MANİFESTO MU YOKSA İTİRAFNAME Mİ?

AKP Genel Başkanı Erdoğan geçenlerde 24 Haziran seçimleri ile ilgili bir manifesto açıklamıştı. Erdoğan’ın açıkladığı manifesto sanırım sizin de gözünüzden kaçmamıştır. Manifestoları bugüne değin Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kılıçdaroğlu açıklıyordu. Bu sefer tam tersi oldu ve Erdoğan sanki iktidarda değilmiş gibi bir manifesto açıkladı. Erdoğan’ın açıkladığı manifesto hani gerçekten bir manifesto olsaydı diyeceğim bir şey olmayacaktı. Ancak açıklanan bu manifesto manifestodan çok itirafnameye benziyor. Erdoğan’ın açıkladığı manifestoyu siz de dinlemişseniz sanırım bana hak vereceksiniz.

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın açıkladığı manifestoyu ben dinlediğim zaman AKP’nin bir an muhalefette olduğunu sandım. Çünkü Erdoğan’ın açıkladığı manifesto manifestodan çok itirafnameye benziyor. Çünkü Erdoğan ülkeyi tek başına on altı yıldır kendisi yönetmesine rağmen ülkenin bulunduğu olumsuz tablonun sorumlusu kendisi değilmiş gibi davranıyor. Siz on altı yıldır ülkeyi doğru dürüst yönetememiş iseniz şimdi manifesto açıklayamazsınız. Açıklasanız, açıklasanız itirafname açıklayabilirsiniz. Bu manifesto da zaten itirafnameden başka bir şey değildir.
AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın manifesto gibi yaptığı açıklamamaların bir anlamı daha olabilir. O da, Erdoğan’ın AKP Genel Başkanı olmasına rağmen bugüne kadar ülkeyi bizzat kendisinin yönetmemiş olma ihtimalidir. Böyle bir seçenek var mıdır bilemem ama kim bilir belki de ülkeyi Başbakan olduğu dönemde Cumhurbaşkanı yönetmiştir. Cumhurbaşkanı olduğu dönemde de Başbakan yönetmiştir. Böylelikle Erdoğan şimdiye değin ülkeyi hiç yönetememiştir. Dolayısıyla Erdoğan şimdi yine mağdurdur ve artık ülkeyi kendisinin yönetmesi için milletten son bir kez daha oy istemektedir. Eğer hal ve durum hakikaten böyleyse bu duruma diyeceğim hiçbir şey yok. Sadece ve sadece pes doğrusu diyebilirim.

İşin aslı böyle midir değil midir yorumu size bırakıyorum. Eminim bu konuda siz en doğru yorumu yaparsınız. Bana düşen ise Erdoğan’ın durumunu olduğu gibi ortaya koymaktı. Manifesto niteliğinde açıklamış olduğu itirafnameyi hatırlatmaktı. İnsanın Erdoğan’a atması gereken adımları manifesto gibi açıklarken on altı yıldır neredeydin diyesi geliyor. Tek başına iktidar döneminde özgürlükleri neden sağlamadın diyesi geliyor. Ekonomiyi büyütmek istedin de engel olan mı vardı, diyesi geliyor. Ancak kime ne diyeceksiniz?

Adam olmak kolaydır. Devlet adamı olmak ise öyle pek kolay değildir. Bunun için tutarlı iç ve dış politikanız olması gerekir. Devletin bugüne kadar sürdürdüğü Atatürkçü çizgiyi devam ettirmeniz gerekir. Topluma güven vermeniz gerekir. Her şeyden önemlisi de bir kesimin değil tüm kesimin Cumhurbaşkanı olmanız gerekir. Eğer siz ta başından beri intikam duygusu ile iktidara gelmişseniz toplumun geniş kesimlerini kucaklayamazsınız. Cumhuriyet dönemine 95 yıllık ara derseniz toplumu kutuplaştırırsınız. Onlarla aynı havayı teneffüs edemezsiniz. Dolayısıyla ülkenin cumhurbaşkanı değil, AKP’nin Cumhurbaşkanı olursunuz.

Devlet bilgi birikimi ve tecrübe ile yönetilir. Eğer sizin geçmişten gelen devlet adamlığı tecrübeniz yoksa devleti yönetemezsiniz. Çünkü devleti yönetmek bir şirketi yönetmekten çok daha farklıdır. Şirketi yönetirken sadece ve sadece şirket üyelerinin çıkarlarını düşünürsünüz. Devleti yönetirken ise tüm milleti düşünmeniz gerekir. Tüm milletin çıkarlarını savunmanız gerekir. Sonuç olarak bugün manifesto açıklarken itirafname açıklamak zorunda kalmışsanız hem devleti yönetememiş olduğunuz açığa çıkar, hem de devlet adamı olamadığınız ortaya çıkar. 14.05.2018

394 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.