NE TÜRKİYE İTTİFAKI KURULUR, NE DE KIZGIN DEMİR SOĞUR

31 Mart yerel seçimlerin üzerinden neredeyse bir ay geçti. İktidarın gündeminde halen daha İstanbul seçimleri var. Milletin gündeminde ise artan hayat pahalılığı var. Özellikle kıt kanat geçinenler son yapılan zamlardan sonra nefes alamaz hale geldiler. Elektrik ve akaryakıt zamları ekonominin ne halde olduğunu apaçık gösteriyor. Sebze fiyatları da aldı başını gidiyor. Dolar rekor üstüne rekor kırıyor. İktidarın böyle bir ortamda halen daha seçim tartışmalarını devam ettirmesi gündem saptırmasından başka bir şey değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Memur – Sen Konfederasyonu Genel Merkez Binası açılışında düzenlenen bir konferansta seçimler ve seçim sonrası dönem ile ilgili önemli mesajlar vermişti. Erdoğan burada yaptığı konuşma da ortamın yumuşaması adına şu ifadeleri kullanmıştı.

“Türkiye’nin bekası vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği her türlü politik hesabın üstündedir. İçinde bulunulan hassas dönemde siyasetçilerin sorumluluk duygusuyla hareket etmesi önemli. Ülkemizin önünde 4 buçuk yıllık kesintisiz bir icraat dönemi bulunuyor. Seçim tartışmalarını geride bırakarak ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere asıl gündemimize odaklanmamız şart. Dönem, kızgın demiri soğutma, musafahalaşma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı bu açıklamalara katılmamak elde değil. Elbette ortamın soğuması lazımdı. Seçimlerden sonra gerçek gündemimize dönmemiz lazımdı. Seçim sonuçlarını kabullenmemiz lazımdı. Bundan sonraki sürece bakmamız lazımdı. En önemlisi de ekonomide oluşan daralmayı aşmamız lazımdı. Toplumu ayrım gözetmeksizin kucaklamamız lazımdı. Ancak ne yalan söyleyeyim, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklamaya ben ihtiyatlı yaklaşmıştım. Nitekim Erdoğan kızgın demiri soğutmak konusundaki tavrı Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan linç girişimine verdiği tepkiden belli oldu. Erdoğan bu konu da şunları söyledi:

‘’Kılıçdaroğlu’nu niye arayayım. Söyleyeceğimi zaten söyledim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ının sarf etmiş olduğu bu cümle bile başlı başına gelecek dönem ile ilgili ipuçlarını veriyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığı’na seçilen Kılıçdaroğlu’nu arayarak tebrik eden Erdoğan bu vahim olay karşısında araması beklenirdi. Erdoğan İstanbul ile Ankara’yı kaybetmemiş olsaydı belki Kılıçdaroğlu’nu arayabilirdi. Erdoğan’ın takınmış olduğu tavır, seçim yenilgisini daha henüz atlatamadığını gösteriyor. Devlet adamlığı seçim yenilgisine rağmen rakibinin uğradığı feci bir olay konusunda onu aramasını gerektirir. Erdoğan maalesef geçmişte olduğu gibi yine bu olay karşısında da sınıfta kaldı. Böylelikle kızgın demiri soğutamadığı anlaşıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, yumuşama dönemi ile ilgili 19 Nisan günü twitter hesabından yapmış olduğu bir açıklama daha var.

‘’2023 Türkiye’sini inşa edecek olan yine milletimizin bizatihi kendisidir.
Ülkemizin bekasını ilgilendiren meselelerde, siyasi görüş ayrılıklarımızı bir tarafa koyarak, 82 milyon hep birlikte TÜRKİYE İTTİFAKI olarak hareket etmeliyiz.’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan yumuşama süreci ile ilgili açıklama yapmayı, sonra da bunun tam tersi bir davranış da bulunmayı alışkanlık haline getirdi dersem sanırım yanılmış olmam. Türkiye İttifakı söylemi de bunlardan birisidir. Türkiye ittifakı demek, iktidarıyla ve muhalefetiyle beraber ülkenin sorunlarına ortak akıl ile eğilmek anlamına gelir. Bu konuda muhalefeti dışlamamak anlamına gelir. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin böyle bir sürece hazır olmadığını yapmış olduğu açıklamalardan anladık da, peki Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir sürece hazır mı? Asıl yanıtlanması gereken soru da zaten budur. Devlet Bahçeli böyle bir sürece hazır olmuş, olmamış pek önemli değildir. Bahçeli her zaman olduğu gibi yine kendi çıkarına olmayan bir konu da tepkisini dile getirecektir. İktidarın nimetlerinden salt kendi yararlanmak adına Cumhur İttifakını, Türkiye İttifakına tercih edecektir. Bu tür bir davranış Bahçeli’ye haz bir davranıştır. Bu sebeple Bahçeli’nin verdiği tepkiyi önemsemiyorum. Asıl önemli olan Cumhurbaşkanı Erdoğan böyle bir sürece hazır mı? Önemli olan budur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan partisinin Kızılcahamam Kampının açılış gününde yapmış olduğu uzun konuşmasının arasında şöyle dedi;

“İçimize sinse de sinmese de YSK’nın kararına saygı duyacağız. Şöyle bir şey konuşuluyor. ‘AK Parti umudunu kesti.’ Şunu çok açık net söyleyeyim. Son ana kadar biz hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu bir normal yargı mücadelesi olmaktan aslında seçim hukukuna yönelik bir mücadeledir. Bunu da sonuna kadar sürdürmekte kararlıyız. Zira öyle bir şey burada var ki, milletimiz diyor ki bu İstanbul benim içime sinmedi, burada bir şaibe olduğu kesin. Ve bu şaibenin giderilmesi şart ki rahatlayalım.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yapmış olduğu açıklamada YSK’nın vereceği karara saygı duyacağını söylüyor ama arkasından milletinin içine İstanbul seçimlerinin sinmediğinden bahsediyor. Bana göre İstanbul seçimleri milletin içine sindi ama görünüşe göre İstanbul seçimleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın içine sinmemiş. Erdoğan bu sebeple halen daha İstanbul seçimlerini kamuoyunun gündemine taşımaya devam ediyor. Bütün ülke de seçimler sonuçlandı. İstanbul seçimleri ile ilgili geçersiz kabul edilen oylar tekrar tekrar sayıldı. Bu sayımlar sonucu değiştirmeyince şimdi de sandık kurullarında görev alanlar sorgulanmaya başlandı. Geçmişte sandık kurullarında kimler görev almışsa şimdi de onlar görev almıştır. Ayrıca sandık başında görev alanları Cumhuriyet Halk Partisi belirlemiyor. Sandık kurullarını yasaya göre görev süresi dolduğu halde uzatılan YSK belirliyor. Hem sandık kurullarında o olmuş bu olmuş ne fark eder? Sandık kurullarında sizin sandık sorumlunuz yok muydu? Daha ne?

Şimdi bir taraftan Türkiye İttifakı konuşuluyor, diğer taraftan da yapılan seçimleri yeniletmek için var güçleri ile uğraşıyorlar. Böyle bir ortamda kızgın demir soğur mu? Böyle bir ortam da Türkiye İttifakı kurulabilir mi?

373 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.