YENİ TSK YÖNETMELİĞİ YENİ DARBE GİRİŞİMLERİNE NEDEN OLUR

Tarikat ve Cemaatler devletin kılcal damarlarına geçmişte sızarak girmişlerdi günümüzde ise yasal yollardan girecekler. Bunun bir örneği TSK’nın yapısında yapılan değişikliktir. Bunun adı basit bir anlatımla devleti bilerek tarikat ve cemaatlere teslim etmektir.

Önceki yönetmelikte TSK’ya giriş koşulları şu şekildeydi.

‘’ Kendisinin, annesinin, babasının kardeşlerinin ve velisinin, tutum ve davranışları ile yasadışı, siyasi, yıkıcı, irticai, bölücü ideolojik görüşleri benimsememiş, bu gibi faaliyetlerde bulunmamış veya bu gibi faaliyetlere karışmamış olması’’

Bu şartlar değişen yönetmelik ile şu şekle dönüştü.

‘’Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulu’nca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği mensubiyeti, iltisakı ya da bunlara irtibatı olmamak’’

TSK personel alımı ile ilgili değişen bu yönetmelik ile tarikat ve cemaatlere tamamen açılırken aynı zamanda Atatürkçü kesimlere de kapatıldı. Her şeyden evvel bir defa TSK’ya alınacak personel ile ilgili ailesinin veya kendisinin irticai eylemlere adı karışanların önlerinin açılmış olması başlı başına TSK’dan Atatürkçü kesimlerin ayıklanması anlamına gelmektedir.

15 Temmuz ABD / FETÖ darbe girişimi esnasında darbenin bastırılmasında Atatürkçü askerlerin büyük bir rol oynadığı kamuoyunun bilgisindedir. Hal böyleyken daha sonra darbenin bastırılmasında rol oynayan Atatürkçü subaylar bir bir emekli edildi. Bunun anlamı ise askeriyenin eskiden olduğu gibi yine tarikat ve cemaatlerin yuvası haline gelmesinin sağlanmasıydı. Bu plan başarıyla uygulandı. Askeriye de adı öne çıkan yurtsever subaylar emekli edildiler.

TSK’nın yapısını Atatürkçü kesimlere tamamen kapatmanın bir yolunu şimdi yeni yönetmelik ile sağladılar. Bu yönetmeliğe göre irticai faaliyetlere adı karışan tarikat ve cemaat mensupları hiçbir engele takılmadan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmaları zaten Atatürkçü kesimlerin önünün kesilmesine neden olacak. Ayrıca Atatürkçü kesimler Milli Güvenlik Kurulu’nca belirlenecek olan terör örgütleri ile ilgili belirlenecek tanımlama ile ayıklanmış olacaklar. Ergenekon ve Balyoz Davalarında vatansever subaylar nasıl icat edilen Ergenekon Terör Örgütü üyesi yapılmış ise yeni dönemde laik Türkiye Cumhuriyetine bağlı Atatürkçü yurtseverler benzer terör örgütleri ile iktisatlı gösterilmek suretiyle evlatları Türk Silahlı Kuvvetlerine alınmayacaklar. Yani bundan böyle TSK Atatürkçü kesimlere kapatılmış olacak.

TSK’nın personel alımı ile ilgili yönetmelik değişikliğini hangi yönden ele alırsanız alın, bunun altından tarikat ve cemaat mensuplarını önünün tamamen açıldığı bunun aksine Atatürkçü kesimlere de tamamen kapatıldığı ortaya çıkar.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, bu konu ile ilgili gazetecilerin TSK’nın irticai faaliyetlere adı karışan personele açılması ile ilgili sorusu üzerine şu açıklamayı yaptı.

‘’Bunu ayrıntılı bir şekilde görüştük. İlgili makamlara gerekli bilgileri verdik. Bu kesinlikle doğru bir şey değil. Biz bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tamamen yasalar çerçevesinde yapılması gerekenleri yaptık. Bilakis geçtiğimiz dönemde meydana gelen olaylardan aldığımız dersler çerçevesinde oradaki yönetmeliği daha etkin bir hale getirme gayretinden ibarettir. Herkesin iyi okuması, iyi anlaması lazım. Orada bir sorun yok’’

Ben şahsen bu konuyu çok iyi okudum ve anladım. Eğer her şey yasalar çerçevesi içinde yapılıyor ise önceki yönetmelik neden değişti? Önceki yönetmeliğin ne eksiği vardı? Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar öncelikle bu soruların yanıtını vermesi gerekir.

15 Temmuz darbe girişimine FETÖ karışmamış olsaydı ve FETÖ elemanları yapılan bu darbe girişiminin bastırılması konusunda mücadele etmiş olsaydılar Milli Savunma Bakanı Akar’ın irticai faaliyetler konusunun yeni yönetmelikte yer almamasını kabul etmemekle beraber bir nebze de olsa anlayabilirdim. Ancak FETÖ 15 Temmuz darbe girişimine bizzat ABD ile birlikte girişmiş ise bu durumun anlaşılacak hiç bir tarafı yoktur.

TSK’nın irticai faaliyetler ile ilgili önceki yönetmeliğinde herhangi bir eksiklik var ise bu eksiklik giderilmelidir ki, tarikat ve cemaatler Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmasınlar ve bir daha darbe girişiminde bulunmasınlar. Ancak yeni yönetmelik bırakın irticai faaliyetlere adı karışanları ayıklamayı, üstüne üstlük bu tür faaliyetlerde bulunanların önünü açıyor. Ayrıca Atatürkçü kesimlerin önünü tamamen kapatıyor. Bu durumda Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın açıklamasına katılmak mümkün değildir.

Yeni yönetmeliğin uygulanmaya başlamasıyla birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinin yapısının tamamen değişeceğini şimdiden söyleyebilirim. Yeni yapı çok kısa zamanda kendini gösterecek ve yeni darbe girişimlerinin alt yapısını oluşturacak. 29.03.2021

759 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.