15 TEMMUZ ABD / FETÖ DARBE GİRİŞİMİ

FETÖ ile mücadele konusunda bugüne kadar çok şey yazıldı ve çizildi. İktidar partisi bu yapı ile 17 / 25 Aralık dönemine kadar yağan yağmurlarda birlikte ıslanmışlardı. 17 / 25 Aralık’tan sonra ise ülkeyi yönetme konusunda anlaşamadıkları için kavga etmişlerdi. Çünkü öncesi ortaklık dönemiydi. Bu sebeple o dönemlerde alınlar secdeye değiyordu. Zaten bu ülkenin başına ne geldiyse, dini ibadetini hiçbir beklenti içinde olmaksızın yerine getirenler hariç alnı secdeye değenlerden geldi.

Öncelikle şunu belirteyim ki, 15 Temmuz ABD / FETÖ Darbe Girişimini tüm benliğim ile kınıyorum. Ancak bu darbe girişiminin aydınlatılması gerekiyor. Çünkü 15 Temmuz sürecine girilirken bu yapının darbe girişiminde bulunabileceği ile ilgili yazılı ve görsel basında birçok haber yer almıştı. Ancak ne hikmetse bu darbe girişimi ile ilgili hiçbir tedbir alınmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan dönemin Genel Kurmay Başkanı Necdet Özel’in FETÖ ile ilgili TSK’da alınan önlemlerin sorulması üzerine ‘’ Bize resmi makamlardan bilgi, belge, sunulmalı’’, yanıtına, “Şunun bilinmesini isterim ki, her şey imzalı mektuplarla takibe alınmaz. Siz onu değerlendirmeye almayabilirsiniz, ayrı konu. Ama en azından burada bu geçiyorsa, ‘acaba’ der, onu bir incelemeye alırsınız.” demişti. Bu durumda iktidar partisinin de 15 Temmuz öncesinde ayyuka çıkan ve neredeyse sağır sultanın da duyduğu ABD / FETÖ Darbe Girişimi ile ilgili nasıl bir inceleme veya araştırma yaptığını sormak gerekir. Eğer bir araştırma yapılmış ise de, nasıl bir tedbir alındığını sormak gerekir. Bu soruların yanıtını bir vatandaş olarak bilmek en doğal hakkımızdır.

İktidar Partisinin FETÖ ile ilgili 17 / 25 Aralık sürecinden önce herhangi bir tedbir filan almadığını zaten biliyoruz. Çünkü bu süreçte her ne kadar kavgalı da olsalar yine de aralarındaki sorunları çözmeye çalışmışlardı. Abant Toplantılarını, Türkçe Olimpiyatlarını, FETÖ ziyaretlerini, TBMM’de bu yapıya ayrılan kontenjanları bilmiyor değiliz. FETÖ ile asıl bu dönemlerde mücadele edilmesi gerekiyordu ancak mücadele yapılmadı. Tam aksine müzakere yapıldı. Hatta son dönemlerde Fehmi Koru’nun sorunları çözmek için ABD’ye gittiğini kendisi açıkladı. Eğer o dönemlerde sorun çözülmüş olsaydı şimdi FETÖ ile ilgili bir mücadele de olmayacaktı. Ülkeyi kaldıkları yerden yönetmeye devam edeceklerdi. Öyle değil mi?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘’Ben diyorum ki, siyasi ayak kim ise çıkarılsın. Herkes diyor ki, partilerde kim var? Herkes kimi biliyorsa söylesin. Ben kimsenin adını vermiyorum. Bizdekileri biliyordum hadi güle güle dedim. Böyle bir konseyin askeri kanadı belli, Silivri ve Sincan’da. Peki, siyasi kanadı nerede? Bunları bulun diyoruz. Bulamıyorlarsa bize yetki versinler biz buluruz bunları’’ demişti. İktidar Partisinin ortağı bu açıklamaları yaptığından bu yana da bu yapının siyasi ayağı ortaya çıkarılmadı. Bahçeli bu yapının siyasi ayağının ortaya çıkarılmasını gerçekten istemiş olsaydı ortağına ciddi anlamda baskı yapardı. Olmuyorsa iktidara vermiş olduğu desteği çekerdi. Bu durumda Bahçeli’nin de bu yapının siyasi ayağının ortaya çıkarılması konusunda ciddi olmadığı anlaşılır. Siyasi ayağın ortaya çıkarılmasını bırakın, FETÖ borsalarında bu yapının parası olan ve referansı olanların üzerlerine de gidilmedi. Yani anlayacağınız bu yapı ile ilgili top yekün mücadele edilmedi. Duruma göre mücadele edildi.

Her şey bir yana, 15 Temmuz ABD / FETÖ Darbe Girişimini araştıran gazeteciler de içeri atıldılar. Müyesser Yıldız, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Murat Ağırel bu yapıyı araştırmalarından dolayı içeri atıldılar. 15 Temmuz Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun eski Meclis Başkanı İsmail Kahraman’a sunduğu rapor da kaybolmuştu. Yani ne FETÖ’nün araştırılmasını istiyorlar, ne de 15 Temmuz ABD / FETÖ Darbe Girişiminin aydınlatılmasını istiyorlar. Bu yapının siyasi ayağının ve 15 Temmuz ABD / FETÖ Darbe Girişiminin ortaya çıkarılmak istenmemesinin iki nedeni vardır. Birincisi, bu yapının siyasi ayağının ortaya çıkarılması halinde AKP’nin birçok üyesinin aynı zamanda bu yapının da üyesi olduğu ortaya çıkar. Böyle bir durumun ortaya çıkmasını elbette istemezler. Çünkü böylesine bir durum seçmen üzerinde itibarlarının kaybolmasına yol açar. İkincisi ise bu yapının siyasi ayağının ortaya çıkarılması ve 15 Temmuz ABD / FETÖ Darbe Girişiminin aydınlatılması ileriki dönemde bu yapı ile tekrar bir araya gelinmesini zorlaştırır. Yoksa siz AKP’nin FETÖ ile bir daha bir araya gelmeyeceğini mi düşünüyorsunuz?17.07.2020

262 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.