Ancak aktif olarak uygulanmıyordu. Şimdi 2004 yılında kabul edilen bu anlaşmayı uygulamaya başlayın diyorlar. Yani daha kibar bir tabirle operasyonel düzeyde işbirliği; kimliği belirli ya da belirlenebilir bir gerçek kişi ile ilgili herhangi bir bilgi anlamına gelen kişisel verilerini bize verin diyorlar. Ayrıca bu bilgilerin toplanması, kaydedilmesi, depolanması, silinmesi veya yok edilmesi gibi konularda kişisel verilerin işlenmesi, kullanılmasına da biz karar vereceğiz diyorlar. Yani kısacası sizi biz yöneteceğiz diyorlar. Daha ne desinler? Arif olan anlar.

Avrupa Konseyinin asıl derdinin ülkemizi tekrar Açılım Masasına oturtmak olduğunu baştan söylemiştim. Şu an güvenlik güçleri PKK Terör Örgütü ile etkin bir mücadele ediyorlar. Bugüne kadar da bir hayli yol katlettiler. Eğer PKK ile yapılan mücadele aynı kararlıkla devam ederse ileriki günlerde PKK’nın dağılma sürecine gireceğinden endişe duymaya başladılar. Bu yüzden şimdi vizesiz seyahat mamasını göstererek istediklerini almaya çalışıyorlar. Diğer yandan da bu hamle ile Avrupa ülkelerine seyahat edecek olan vatandaşları etkilemeye çalışıyorlar. Yani vatandaş üzerinden gelmeye çalışıyorlar. Verdikleri söze ne kadar sadık olduklarını baştan söylemiştim. Bu konuda Almanya’nın Bild Gazatesine konuşan Tusk, Türlere ne zaman vize serbestisi verileceğine yönelik bir soruya ‘’Bütün şartları istisnasız olarak yerine getirdiklerinde’ ’diye yanıt vermiş. Avrupa Konseyi Başkanı Tusk’un bütün şartlar dediği 72 tane kriterden oluştuğunu söylemiştim. Anlayacağınız ipe un seriyorlar. Bu açıklamadan sonra Avrupa ülkelerine vizesiz seyahat serbestisi anlaşmasının Ekim ayına kadar yetişip yetişmeyeceğine varın siz karar verin. 14.06.2016

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Menu Title