MUTLAK BUTLAN YAZILARI 1 – ÖZGÜR ÖZEL SEÇİLMİŞ MEŞRU GENEL BAŞKANDIR.
Uzun zamandır yandaş televizyon kanallarında Cumhuriyet Halk Partisi tartışılıyor. Gündemde sanki başka hiçbir konu yokmuş gibi Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik operasyonlar ile yatıyorlar yine bu operasyonlar ile kalkıyorlar. Esasen hemen hemen her gün operasyon yapılıyor. Sizler de izliyorsunuzdur.
Bazılarınızın biz hiçbir yandaş kanalı izlemiyoruz, dediğinizi duyar gibiyim. Ancak yandaş basında tartışılan konuları da öğrenmek gerektiğini düşünüyorum. Bu sebeple ben yandaş basının gazetelerini de okuyor, televizyon kanallarını da izliyorum. Çünkü bizim de eleştirilecek eksiklerimiz var. Yani hiçbirimiz dört dörtlük değiliz. Ancak şurası bir gerçek ki, bizim bir yanlışımız varsa iktidar partisinin bin yanlışı var.
Konuya kaldığım yerden devam edeyim. Programlara katılan yandaş gazeteciler açısından ülkedeki yoksulluğun, hemen hemen her gün iğneden ipliğe yapılan zamların hiç önemi yok. İşçinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin, dar gelirli vatandaşın geçim derdi hiçbirinin umurunda değil. Bu gazetecilere göre önemli olan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yönelik düzenlenen operasyonları meşru kılmaktır.
Belediye Başkan ve Belediye Meclis üyeleri AKP’ye geçiyorlar ise onlardan iyileri yok. Yok eğer yapılanmakta olan siyasi davalara boyun eğmeyen belediye başkanlarına operasyon yapılıyorsa onlardan kötüsü yok. Bu derece yani.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik söz konusu yandaş kanallardaki iki yüzü tutumu anlamak elbette mümkündür. Çünkü onlar açısından yapılan son yerel seçimde yenildikleri bir partiyi yerden yere vurmak bir görevdir.
Öte yandan bu yandaş kanallara katılan söz de bazı gazeteciler de aynı yandaş gazeteciler gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediye başkanlarına saldırıyorlar. Hatta bazen iktidar partisinin yandaş gazetecilerinden daha fazla Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına ve seçim kazanmış bir iradeye saldırıyorlar.
Bu gazeteciler Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarını vurasıya eleştirilerken bir nebze de olsa AKP’li belediye başkanlarını eleştirmiş olsaydılar yine de bir parça da olsa gazetecilik yapıyorlar diyebilirdiniz. İktidar partisinin belediye başkanları sütten çıkmış ak kaşık olsaydılar yine anlayabilirdiniz. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarına yönelik iddiaları baz alıp yargılama devam ederken peşin olarak suçlu ilan etmek masumiyet karinesini de zedeliyor. Biz bu tür iddiaların bir benzerlerini Ergenekon, Balyoz gibi davalarda gördük.
Bu davalardaki iddialara bakılırsa tutuklanan tüm yurtseverler ömür boyu hapis yatacaklardı. Bu davalar AKP iktidarı döneminde başladı ve yine AKP iktidarı döneminde sona erdi. Suçlanan yurtseverler beraat ettiler. Şurası bir gerçek ki, hangi davada gizli tanık varsa bilin ki o dava kumpas davasıdır ve zamanı gelince Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi çökecektir.
En çok üzüldüğüm konu nedir, biliyor musunuz? Mutlak butlan ile Cumhuriyet Halk Parti’ni ele geçiren iradenin gazetecileri partili belediye başkanlarına yönelik eleştirileri yaparlarken yandaş medyanın gazetecilerinin kıs kıs gülmeleridir. Yandaş basının gazetecileri kıs kıs gülerlerken Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş belediye başkanlarına saldırmaya devam etmenin nasıl bir duygu olduğunu ben bilemiyorum. Bilen varsa anlatsın.
Yazıya dökmeyi düşündüğüm daha çok anlatacaklarım var ama uzun yazıları okumaktan sıkıldığınız için yazıya burada son veriyorum. Herkese iyi günler dilerim. 21.07.2026

