SEÇMEN KAYDINIZ OLMAYABİLİR

Her seçim öncesi olduğu gibi 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Milletvekilliği Genel Seçimi öncesinde seçmen sandık listeleri yeniden güncellendi. Seçmenler 2 Mayıs ile 12 Mayıs tarihleri arasında seçmen kayıtlarının olup olmadığını muhtarlıklardan, Yüksek Seçim Kurulu’nun internet sitesinden veya e- devlet kapısından öğrenebilecekler. Seçmen kayıtları olmayan yurttaşlar her zaman olduğu gibi bu süre içinde aldıkları ikametgâh belgelerini Yüksek seçim Kurulu’na işletmek suretiyle seçmen olabilecekler.

Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimleri ile ilgili 24 Haziran da yapılacak en önemli çalışma 2 – 12 Mayıs tarihleri arasında seçmen kaydı olmayan vatandaşların uyarılmasıdır. Çünkü bu süreç geçtikten sonra Yüksek Seçim Kurulu’na İkametgâh Belgesi vermenin ve seçim günü ‘’benim neden seçmen kaydım yok’’ demenin hiçbir faydası yoktur. Genellikle bu tür sorunları yaşam şartları bakımından rahat ve duyarsız vatandaşlar yaşıyorlar. Seçim günü seçmen kayıtları olmadığı zaman genellikle ‘’ geçen seçimde ben bu sandıkta oy kullanmıştım’’ Benim ikametgâh adresim hiç değişmedi ki’’ gibi mazeretleri oluyor. Seçim günlerinde genellikle sandık çevresinde bulunduğum için bu tür şikâyetleri çok duydum. 24 Haziran seçimlerinde de duyacağımdan hiç şüphem yok. Çünkü toplumsal duyarlılığımız maalesef gelişmiş değil.

Bireysel anlamda toplumsal duyarlılığımız olmadığı gibi, bir de siyasi partilerin duyarsızlıkları var. Asıl sorun da zaten budur. Eğer siz iktidara aday bir siyasi parti iseniz öncelikle kendi partililerinizin, sonrasında da yurttaşların seçmen kayıtlarını kontrol etmeleri için yoğun bir çalışma temposu uygulamalısınız. Salt 2 ile 12 Haziran tarihleri arasında üyelerinize yönelik bir iki uyarı yapmakla işi geçiştiremezsiniz. Bu konuda yapılması gereken azami çalışmayı yapmalısınız. Eğer bu görevi herkes nasıl olsa duyarlıdır diyerek geçiştirirseniz maç başlamadan evvel ilk golü yemiş olursunuz.

Bana göre bu konuda birçok çalışma yapılabilir. Örneğin seçmen kayıtları bulunmayan partilileri tespit etmek ve kayıtlarını yaptırana kadar peşlerini bırakmamak lazımdır. Sivil toplum örgütleri ile iletişime geçerek o sivil toplum örgütlerinin üyelerinin de seçmen kayıtlarını bire bir kontrol ettirmektir. Vatandaşlara seçmen kayıtlarını kontrol etmeleri için sosyal medya üzerinden de sürekli çağrılar yapılabilir. Bu konuda daha birçok çalışma yöntemi geliştirilebilir. Yeter ki bu konunun ne kadar önemli olduğu anlaşılsın.

Yüksek Seçim Kurulu her zaman olduğu gibi yine bu seçimlerde de hileye açık bir pozisyonda olacaktır. Seçim devam ederken yine kural değiştirebilirler. Mühürsüz oy pusulalarının ve zarfların kabul edilmesi demek seçim hilesinin yasalaşması demektir. Yüksek Seçim Kurulu bugün adil bir seçim yapmıyorsa bunun bir sorumlusu da bugüne kadar Yüksek Seçim Kurulu’nun Anayasa’yı çiğnediği kararlarına karşı muhalefet partilerinin yetersiz itiraz edişleridir. Hatırlarsanız bundan önce yapılan 16 Nisan rejim değişikliği referandumunda muhalefet partileri mühürsüz oy pusulalarının ve zarfların kabul edilmesi konusunda yaptıkları itiraz yetersiz kalmıştı. O seçim akşamı özellikle Cumhuriyet Halk Partisi mühürsüz kabul edilen oy pusulaları ve zarflar için örgütlerini Yüksek Seçim Kurulu önünde toplamalıydı. Hak verilmez, alınır. 16 Nisan rejim değişikliği referandumunda Cumhuriyet Halk Partisi iyi bir sınav veremedi. Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetim kadroları bu konuda deyim yerindeyse sınıfta kaldı. Bu konuda acı olan da Cumhuriyet Halk Partisi’nin 24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimlerine aynı anlayışın kadroları ile girmesidir.

İşte şimdi yine yeni bir seçim arifesindeyiz. Siz belki bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu seçimlerde sandıklara sahip çıkacağını düşünüyor olabilirsiniz. İnanın ben de sizin gibi düşünmek isterdim. Ancak maalesef bu konuda iyimser olmakla sandıklara sahip çıkılmıyor. ‘’Bu sefer sandıklara sahip çıkacağız’’ demekle sandıklara sahip çıkılmıyor. Sandıklara sahip çıkacak olan irade daha evvel sandıklardan ıslak imzalı seçim sonuç tutanaklarını alamayan İl ve İlçe Başkanlarını görevden alırdı. Örgütleri şu ana dek bu konuda harekete geçirirdi. Sizi bilmem ama ben bu çalışmaları şu ana kadar yapmayan bir iradenin bu seçimde sandıklara sahip çıkacağına inanmam, inanamam.

Cuma günleri Halk Arenası Programlarını izleyenler hatırlayacaklardır. Uğur Dündar geçen bir Halk Arenası Programında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı olan Aykut Erdoğdu’ya ‘’ Seçmenler, 16 Nisan Referandumunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin mühürsüz oy pusulalarının ve zaafların sayılmasına itiraz etmek için neden Yüksek Seçim Kurulu önünde toplanmadılar diye soruyorlar’’ dedi. Aykut Erdoğdu bu soruya karşılık alakası olmayan bir konuda konuştuktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday adaylığını açıkladı. Şimdi gelin de siz Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu yönetim kadrolarının sandıklara sahip çıkmasını bekleyin.

Konuyu uzattığımın farkındayım ancak böylesine önemli bir konuyu da yazmadan geçemezdim. Atalarımız ‘’ Görünen köy kılavuz istemez’’ diye boşuna söylememişler. Siz, siz olun 2 Mayıs ile 12 Mayıs arasında seçmen kayıtlarını kontrol etmeyi unutmayın. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kadroları her ne kadar sandıklara sahip çıkamayacak olsalar da siz oy kullanmayı bir vatandaşlık görevi olduğunu bilin. 02.05.2018

678 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title