Makaleler

BİR TOKAT DA FEYZİOĞLU’NDAN

sait-balci
10 Mayıs Cumartesi günü Danıştay’ın kuruluşunun 146.yıldönümü kutlandı. Yapılan kutlama töreninde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ’da bir konuşma yaptı. Bu toplantıya Cumhurbaşkanı ve Başbakan da katılmışlardı. Genellikle Anayasa Mahkemesi’nin, Yargıtay’ın ve Danıştay’ın kuruluş törenlerinde ve Adli yıl açılış törenlerinde siyasi iktidarlara hukuk dersleri verilir. Bu toplantılara katılan iktidar partileri de yapılan eleştirileri hukuk çerçevesi içinde kabul edip saygı gösterirler. Doğrusu da zaten budur. Eğer ortada bir Anayasa varsa, hukuku da bu Anayasaya göre uygulamak yargının görevidir. Eğer siyasi iktidarlar kendi yapmış oldukları yasaları çiğniyorlarsa, hukuku uygulamakla görevli olan yargı kurumları da siyasi iktidarları uyarırlar. Bu uyarıları bazen adli yıl açılışlarında yaparlar, bazen de yargı kurumlarının kuruluş törenlerinin düzenlendiği toplantılarda yaparlar. Bu anlamda Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, Danıştay’ın 146.kuruluşunun kutlandığı toplantıda siyasi iktidarı uyarmıştır.

Metin Feyzioğlu konuşmasını tamamlayacağı bir sırada ne olduysa Başbakan’ın birden bire heyheyleri geldi. Neymiş efendim? Depremzedelerin halen daha konteynerlerde yaşadıkları yalanmış. Danıştay Başkanı bile kısa konuşmuş. Feyzioğlu uzun konuşmaması gerekiyormuş. Siyasi konuşmaması gerekiyormuş. Başbakan’a hakaret etmiş. Başbakan’a edepsizlik etmiş. Falan filan. Metin Feyzioğlu her şeyden önce bir hukuk adamı. Feyzioğlu, hukukun içinden gelen bir akademisyen. Feyzioğlu pekâlâ yargı kuruluşlarının kutlama törenlerinde nasıl konuşulacağını Başbakan’dan daha iyi bilir. Başbakan nerde nasıl konuşulacağını bilemeyebilir ama bir hukukçu olarak Feyzioğlu Başbakan’a hukuk konusunda ders bile verir. Danıştay’ın kuruluş yıldönümüne katılan hukukçular Cumhurbaşkanı dâhil, kimin edepsizlik yaptığına canlı olarak şahit olmuşlardır.

Metin Feyzioğlu’nun konuşmasının canlı olarak dinleyemedim ama tamamını internetten okudum. Elbette bu konuşma içerisinde Başbakan’a yönelik eleştiriler var. Feyzioğlu, Gezi Parkı eylemleri esnasında polisin kullandığı orantısız şiddeti eleştirmiş. Gezi Parkı şehitlerini anmış. Basına sistematik olarak yapılan baskıları dile getirmiş. Avukatlık Kanununda yapılan değişiklikleri eleştirmiş. Feyzioğlu son olarak Balyoz ve Ergenekon Davaları yüzünden içeride sağlık nedenleri ile ölüme mahkûm edilen yurtseverlere seyirci kalmanın vicdanları sızlattığına değinmiş. Metin Feyzioğlu bu eleştirileri ilk defa da dile getirmiyor ki. Davet edildiği televizyon programlarında da söylüyor. Katılmış olduğu konferanslarda da söylüyor. Metin Feyzioğlu, elbette Türkiye Barolar Birliği Başkanı sıfatı ile yargı kurumlarının kuruluş toplantılarında da siyasi iktidara gerekli uyarıları yapacak. Metin Feyzioğlu’nun siyasi iktidarın başı olan Başbakan’ı da eleştirmesinden daha doğal ne olabilir? Eğer Başbakan ısrarla yapılan eleştirilere rağmen hukuku dinlemiyorsa, birileri de çıkar gerek medya da, gerekse yargı kurumlarının toplantılarında uyarılarını yapmaya devam ederler. Türkiye Barolar Birliği Başkanı olarak siyasi iktidarı uyarmak zaten Metin Feyzioğlu’nun görevidir. Eğer Metin Feyzioğlu bu konuşmayı yapmamış olsaydı görevini yapmamış olurdu.

Başbakan son dönemlerde öylesine saldırgan bir kişiliğe büründü ki, artık her önüne gelene fırçayı basıp gidiyor. O, başta siyasiler olmak üzere herkesi eleştirme hakkına sahip olduğunu düşünüyor ancak, seçimler ile iktidar geldiği için kendisinin eleştirilemeyeceğini düşünüyor. O ne derse peki denecek. Doğrusu ben bugüne kadar böylesine bir demokrasi anlayışı görmedim. İşte en sonunda kendi içlerinde de bu anlayış farkı yüzünden ayrışmayı yaşamadılar mı? Eskiden el bebek gül bebek yaşarlarken şimdi Başbakan’ın bu tutumu yüzünden birbirlerine girmediler mi? 17 Aralık Operasyonu da zaten bu yüzden yapıldı. Başbakan’ın gücü tek başına eline almak istemesi yüzünden yapıldı. Eski ortakları dışlaması yüzünden yapıldı. 17 Aralık operasyonun yapılması bu yüzden fena da olmadı. O her ne kadar ‘’Paralel Devlet ‘’dese de artık ona inanan da kalmadı. Kirli çamaşırlarını bu operasyonlar neticesinde öğrendik. Bu operasyon neticesinde devleti nasıl yolgeçen hanına çevirdiklerini öğrendik. Devletin kasasını kendi çıkar amaçları için nasıl kullandıklarını öğrendik. Artık halk da biliyor çaldıklarını. 30 Mart Yerel seçimlerinde milletin parasını çaldıkları yetmemiş gibi bir de oylarını çaldılar.

Başbakan’ın, Danıştay’ın kuruluş yıldönümünde konuşan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu’na laf atması, konuşmasını sürdürmesine engel olması, saygı göstermemesi aslında onun nasıl bir ruh hali içinde olduğunu ele veriyor. Bundan önce Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldönümünde de Başkan Haşim Kılıç’ın konuşmasına benzer tepkileri vermişti. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ı da Paralel Devlet dediği Cemaatle birlikte hareket ettiği için kızmıştı. Başbakan, Danıştay’ın kuruluş yıldönümü toplantısında, yanında Cumhurbaşkanı olduğu halde haddini aşarak Metin Feyzioğlu’na sözlü olarak saldırıda bulundu. Devlet adamı olan bir insan her şeyden önce kendisinden makamca büyük Cumhurbaşkanı varken birden bire ayağa kalkıp kendisi ile birlikte Cumhurbaşkanını salonu terk etmeye zorlamaz. Bu hareket Metin Feyzioğlu’na sözlü olarak yapılan sataşmadan öte, Cumhurbaşkanlığı makamına yapılmış bir saygısızlıktır. Bu esnada Abdullah Gül de, kendisini Cumhurbaşkanlığına taşıyan siyasi hareketinin liderinin isteğine göre hareket ederek, Cumhurbaşkanlığı makamının saygınlığına gölge düşürülmesine neden oldu. Maalesef Abdullah Gül’de o toplantıda Cumhurbaşkanlığını temsil edemedi. Cumhurbaşkanlığı makamını Başbakan’ın çiğnemesine müsaade etti. Hâlbuki ki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu gergin ortamda Başbakan’ı sakinleştirmeye ve onu yerine oturmaya ikna etmeye çalışmalıydı. Eğer Başbakan ikna olmuyorsa da yerinde kalarak toplantının devam etmesini sağlamalıydı. Ancak Cumhurbaşkanı bu iradeyi gösteremedi. Sonuç olarak Başbakan ve Cumhurbaşkanı devlet adamlığını temsil etme konusunda bir defa daha sınıfta kaldılar.12.05.2014

SAİT BALCI

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.

Menu Title