ABD STRATEJİK ORTAK DEĞİL

ABD, İsrail ve İngiltere’nin stratejik ortağı olabilir ama bizim ülkenin ortağı asla olamaz. Hatta Fransa ile Almanya bile artık eskisi kadar ABD’nin stratejik ortağı değil. Almanya ile Fransa’nın Avrupa Ordusu fikrini ortaya atmalarının bir sebebi de budur. Çünkü NATO Avrupa ülkelerinden çok ABD’nin çıkarlarına hizmet ediyor. Doğal olarak Avrupalı ülkeler de bu sebeple yeni arayışlara yöneldiler.

Avrupalı Devletlerin stratejik ortaklığını kaybetmekte olan ABD’nin bizim ülkemizin stratejik ortağı olması asla mümkün değildir. Çünkü ABD Kıbrıs Barış Harekâtı döneminde ülkemize ambargo uygulamıştı. Öteden beri PKK Terör Örgütü’nü destekledi ve desteklemeye devam ediyor. Bu destek şimdi PKK’nın diğer bir kolu PYD’ye kaydırılmış durumda. 15 Temmuz FETÖ Darbe Girişiminin arkasında da ABD vardı. Rusya’dan S-400 Füze Savunma Sistemini aldık diye yapmadığı baskı kalmamıştı. Sırf bu sebeple Savunma Bakanlığımıza mektup gönderdiler. Mektup yetmedi, arkasından F-35 Programından çıkardılar. Daha evvel hava savunma sistemini de vermemişlerdi. Son olarak ülkemizi CAATSA yaptırım kapsamına aldılar. Bu ABD Lozan Barış Antlaşmasını bile imzalamamıştı. Böyle bir ülkeden stratejik ortak olabilir mi?

Bir NATO ülkesi olmamıza rağmen hiçbir zaman ülkemizin çıkarlarını gözetmeyen ABD ile şimdi varılan anlaşma gereği Suriye’de ortak güvenlik koridoru kurma konusunda anlaşmışız. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu konuda ikna etmiş görünüyorlar. Özellikle S-400 Füze Savunma Sistemi ülkemize gelmesinden bu yana ABD’li yetkililerin ülkemizi ziyaret etmeleri sıklaşmıştı. Bu ziyaretlerin elbette bir sonucu olacaktı. Sonuçta ziyaretler sonuç verdi. Kurulacak olan koridorun kontrolü öteden beri Mehmetçik’te olacağı söyleniyordu. Şimdi oluşturulacak olan koridorun kimin kontrolünde olacağını yakında net olarak göreceğiz. Hiç şüpheniz olmasın ki, kontrol ABD’de olacaktır.

Şurası açık ki, ABD öteden beri koruduğu PYD’nin bölgeden uzaklaşmasını veya terk etmesini asla kabul etmeyecektir. PYD’nin belli süreliğine bölgede etkin olmaması adına adım atılabilirler. Böylelikle ülkemizin gazı alınabilir. Ancak, ABD hiçbir suretle PYD’nin Kuzey Suriye’yi terk etmesini kabul etmez. Bu sebeple bugün hayata geçirilmeye çalışılan ortak koridor projesi yakın bir zaman dilimi içinde işlevliğini yitirir.

ABD için önemli olan İsrail’in güvenliği sağlamaktır. Bunun için daha evvel Irak’ta Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi adı altında bir yapılanmayı oluşturmuştu. Şimdi de aynı benzer yapıyı Suriye’de oluşturulmaya çalışıyor. Tır’lar dolusu silahların YPG’ye taşınmasının en önemli sebebi de budur. Bu durumu görmek için alim filan olmaya da gerek yok. ABD zaten Kuzey Suriye’de oluşturmak istediği yapıyı bugüne kadar hiç saklamadı. Her şeyi açıktan yaptı. Ülkemiz ise bu yapıya karşı Fırat Kalkanı Operasyonu ile Zeytin Dalı Operasyonu’nu düzenlemişti. Bu iki operasyonun amacı da, bir taraftan Özgür Suriye Ordusu’nu Suriye’de etkin duruma getirmek ve diğer taraftan da PYD’nin güney sınırlarımızdan uzaklaşmasını sağlamaktı. Şimdi Suriye’nin kuzeyine ABD ile birlikte güvenli koridorun hayata geçirilmesinden sonra sınırlarımızın güvenliğinin ne hale gelebileceğini varın artık siz düşünün.

Sonuç olarak, ABD bir taraftan PYD’ye destek verirken diğer taraftan da ülkemizin hassasiyetlerini gözetmez. İstese de gözetmez. Bu sebeple ABD ülkemizin beklentilerini asla karşılamaz. Yani şu an olmayacak duaya amin deniyor. Hepsi budur. 09.08.2019

250 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.