ABD, IŞİD MİLİTANLARINI NEDEN YANINDA GÖTÜRDÜ?

Gündemde Türk Ordusunun ABD’nin Suriye’de koruyup kolladığı YPG’ye yönelik ‘’Barış Pınarı Harekâtı’’ var. Barış Pınarı Harekâtı öncesinde ABD’nin IŞİD’in önemli militanlarını bölgeden çıkardığına yönelik basında haberler yer almıştı. Peki, siz ABD’nin Suriye’yi terk ederken IŞİD militanlarını bölgeden neden çıkardığını hiç düşündünüz mü? Önemli bir soru değil mi? Yanıtını aramaya değer.

ABD Ortadoğu’nun işgalini her zaman bir bahane uydurarak gerçekleştirdi. Irak’ı işgal ederken Saddam Hüseyin’in elinde kimyasal silahların olduğu yalanını kullandı. İşgal tamamlandıktan sonra Saddam Hüseyin’in elinde kimyasal silah olmadığı anlaşılınca gerçeği itiraf etmek zorunda kalmışlardı. Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin’i ilk sorgulayan eski CIA Ajanı John Nixon, yazdığı kitap ile ilgili bir toplantıda “İki ay süren ve her defasında konunun bir şekilde kitle imha silahlarına geldiği sorgulama sonucunda Saddam ile aynı sonuca vardım; Irak’ta kimyasal silah yoktu. Irak rejiminin bir kimyasal silah programı veya nükleer programı yoktu. Aynı zamanda Saddam’ın ileride böyle bir planı da yoktu” dedi.

Yine eski ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin elindeki kitle imha silahı stokları ile ilgili BM’de yaptığı konuşmada savunduğu unsurların, yanlış istihbarata dayandığını ve sonuç olarak Irak’ta kitle imha silahlarının bulunamadığını söyledi. Irak’ta kitle imha silahları olup olmadığı ile ilgili yazmış olduğum ‘’HEDEF ÜLKE TÜRKİYE’’ kitabımda bu konuya değindim.

Dönemin ABD yetkililerinin Irak’ın işgal edilmesinden sonra yapmış oldukları itirafların artık hiçbir önemi yok. Çünkü olanlar oldu. Irak işgal edildi ve binlerce masum insan yaşamını kaybetti.

ABD dün Irak’ı işgal bahanesi olarak kitle imha silahlarını öne sürmüştü. Bugün ise Suriye’yi işgal bahanesi olarak İŞİD’i öne sürüyor. IŞİD ABD’yi haklı çıkarırcasına öyle katliamlar yaptı ki, insan hakikaten ABD bunlarla mücadele etmekte haklıymış diyesi geliyor. Ancak biraz düşününce işin hiçte öyle olmadığı anlaşılıyor. Öncelikle şu soruyu kendimize sormamız gerekiyor. Suriye’de bu cihatçı teröristler nasıl türedi? İngiltere’den, Almanya’dan ve diğer ülkelerden bu terörist akını nasıl oldu da, Suriye’ye geçtiler. Suriye’de nasıl barındılar? Gerekli silah ve teçhizatları kimlerden aldılar? En önemlisi de cihatçıları besleyen para nasıl sağlandı? Bu soruların yanıtı gerçeğin olduğu gibi ortaya çıkmasını sağlar. Bugün için bu bilgiler gizlidir. Para ve desteğin ABD’den de geldiği şüphe götürmez. Ancak bağlantıların nasıl sağlandığı konusu ile ilgili bilgiler bugün için sır olarak saklanıyor. Yarından sonra bu sırlar elbet yine gün yüzüne çıkacak. O zaman yine ABD’li yetkililerin itiraflarına tanık olacağız. Ancak yine o zaman iş işten geçmiş olacak. Önemli olan bu bilgileri bugün gün yüzüne çıkarmaktır. Böylelikle belki de bugünden sonra yaşanacak iç çatışmalar durdurulabilir ve masum insanların yaşamlarını kaybetmesi önlenebilir.

ABD’nin ‘’ Barış Pınarı Harekâtı’’ öncesinde IŞİD’li teröristleri yanlarında götürmesinin bir anlamı olsa gerek, değil mi? Yoksa ABD geçici bir süreliğine çekilirken bu teröristleri yanında neden götürsün? İşte bu soru bana İŞİD’i ABD’nin yarattığı savını daha da güçlendirdi. Yani anlayacağınız, ABD dün Irak’ı işgal ederken kitle imha silahları yalanına sarılmıştı, bugünde Suriye’yi işgal bahanesi olarak İŞİD’i öne sürüyor. Öyle anlaşılıyor ki, ABD şimdi bu İŞİD’li teröristlerin ele geçmesini ve bilgi vermelerini istemediği için yanında götürüyor. Gerçeklerin ortaya çıkmasını istemiyorlar. Asıl mesele de zaten budur. 11.10.2019

212 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.