SURİYE İKİNCİ SARI ÖKÜZ’DÜR

Sanıyorum şu meşhur Sarı Öküz ’ün hikâyesini biliyorsunuzdur. Bu yüzden burada anlatmaya gerek duymuyorum. Ancak anlatacaklarım tam da Sarı öküz hikâyesidir. Çünkü şu an bölgemizde de ikinci Sarı Öküz’ lük bir durum var. Birinci Sarı Öküz Irak’tı. Irak parçalandı ve bölündü. İkinci Sarı Öküz ise Suriye’dir. Şimdi sıra ona geldi.

Bir tarafta ABD, İsrail, İngiltere ve Fransa var. Diğer tarafta ise Rusya, Çin ve İran var. Bizi ise saymayın. Bizim ne tarafta durduğumuz pek belli değil. Bir Rusya’ya göz kırpıyoruz, bir ABD’ye göz kırpıyoruz. Anlayacağınız ikisinin arasında gidip geliyoruz. Şu ana kadar Suriye’de yapmış olduğumuz operasyonları Rusya ve İran’a borçluyuz ama ABD’nin yanında olmak içinde de can atıyoruz. Durum tam da budur.

Birinci Sarı Öküz Irak’tı demiştim. Buradan devam edeyim. Rusya zamanında maalesef bugün Suriye’de gösterdiği hassasiyeti dün Irak’ta göstermedi. Dolayısıyla ABD Irak’ı talan etti. Böldü ve parçaladı. Binlerce insanın ölümüne de sebep oldu. Amaç Irak’a demokrasi getirmekti. Çok şükür Irak’a demokrasi geldi ama biraz fazla geldi. Atalarımız ne demişler? ‘’ Azı karar çoğu zarar’’. Irak’ta da aynen böyle oldu. Demokrasi fazla geldi. Fazla gelen demokrasi Irak’ı yedi bitirdi. Orta da kala kala çırılçıplak bir ülke kaldı. Alsan alınmıyor, satsan satılmıyor. Bölge üzerinde de hiç etkinliği kalmadı. Anlayacağınız terör örgütlerinin yuvası haline geldi.

Rusya ve İran zamanında birinci Sarı Öküz olan Irak’ı ABD ile İngiltere’ye vermeselerdi bugün bunlar Suriye’nin üzerine bu derece çullanamazlardı. Bu yüzden Suriye’nin talan edilme sürecinde ben Rusya ile İran’ı suçlarım. Rusya ile İran bugün ikinci Sarı Öküz olan Suriye’yi kaptırmamak için uğraşıyorlar ama asıl birinci Sarı Öksüz’ü vermeyeceklerdi. Şimdi elbette bu iki ülkenin Suriye’yi sahiplenmesini önemsiyorum. Geç de olsa verdikleri mücadeleyi de anlamlı buluyorum. ABD ile İngiltere’nin bütün çığırtkanlıklarına rağmen Beşar Esat’a sahip çıkmalarını takdir ediyorum. Ancak biraz önce de söylediğim gibi ilk Sarı Öksüz’ü vermemiş olsaydılar bugün işleri çok daha kolay olurdu.

Birinci Sarı Öküz Irak idi. İkinci Sarı Öküz ise malumunuz Suriye’dir. Üçüncü Sarı Öküz ise İran’dır. Dördüncü Sarı Öküz ise maalesef ki maalesef bizim ülkemizdir. Ülkemizi yönetmekte olan iktidar partisi bizim ülkemizin dördüncü Sarı Öküz olduğumuzu biliyorlar mıdır bilmiyorum ama şu ana kadar izledikleri politikadan dolayı ben pek iyimser olduğumu söyleyemem. Çünkü sağa sola yalpalamalarından dolayı henüz bölge barışı adına güven verebilmiş değiller.

Ulus devletlerin beş on yıllık gibi tutarlı iç ve dış politikaları olur. Belirlenen bu politikalar doğrultusunda da hareket edilir. Uluslararası çevrelere karşı da dik durulur. Dik durulur ki uluslararası çevreler bizin ciddi olduğumuzu anlasınlar. Peki, biz şimdi uluslararası çevrelere göre dik durabiliyor muyuz? Rusya ve İran’ın onayı ile Suriye’de operasyon yaparken bu iki ülkenin hassasiyetlerini tam olarak anlayabiliyor muyuz? Onlara güven verebiliyor muyuz? Yarından sonra ABD yine el uzatırsa Rusya ile İran’ı bir çırpıda satar geçer miyiz? Bu soruların yanıtı önemlidir. Eğer biz bu iki ülke ile tam olarak mutabakat içinde olursak ABD bölgede daha fazla kalamaz. Dolayısıyla Suriye’yi bölemez. Sonrasında sıra İran ile bize gelmez. Böylelikle durduk yerde binlerce insan da yaşamını yitirmek zorunda kalmaz.

Bu sebeplerden dolayı ikinci Sarı Öküz ‘ün verilme aşamasında bizim ülkemize de büyük sorumluluk düşüyor. Öyle boş boş Suriye’nin toprak bütünlüğünü önemsiyoruz demekle Suriye’nin bölünmesini önleyemeyiz. Ya adam gibi Rusya ve İran’ın yanında dik durarak bölge barışına katkı sunacağız, ya da bu işlere hiç girmeyerek Rusya ile İran’ın elini zayıflatmayacağız. İkisinden birisi. Başka bir seçenek yok. Eğer yarından sonra Suriye’de düşerse sıra İran ile bize gelecek. Sonrasında biz nerede hata yaptık diye düşüneceğimize şimdiden adam akıllı düşünüp ikinci Sarı Öksüz’ü vermemeye bakmamız gerekir. Bilmem anlatabildim mi?

502 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.