AÇILIM SÜRECİNİ KİM BAŞLATTI KARDEŞİM?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Adaylarından Muharrem İnce’yi, Meral Akşener’i ve Temel Karamollaoğlu’nu, HDP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Selahattin Demirtaş’ın da diğer Cumhurbaşkanı Adayları gibi eşit şartlarda yarışması gerektiğini söyledikleri için topa tutmuşlardı.

Muharrem İnce, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu Selahattin Demirtaş’ın diğer Cumhurbaşkanı Adayları gibi eşit şartlarda yarışması gerektiğini söylerlerken bir noktaya dikkat çekmişlerdi. Bu noktalardan birisi Yüksek Seçim Kurulu’nun Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı Adayı olmasında herhangi bir sakınca görmemesidir. İkinci nokta ise Selahattin Demirtaş hakkında şu an itibariyle kesinleşen bir yargı kararının olmayışıdır. Zaten Selahattin Demirtaş hakkında kesinleşen bir karar olsaydı Yüksek Seçim Kurulu Selahattin Demirtaş’ın adaylığını kabul etmezdi. Meseleye bu açıdan baktığımız zaman Selahattin Demirtaş’ın ortaya koyduğu siyaseti beğensek de beğenmesek de adaylığını engelleyecek herhangi bir yargı kararı yoksa diğer Cumhurbaşkanı Adayları gibi eşit şartlarda yarışma hakkı vardır.

Aslında mesele sırf Selahattin Demirtaş’ta değildir. Asıl mesele Selahattin Demirtaş’ın serbest kalması suretiyle HDP’nin oylarını yükselteceği korkusudur. Yoksa HDP seçmeni Selahattin Demirtaş içeride de olsa dışarıda da olsa oyunu yine ona verecek. Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olarak Erdoğan’ı zorlayamayacağına göre asıl korku biraz önce ifade ettiğim gibi Selahattin Demirtaş’ın diğer Cumhurbaşkanı Adayları gibi seçim mitinglerine katılması süratiyle HDP’nin oylarını yükselteceği endişesidir. Bu konuda bir başka neden ise Selahattin Demirtaş üzerinden milliyetçi oyları devşirmektir. Selahattin Demirtaş üzerinden terörle mücadele edildiğini seçmenlere inandırma çabasıdır. Sonra MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin gönlünü almaktır. Yoksa siz normal şartlarda Selahattin Demirtaş tutuklanmadan evvel terörle nasıl mücadele yapmışsanız bugün serbest kalmış olsa da yine yapabilirsiniz. Bunun için önünüzde hiçbir engel de yoktur. Hatta ve hatta ülkeyi OHAL ile yönetirken terörle mücadele konusunda hiçbir engel ile karşılaşmazsınız.

Selahattin Demirtaş konusuna açıklık getirdikten sonra biraz da Açılım Sürecine değineyim. Çünkü Açılım Sürecini bu konudan farklı değerlendirmemiz mümkün değil. Bugün Selahattin Demirtaş’ın diğer Cumhurbaşkanı Adayları gibi eşit şartlarda yarışması konusunda oldukça sert eleştiriler getirenler dün Açılım Sürecini başlatmamışlar mıydı? Bu konu da Açılım Sürecini yasalaştırmak için Akil İnsanları halkın içine sürmemişler miydi? Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde PKK Terör Örgütü hendekler kazarken bu teröristlere operasyon yapılmasını engellememişler miydi? Hatta o zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çözüm Süreci içinde valilerimize bazı bizim tavsiyelerimiz olmuştu, yani ‘sakın böyle bazı ufak tefek konularda sıkıştırmayın, üzerlerine gitmeyin’ vesaire diye. Güvenlik güçlerimizi de valilerimiz doğrusu o noktada biraz baskıyı aldılar diyebilirim. ’Dememiş miydi? Geçmişte iktidar partisinin terörle müzakere yapması suç olmadı da şimdi Cumhurbaşkanı Adaylarının Selahattin Demirtaş’ın diğer Cumhurbaşkanı Adayları gibi eşit şartlarda yarışması gerektiğini söylemeleri mi suç oldu?

Muharrem İnce, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu PKK Terör Örgütü’nün militanlarının serbest kalmalarını istemiyorlar. Bu terör örgütünün hendek kazmasına sessiz kalınmasını istemiyorlar. Yine bu Cumhurbaşkanı Adayları PKK Terör Örgütü’nün elebaşısı ile görüşme yapmıyorlar. PKK Terör Örgütü’nün militanlarının Habur sınır kapısından içeri girmelerine izin veren de onlar değildi. Kurulan çadır mahkemeleri de teröristleri aklayan da onlar değildi. Oslo’da bu terör örgütü ile görüşme yapanlar da onlar değildi. Çözüm süreci boyunca İmralı’ya düzenli görüşme seferleri düzenleyenler de onlar değildi. Onlar sadece hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı olmayan bir Cumhurbaşkanı Adayının eşit şartlarda yarışması gerektiğini söylediler. Bu durumu dillendirmekten daha doğal ne olabilir?

Meselenin bir da başka yanı daha var. O da Cumhurbaşkanı Erdoğan daha evvel siyasi yasaklı iken partisinin seçimleri kazanmasına rağmen Başbakan olamayışıydı. Hakkında kesinleşmiş bir yargı kararı vardı. Dönemin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal Erdoğan’ın önünü açmak için TBMM’de yasa değişikliğine onay verdi. Yani Deniz Baykal siyasi yasaklı Erdoğan’ın önünü açtı. Şimdi meseleye bu açıdan bakıldığı zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Selahattin Demirtaş’ın diğer Cumhurbaşkanları gibi eşit şartlarda yarışması gerektiği ile ilgili söylenenlere tepki verme hakkı var mıdır?
12.06.2018

559 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title

WordPress Uzmanı: Buğra Yazar