ANDIMIZ ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK

Geçen haftanın gündemini Danıştay’ın Andımızın okullarda tekrar okutulması ile ilgili verdiği karara Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüksek perdeden yanıt vermesi epey meşgul etmişti. Bu konuda Erdoğan ‘’ “Güya, andımız meselesini köpürterek milletimizle aramıza nifak sokacaklarını sanıyorlar. 2015’ten bu yana neredeydiniz?” diyerek Danıştay’a adeta ateş püskürmüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Andımız ile ilgili görüşlerini tahmin etmek hiç de zor değil. Erdoğan’ın zaten öteden beri bu konu ile ilgili görüşleri biliniyor. Son olarak ‘’ Ben Türk’üm ama Türkçü değilim’’ diyerek bu konuda görüşünün değişmediğini net bir tavırla ortaya koydu. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise Danıştay’ın Andımız konusunda almış olduğu karara destek verdiler. HDP’nin ise bu konuda görüşü zaten belli. Andımızın okullarda okutulması yasaklanmamış olsaydı Açılım süreci zaten devam edemezdi. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile HDP Andımız konusunda görüş birliği içindeler. Erdoğan’ın son yaptığı açıklamaları yaklaşan yerel seçimlerin bir yatırımı olarak da görebiliriz. Çünkü Erdoğan Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde atanmış olan Kayyum Belediye Başkanlıklarını tekrar almak için yöre halkını tekrar kazanmak istiyor. Yani Erdoğan Andımız konusundaki görüşlerini yerel seçimlere yatırım yapmak amacıyla kullanıyor.

Andımız konusunda net tavrını belli etmeyen bir tek genel başkan kaldı. O da Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’dur. Kılıçdaroğlu Andımız konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi ama Andımız konusunda bir çift laf etmedi. Kılıçdaroğlu’nun bu tutumu görsel ve yazılı basına da yansıdı. Kılıçdaroğlu ne hikmetse bu konuda sessizliğini koruyor. Ne Danıştay’ın kararını savunuyor, ne de bu kararı eleştiriyor. Bana sorarsanız Kılıçdaroğlu Andımız konusunda aynı Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi düşünüyor. Kılıçdaroğlu eğer Andımızın okullarda tekrar okutulmasını istemiş olsaydı şimdiye kadar çoktan açıklama yapmış olurdu. Ne dersiniz? Yanılıyor muyum?

Açılım Sürecinin bitmesinden sonra Andımızın okullarda tekrar okutulması beklenen ve doğal bir gelişmeydi. Andımız, çokbilmiş aydınlarımızın söylediği gibi Türkçülük yapmak değildir. Andımız, Atatürk’e ve Cumhuriyete bağlılığın bir simgesidir. Bu ülkede farklı kimliklere sahip birçok vatandaşımız vardır. Bu da bizim zenginliğimizdir. Eğer Türküm demek ırkçılık olsaydı diğer kimliklere sahip olan vatandaşlarımız da bu kelimeden rahatsızlık duyarlardı. Meseleye bir de bu açıdan bakmak gerekir. Zaten bu kelime ile hiçbir vatandaşımızın ait olduğu kimliği inkâr etmesi istenmez. Türklük, her bir kimliğe ait olan tüm vatandaşlarımızın ortak paydasıdır.

Konuyu tekrar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’na getireceğim. Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkenin çimentosudur. Cumhuriyeti kuran partidir. İlk Genel Başkanı da Mustafa Kemal Atatürk’tür. Eğer Kılıçdaroğlu Genel Başkanı olduğu siyasi partisinin ilkelerinden rahatsız oluyorsa bu durumu açıkça ortaya koymalıdır. Yoksa hem Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı, hem de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkelerinden rahatsız olma lüksü yoktur. Eğer siz Atatürk’ün oturduğu koltuğa oturuyorsanız onun ilkelerine ve devrimlerine sahip çıkacaksınız. Yok, eğer Atatürk’ün kimliğinden ve onun ilkelerinden utanıyorsanız, oturduğunuz koltuktan derhal kalkacaksınız. Andımıza sahip çıkacak iradeniz yoksa oturduğunuz koltuğu hak edemezsiniz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin koltuğuna ancak özde Atatürkçüler oturabilir, sözde Atatürkçüler değil. 01.11.2018

623 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title