Sosyal Medya Paylaşımları

BİR MİLLETVEKİLİ İLE İLGİLİ ANI

Son günlerde Cumhuriyet Halk Partili milletvekilleri, Belediye Başkanları ve Belediye Meclis Üyelerinin yangından mal kaçırırcasına soluğu iktidar partisinde almalarını eleştiriyorum. Keza yine bu partilileri aday göstermenin yanlışlığına değiniyorum. Bu konuda geçmiş dönemlerde yaşadığım bir anı aklıma geldi. Bu anıyı sizlerle paylaşmak gereğini hissettim.

Bir gün Muğla milletvekillerinden bir partili ile Marmaris 19 Mayıs alanında düzenlenen bir etkinlikte karşılaşmıştım. Malum o sıralar partide daha etkindim. Dolayısıyla düzenlenen etkinliklere gelen milletvekilleri ile sık sık görüşebiliyordum. Yazmakta olduğum olay da o günlerden aklımda yer eden anılardan bir tanesidir.

Söz konusu Milletvekilimiz alana gelir gelmez doğal olarak etrafı kuşatıldı. Bu esnada ancak bir merhaba diyebiliyorsunuz. Dönemin İlçe Başkanı da zaten milletvekilini fazla sıkmamamız için soru sormamıza fazla müsaade etmiyordu. Ancak ben yine de milletvekillerimizden Ankara’nın havasını öğrenmek için fırsat kollardım.

Etkinliğin başlamasına da az bir zaman kalmıştı. Bir ara milletvekilimizin etrafının boşaldığını fark ettim. Ben de fırsatı değerlendirmek için vekilimize yanaştım. Her zaman olduğu gibi o sıralarda genel merkez örgütün beklentilerini yerine getirmiyordu. Yapılan Danışma Kurulu toplantılarında oluşturulan raporlarının da pek değerlendirmeye alındığını düşünmüyordum. Vekilimize “örgütün beklentilerini genel merkezde dillendirip dillendiremeyeceğini ve bunun için mücadele edip etmeyeceğini sordum. Hiç yanıt vermedi.

Vekilimizin sorduğum soruyu anlamadığını düşünerek soruyu tekrar sordum. Yine ses çıkmadı. Düzenlenen etkinliğin başlaması da an meselesiydi. Ben son bir kez daha hamle yaparak aynı soruyu yineledim. Soruyu tamamlamam ile birlikte bana ” Sen benim genel merkez ile aramı mı açmak istiyorsun” diye yanıt verdi. Ben dondum kaldım. Zaten yanıtı alır almaz etkinlikte başlamıştı. O gün bir daha sayın vekilim ile karşılaşmadım.

Şimdi durduk yerde bu anımı neden anlattığımı merak ediyorsunuzdur. Açıklayayım. Milletvekilleri o dönemlerde bir sonraki dönem tekrar aday olabilmeleri için örgütün sorunlarını genel merkeze iletme konusunda seçici davranmadıklarını düşünüyordum. Konu eğer genel merkezin işine gelmiyorsa kendi gelecekleri açısından genel merkezle aralarını bozmamak için sanırım pek dile getirmiyorlardı. Paylaşmış olduğum anı da bunlardan birisiydi.

Buradan parti örgütlerinin milletvekili, belediye başkanlığı ve meclis üye adaylıkları konusunda genel merkez üzerinde etkili olabilmelerinin önemine değiniyorum. Genel merkez milletvekilliği, belediye başkan ve meclis üye adaylığını ön seçim ile belirleme konusunu bugünlere kadar sürdürebilseydi en azından partiye saygısı olmayan partililer aday gösterilmezdi ve seçilmezlerdi. Geçmiş dönemde tam olarak olmasa da adaylıklar ön seçim ile belirlenmişti. Ancak aday belirleme de ön seçim yöntemi devam etmedi. Bu yöntem devam etseydi bugün yaşanmakta olan rezaletler ortaya çıkmazdı.

Ön seçim konusunda geçmişte duyarlı olan milletvekillerimiz ve örgütün isteklerini hiç çekinmeden genel merkezde dile getiren partililerimize sözüm yoktur. 25.06.2026

Paylaş

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Menu Title