AUKUS, ÖLÜ DOĞMUŞ BİR İTTİFAKTIR

Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’dan çıkmasıyla beraber Büyük Asya Projesi’nde yeni gelişmeler yaşanmaya başladı. Bu proje zaten öteden beri Büyük Ortadoğu Projesi’nin arkasından yürürlüğe konulan bir projeydi. Tek amaç, Ortadoğu ülkelerini yeniden şekillendirirken diğer taraftan da Rusya ile Çin’i kontrol altında tutmaktı. İşte şimdi bu proje AUKUS’un kurulmasıyla beraber yeniden harekete geçti.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, İngiltere Başbakanı Boris Johnson ve Avustralya Başbakanı Scott Morrison tarafından 15.09.2021 tarihinde kısa adı AUKUS olan yeni bir güvenlik işbirliği antlaşması kuruldu. AUKUS’un asıl amacı ise Avustralya Deniz Donanmasını güçlendirerek Hint – Pasifik bölgesinde devriye atmasını sağlamaktır. ABD böylelikle Hint – Pasifik stratejisi ile Çin’i kontrol altına almak adına bu hamleyi yaptı. Daha da açık bir anlatımla ABD ile İngiltere Avustralya’ya son derece teknolojik silahlar ile donatarak Hint – Pasifik Okyanusunda devriye atma görevi verdiler.

Meselenin Avusturalya cephesinden anlamı ise ABD ile İngiltere’yi arkasına almış olarak denizaltı donanmasını güçlendirmektir. Bunun karşılığında ABD ile İngiltere’nin Hint – Pasifik Okyanusunda ileri karakolu olmayı kabul ettiler. Bunun diğer bir anlamı ise NATO ülkeleri Rusya’yı hangi amaçla çevreleme politikası gütmüşlerse Avustralya’nın yeni almış olduğu görev de bunlardan birisidir. Burada tek fark ise NATO ülkeleri Rusya’yı çevrelerlerken Avustralya denizden Çin’i çevrelemiş olacak.

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Biden ABD askerlerini Afganistan’dan çektiğinde Beyaz Saray’da bir açıklama yayınlamıştı. Biden yaptığı bu kapsamlı açıklamada geçmişte ABD Başkanlarının yapmış olduğu hatalara düşmeyeceğini söylemişti. Böylelikle ABD Başkanı Biden Beyaz Saray’da yapmış olduğu açıklama ile ileriki dönemde izleyeceği dış politikanın ana hatlarını çizmiş oldu.


Geçmişte yaptığımız hataları tekrarlamayacağım – Birleşik Devletleri’n ulusal çıkarına olmayan bir çatışmada süresiz olarak kalma ve savaşma hatası yabancı bir ülkede savaş, ABD kuvvetlerinin sonsuz askeri konuşlandırmasıyla bir ülkeyi yeniden yaratmaya çalışmak yanlış.

Daha da önemlisi, bu ulusa hizmet eden cesur erkeklere ve kadınlara, uzun zaman önce sona ermesi gereken bir askeri harekâtta hayatlarını riske atmaya devam etmelerini istemeyeceğime dair bir söz verdim.

Geldiğimiz süreçte ABD Başkanı Biden Afganistan yenilgisi sonrasında yapmış olduğu açıklama ile düşmanlarına karşı yeni geliştirdiği stratejisini İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile hayata geçirmeye başladı. Ancak bu projenin hayata geçmesi için ileri karakol olacak bir devlete ihtiyaç vardı. Bu devlet Avustralya olmalıydı. Çünkü Avustralya Hint – Pasifik bölgesinde bulunan stratejik bir ülke konumundaydı. ABD bu sebeple Avustralya’nın da içinde bulunduğu AUKUS’u oluşturdu. Avustralya’nın görevi bundan böyle Hint – Pasifik bölgesinde Çin’i kontrol etmek olacak. Karşılığında ise teknolojik yönden deniz donanmasını güçlendirmiş olacak ve ABD ile İngiltere ile ortak hareket eden bir ülke olacak.

ABD İngiltere ile beraber Avustralya’yı da yanlarına alarak Çin’e karşı yeni strateji geliştirdi ancak öte yandan da Fransa’nın tepkisini aldı. Çünkü Fransa’nın Avustralya ile yapmış olduğu bir denizaltı anlaşması vardı. Fransa bu anlaşma ile 2015 yılında 40 milyar dolarlık Taaruz Denizaltı Programı imzalamıştı. AUKUS anlaşmasının yürürlüğe girmesiyle beraber Fransa’nın yapmış olduğu anlaşma geçersiz kalmış oldu. Bu durum ister istemez Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un doğal olarak tepki göstermesine neden oldu.

Avustralya, 2030’ların ortalarında teslim edilecek dizel denizaltı filosunu inşa etmek için Fransız gemi yapımcısı Naval Group ile 90 milyar dolarlık bir anlaşma imzalamıştı. Avustralya bu anlaşmayı iptal ettiklerini ve ABD ve İngiltere ile yeni bir anlaşma yaptıklarını duyurması Fransa açısından kıyametin kopmasına neden oldu. Emmanuel Macron,bu gelişmenin ardından ABD ve Avustralya’daki büyükelçilerini geri çağırdı. Fransa Dışişleri Bakan Le Drain, kararı ‘arkadan bıçaklama’ olarak nitelendirdi ve şu sözlerle tepki gösterdi:

“Avustralya ile bir güven ilişkisi kurduk ve bu güvene ihanet edildi. Bu müttefikler arasında yapılmaz.”

Fransa Cumhurbaşkanı Macron öteden beri NATO’ya tepki gösteriyordu. NATO’nun Avrupalı ülkeleri korumaktan ziyade ABD’nin çıkarlarına hizmet etiğini söylüyordu. Şimdi NATO ülkelerinin iki önemli üyesi ABD ile İngiltere’nin Avustralya ile yapmış olduğu anlaşmanın geçersiz kalmasına neden olan AUKUS’un imzalanmasından dolayı NATO’yu daha sert bir şekilde eleştirmesine neden olacak. Hatırlarsanız Macron daha evvel de NATO’yu sert bir dille eleştirmişti. Hatta Macron NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiği eleştirisini de yapmıştı.

“Gerçek bir Avrupa ordusuna sahip olmadıkça Avrupalıları koruyamayacağız.”

“Şu anda yaşadığımız NATO’nun beyin ölümüdür”

Geldiğimiz süreç itibarıyla ABD ile İngiltere önemli bir NATO ülkesi olan Fransa’yı AUKUS anlaşmasından dolayı kızdırmış durumdalar. Bir taraftan İngiltere ile beraber Avustralya’yı Çin’in üzerine salarlarken diğer taraftan Avrupa’nın önemli ortaklarından Fransa’yı karşılarına almış oldular. Bu süreçten sonra Fransa’nın gönlünü almak için birçok çaba sarf edecekler ancak Almanya’nın da desteklediği ve Fransa’nın başını çekmiş olduğu Avrupa Ordusu fikrinin tekrar gündeme gelmesini önleyemeyecekler. Düşmanlarınıza karşı strateji geliştirirken dostlarınızı yaralarsanız yapmış olduğunuz yeni anlaşmayı da sakatlamış olursunuz. ABD’nin İngiltere ile beraber Avustralya ile yapmış oldukları AUKUS anlaşması bu şartlar altında sakat doğmuş sayılır.

Öte yandan Çin’de yapılan anlaşmaya çok sert yanıt verdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Zhao Lijian, anlaşmayla ABD ve İngiltere’nin Avustralya’ya nükleer teknoloji desteği vermesinin “büyük bir sorumsuzluk” olduğunu söyledi.

“Üçüncü ülkelerin çıkarlarını hedef alan dışlayıcı bloklar kurulmamalı. Üç ülke özellikle de, Soğuk Savaş dönemi düşünce şeklinden ve ideolojisinden kurtulmalı.”

Görünen o ki, ABD yapmış olduğu yeni anlaşma ile hem Avrupalı ülkelerin hem de Çin’in tepkisini çekti. Çin’i çevreleme politikası güderken eski dostları ile arasını açtı. Bu anlaşmaya Çin’in tepki göstermesi doğal ancak Fransa’nın tepki göstermesi hayra yorulacak bir gelişme değil. Bu sebeple bu ittifaka neresinden bakarsanız bakın, sonuç değişmez. Yani bu ittifak ölü doğmuş bir ittifaktan başka bir şey değildir. 20.09.2021

2926 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.