BAHÇELİ AKŞENER’E KARŞI PRESTİJ PEŞİNDE

Son günlerde Bahçeli’nin Meclis konuşmalarını takip etmeye çalışıyorum. Yaptığı açıklamaları dinliyorum. Sağ olsun TELE 1 Televizyonu Bahçeli’nin farklı günlerde birbiri ile çelişen konuşmalarını yayınlayarak bana yardımcı oluyor. Yakın zamandan beri takip ettiğim açıklamalardan ortaya çıkardığım bir sonuç var. O da, Milliyetçiliği kendisinin temsil ettiğini ispatlama çabasıdır. Peki, kime karşı? Elbette Meral Akşener’e karşı.

Bahçeli’nin son yapılan 24 Haziran Milletvekili Genel seçimlerinde barajı aşamayacağı varsayıldığından ve MHP’ye verilen oyların yabana gitmemesi için seçimlere ittifak sistemi ile girilmesi sağlanmıştı. Ancak seçim sonrasında MHP’nin barajı aştığı görüldü. Ancak o dönemlerde MHP’nin kendi başına seçime girmesi riskli olduğu için ittifak yapılmıştı. Bahçeli Meclis’e % 10 seçim barajının üstünde oy ile Meclis’e girince kendine olan güveni arttı. En azından Meral Akşener’in İYİ Partisi % 10 seçim barajının üstünde aldığı oy oranını kendisi de yakalamış olmanın mutluluğunu yaşadı. Yani Meral Akşener’in altında ezilmemiş oldu.

Bahçeli, Cumhur İttifakının bozulma aşamalarında yerel seçimlerden istediği oranda oy alamayacağını öngördüğü için Milliyetçilik duygularını açığa çıkarmaya başlamıştı. Böylelikle AKP’den gelmeyecek oy oranını Milliyetçilik çıkışları ile İYİ Parti’ye kayan oyları geri toparlamanın peşine düşmüştü. Ancak Bahçeli diğer taraftan da Cumhur İttifakı’na toz kondurmamaya özen göstererek ittifakın yeniden kurulması için yoğun çaba gösterdi. Yapılan seçim anketleri de AKP’nin tek başına Ankara ve İstanbul’u alamayacağını gösterince Bahçeli’nin işi kolaylaştı. Tekrar bir araya gelinerek Cumhur İttifakının yerel seçimlerde de devam etmesi kararlaştırıldı. Böylelikle Bahçeli derin bir nefes almış oldu. Meral Akşener korkusu da bir nebze de olsa giderilmiş oldu.

Bahçeli’nin bundan sonraki hedefi ise İYİ Parti’den bir tane fazla belediye başkanlığını almasıdır. Bunu da büyük şehirler de aday göstermeyerek istediği belediye başkanlıklarını AKP’den koparmayı hedefliyor. Bahçeli bunu da başarabilirse ondan başka seçimden karlı çıkan parti olmayacak. Bahçeli’nin bu beklentisi gerçekleşir mi bilemem. Zira Meral Akşener’de bu aralar boş durmuyor. Cumhuriyet Halk Partisi ile müzakere yapıyor. Bahçeli AKP’den Belediye Başkanlıklarını koparmaya çalışıyor, Akşener’de Cumhuriyet Halk Partisi’nden Belediye Başkanlıklarını koparmaya çalışıyor. Bu işin sonunda bakalım kim karlı çıkacak?

Bahçeli, yapılacak olan yerel seçimlerden Akşener’e oranla bir tane daha fazla Belediye Başkanlığını kazanırsa, milliyetçi kesimlere ileriye dönük mesaj vermiş olacak. Milliyetçiliğin kalesinin Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu kanıtlamış olacak. Böylelikle milliyetçilerin pastasını yemeye devam edecek. Yok, eğer yerel seçimlerden Meral Akşener karlı çıkarsa Bahçeli milliyetçi kesimlerden bir gol yemiş olacak. Milliyetçiliğin kalesini de Meral Akşener’e kaptırmış olacak.

Sonuç olarak ben diyorum ki: Önümüzdeki yerel seçimler ekonomik sıkıntılara rağmen AKP’nin ayakta durup duramayacağının bir belirtisi olmakla birlikte Bahçeli’nin de Meral Akşener karşısında prestijini koruyup koruyamayacağının seçimi olacak. Ne dersiniz? 04.12.2018

445 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.