EMPERYALİST KUŞATMAYI BÖLGESEL GÜÇ BİRLİĞİ İLE YARABİLİRİZ

Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş sürecinde emperyalist kuşatma altındaydık. Bu kuşatmayı kurtuluş savaşlarını kazanarak yardık, ancak merkez sağ iktidar dönemlerinde yine bu kuşatma sürecinin içinde kaldık. Bu kuşatma süreci maalesef halen daha devam ediyor.

Emperyalist kuşatmayı yarmanın tek koşulu ise komşu ülkelerimiz ile yapacağımız gerek ekonomi, gerekse siyasi güç birliğidir. Bundan başka bir yol yoktur. Yani kuşatmayı bölge ülkeleriyle geliştireceğimiz ilişkiler ile yarabiliriz. ABD ile sürdürülecek ilişkiler ise ülkemizi daha da çıkmaza doğru sürükler. Esasen emperyalist ülkelerin beklediği an da zaten budur.

ABD Başkanı Trump daha geçenlerde “Bazı askerleri geride bıraktık, çünkü petrolü elimizde tutacağız. Petrolü seviyorum.” dedi. Bu açıklamadan Ortadoğu’nun başıboş kaldığı müddetçe ABD’nin bu boşluğu dolduracağı ve bölgede bulunan petrolün üzerine konacağı anlaşılır. Donald Trump eski ABD Başkanları gibi niyetini saklama gereği bile duymadı. Bu kadar açık ve net bir şekilde niyetini söyledi. Şimdi bu açıklamaya rağmen halen daha çözümü ABD ile görüşmelerde aramak ne kadar gerçekçi olabilir? Özellikle bu ABD Başkanı küstah bir mektup da yazmışken ve ona aynı üslup ve tarzda yanıt vermek gerekirken baş başa görüşmek ne kadar doğrudur? Ayrıca böyle bir ortamda yapılacak olan bir görüşme ile hiçbir sonuç elde edilemez. Aksine sorunlar daha da karmaşık hale gelir. Yani tabiri caizse elinizi verirken kolunuzu kaptırırsınız.

Suriye’de çözümün tek adresi ise meşru Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat ile yapılacak görüşmelerdir. Esasen böyle bir görüşme ABD Başkanı Donald Trump ile yapılacak olan görüşmeden daha verimli olur. Bunun için her şeyden evvel bir defa Suriye konusunun bizim ülkemiz açısından hangi önemli sorunları doğurduğuna bakmak gerekir. Bugün itibarıyla mülteci sorununu çözmek istiyorsak muhatap yine Suriye Devleti olmalıdır. Biz her ne kadar Suriye topraklarında güvenli bir koridor oluşturarak mültecileri bu bölgeye sevk etsek de sonuçta muhatabımız yine Suriye Devletidir. Çünkü bu güvenli bölge Suriye toprakları içindedir. Güvenli koridoru Suriye Devleti kontrol edemez ise zaten bu koridoru oluşturmanın da hiçbir anlamı olmaz. Çünkü Suriye Devletinden kaçan askerlerin ve cihatçı yapılanmaların oluşturduğu bir güvenli bölge oluşumu ileride yeni sıkıntılara neden olur. Bir taraftan Suriye’nin toprak bütünlüğüne önem verirken diğer taraftan da bu devletten kaçan ve sağdan soldan devşirilen paralı cihatçı yapılanmalar ile Suriye’de güvenli bir koridor oluşturulamaz. Çünkü oluşturulacak bu güvenli koridora geçecek mülteciler ileriki dönemlerde Suriye Devleti ile kaynaşamayacak ise yeni sorunların yumağı haline gelirler.

Meşru Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat ile hem ekonomi, hem de siyasi alanda yapılacak bir güç birliği ise ABD’nin planlarının da aksamasına neden olur. Rusya ve İran ile başlayan güç birliğine Suriye’de katılmış olur. Böylelikle ABD Suriye’de istediği gibi At koşturamaz hale gelir. Sonuçta ABD’nin bölgede etkisiz kalması Ortadoğu’ya barış gelmesini sağlar. Ancak bu öngörüyü önceden görmek ve bu stratejiye göre hareket etmek gerekir. Esasen ABD kuşatmasını da bu şekilde yarabiliriz. Bunun ötesinde maalesef başka bir çözüm yok. ABD ile yapılacak yeni görüşme süreci yeni sorunları tetiklemekten başka hiçbir işe yaramaz. 11.11.2019

325 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.