YENİ PARTİNİN MİSYONU NE OLACAK?

Bugünlerde yeni bir partinin kurulması veya var olan siyasi bir partinin yeniden yapılandırılması ile ilgili haberler konuşuluyor. Bu tür söylentiler daha önce de sık sık dillendirilmişti ancak böyle bir girişim gerçekleşmemişti. Şimdilerde aynı tür girişim yine kamuoyunun gündeminden yer alıyor. Sözü edilen siyasi partinin bu sefer kurulup kurulmayacağını bilemiyorum. Söylentilere bakılırsa bu sefer hayata geçecek gibi görünüyor ancak yine de kesin bir şey yok.

Bahsettiğim siyasi yapılanmayı sanırım tahmin etmişsinizdir. Evet, tahmin ettiğiniz gibi eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve yine eski Bakanlardan Ali Babacan’dan söz ediyorum. Evet, bu üçlü ile ilgili son günlerde kamuoyunda sık sık haberler yer aldı. Yeni partiyi kimi zaman Abdullah Gül’ün kuracağı söylendi. Partinin başına kimi zaman Ahmet Davutoğlu’nun geçeceği söylendi. Hatta Partiyi Ali Babacan’ın kuracağı da söylendi. Yeni parti kurmak yerine Saadet Partisi’nin yeniden yapılandıracakları bile söylendi. Her ne yapacaklar ise bu girişim yerel seçimlerin ardından başlayacakmış. Öyle söylüyorlar. Yerel seçimlerin ardından böyle bir girişimin olup olmayacağını göreceğiz. Şimdiden kesin bir şey söylemek doğru değil.

Abdullah Gül ile ilgili bu tür söylentiler daha önceden de çok dillendirilirdi. Ancak ne hikmetse Abdullah Gül bu tür bir girişime ya cesaret edemezdi, ya da zamanı uygun bulmazdı. Bana sorarsanız Abdullah Gül bu tür girişime cesaret edemezdi. Şimdi kendinde böyle bir cesaret görüyor mu bilemem. Benim bildiğim Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısına çıkacak pek bir cesareti yoktur. Bu yüzden de yapacağı hamleden son anda vazgeçer. Son olarak muhalefetin Cumhurbaşkanı Adayı oluyordu ancak Meral Akşener adaylıkta diretince Abdullah Gül yine Erdoğan ile karşı karşıya gelmekten son anda vazgeçti. Meral Akşener çekilseydi aday olur muydu? Bilemiyorum. Belki bu sefer aday olmayı deneyebilirdi. Çünkü Abdullah Gül ve beraberindekiler yalnız hareket etmiyorlar.

Evet, Abdullah Gül ve beraberindekiler yalnız hareket etmiyorlar. Arkalarında ABD var. Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın arkasında nasıl ABD varsa, bugün de Abdullah Gül’ün arkasında ABD var. ABD zaten hiçbir zaman Abdullah Gül’den desteğini hiç çekmedi. Sürekli onu destekledi. Çünkü ABD’ye göre Abdullah Gül’ün daha ideal, daha uyumlu bir siyasi karakteristik bir özelliği var. Aynı zamanda Abdullah Gül, Genişletilmiş Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi’nin uygulanması açısından güvenilir bir seçenektir. Bu projeyi dün Erdoğan sahipleniyordu ama zamanın koşulları Erdoğan’ı bu projenin dışına itti. Erdoğan yine de halen ABD ile beraber ortak hareket etmeye çalışıyor ama öte yandan da Rusya ile de ortak projeler geliştiriyor. Yani Erdoğan ABD’ye yalnız olmadığının mesajını veriyor. Bu olgu elbette ABD’nin işine gelmiyor. Dolayısıyla ABD kendine daha güvenilir bir müttefik bulmak zorundaydı ve bu müttefik Abdullah Gül’dür.

Abdullah Gül’ün yerel seçimlerin arkasından ne tür bir hamle de bulunacağı üç aşağı beş yukarı belli olacak. Tabi bu arada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın boş durması beklenemez. Erdoğan belki de Abdullah Gül hareketine karşı şimdiden alternatif geliştiriyordur. Abdullah Gül boş durmazken Erdoğan’ın boş durmasını düşünmek sanırım saflık olur. Erdoğan kim bilir belki de Abdullah Gül’den önce ABD ile anlaşıverir. Olur mu? Neden olmasın? Böylelikle Abdullah Gül seçeneği yine başka bir bahara kalabilir. ABD Erdoğan’dan istediğini aldıktan sonra Abdullah Gül’ü düşünecek değil ya. 19.02.2019
SAİT BALCI

522 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title