BAŞKANLIK SEÇİMİ İKİNCİ TURA KALIR MI?

Sanıyorum seçim havasına yavaş yavaş girmeye başladık. Zira televizyonlardaki tartışma programları da genellikle bu konu üstünde duruyor. Hangi televizyon kanalını açsanız muhakkak suretle seçimle ilgili birkaç yorum alırsınız. 2019 yerel ve genel seçimlerinin öne alınması veya zamanında yapılması ile ilgili yorumlara şahit olursunuz. İktidar partisinin talimatlı yorumcuları seçimlerin zamanında yapılacağını söylerler. Ekonomik verilere bakarsanız ise ülke daha fazla kötüye gitmeden iktidar partisinin baskın bir erken seçime gidebileceğini tahmin edersiniz.

Ülkenin genel havasına baktığınız zaman iktidar partisinin ekonomik veriler daha da kötüye gitmeden bir baskın erken seçime gitmek istediği anlarsınız. Fakat iktidar partisi bugüne kadar seçimleri zamanında yapılması konusunda kamuoyuna verdiği mesajlardan dolayı erken seçime kendi iradeleri ile gitmek istemezler. Basına da yansıyan haberlere göre erken seçimin fitilini eskiden olduğu gibi yine MHP ateşleyebilir. Bahçeli ne de olsa bu konularda bayağı tecrübelidir. İktidar partisi de bu çıkışa seçim resti ile yanıt verebilir. Böylelikle durduk yerde erken seçime gidebiliriz.

Erken seçim ile ilgili bu tür söylentiler yapılırken bana göre gözden kaçırılan başka bir konu var. O da gerek erken, gerekse zamanında yapılacak olan Başkanlık seçimlerinin tek turlu olacağıdır. Muhalefete bakacak olursanız Başkanlık seçimlerinin iki turlu olacağını sanırsınız. İkinci tura kalan iki adayın yarışacağını sanırsınız. Bana göre bu öngörü tamamen hayalden başka bir şey değil. Anlayacağınız Cumhuriyet Halk Partisi’nin beyin takımı seçimlerin iki turlu olacağını sanıyorlar. İkinci turda da seçimi kazanacaklarını düşünüyorlar. Çalışmalarını da buna göre yapıyorlar.

Her şeyden evvel iktidar partisinin seçimleri tek turda bitirmeyi planladığını söyleyeyim. Yoksa bu iktidar partisi şansı ikinci tura asla bırakmaz. Hele hele OHAL gibi ellerinde en büyük koz varken seçimi asla ikinci tura bırakmazlar. Çünkü bu seçim onlar açısından çok büyük önem taşıyor. Bugüne kadar hayal etmiş oldukları Başkanlık özlemine kavuşmuş olacaklar. Parlamenter sistemi devre dışı bırakacaklar. Ülkeyi tek elden yönetecekler. Anlayacağınız iktidar partisi bu seçimlere bugüne kadar yapmış oldukları seçim çalışmalarından daha fazla çalışacaklar. Bunu bilmek için de alim filan olmaya da gerek yok.

İktidar partisinin bu seçimleri ikinci tura bırakmak istememesini Meclis’te çıkarmış olduğu mühürsüz zarfların kabul edilmesini sağlamasından anlayabiliriz. Bugüne kadar koalisyonlar dönemlerini eleştirirlerken bugün MHP ile seçimler öncesinde kurmuş olduğu koalisyondan anlayabiliriz. Başkanlık seçimlerini de OHAL kapsamında yapmak istediklerinden anlayabiliriz. Anlayacağınız iktidar partisinin Başkanlık seçimlerini ikinci tura bırakmak istemediklerini her türlü hal ve hareketlerinden anlayabiliriz.

İktidar partisinin Başkanlık seçimlerini ikinci tura bırakmak istemediklerini anlayabiliyorum da, Cumhuriyet Halk Partisi’nin beyin kadrosunun seçimlerin ikinci tura sarkacağını iddia etmelerini doğrusunu isterseniz pek anlayamıyorum. Sandıklara bu sefer sahip çıkarak hilenin yapılmasını önleyeceklerini sanıyorsanız aldanıyorsunuz. Çünkü ben Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu beyin kadrolarında sandıklara sahip çıkacak bir irade göremiyorum. Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nde sandıklara sahip çıkacak bir beyin kadrosu olsaydı bugüne kadar yapılan seçimlerde de sandıklara sahip çıkarlardı. Şimdi yine her zaman olduğu gibi sandıklara sahip çıkacaklarını söylüyorlarsa bilin ki parti örgütlerin gazını alıyorlardır. Eğer gerçekten de sandıklara sahip çıkmak istemiş olsaydılar bugüne kadar sandıklara sahip çıkamayan il ve ilçe Başkanlarını görevden alırlardı. Bugün sandıklara sahip çıkan il ve ilçe Başkanları ile sahip çıkamayan İl ve İlçe Başkanları arasında herhangi bir fark yoksa bilin ki, yine sandıklara sahip çıkmayacaklardır. Ayrıca seçim kazanan il ve İlçe Başkanları ile seçim kaybeden İl ve İlçe Başkanları arasında da herhangi bir fark yok ise bilin ki, bu seçimlerde de farklı bir seçim çalışması yapmayacaklardır. Her zaman olduğu gibi yine iktidar partisinin yaratmış olduğu gündeme takılıp gideceklerdir.

İktidar partisinin bu seçimi birinci turda bitirmesi ile ilgili bir bilgi daha vereyim. Bundan önce yapılan Rejim Değişikliği Referandumunda ‘’ Evet’’ veya ‘’ Hayır’’ oyları vardı. Dolayısıyla muhalefet tarafı tek vücuttu. Şimdi ise öyle mi? İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener aday olduğunu açıkladı. Büyük bir ihtimalle Saadet Partisi de bir aday çıkaracak. Cumhuriyet Halk Partisi de bir aday çıkarırsa oylar üçe bölünmüş olacak. HDP’de aday çıkarırsa oylar dörde bölünmüş olacak. Eğer sadece iki aday çıkarsa bile oylar ikiye bölünmüş olacak. Ancak ‘’ Evet’’ cephesi yine aynı şekilde duruyor. Bu durumda seçimin ikinci tura kalacağını halen daha ben anlayabilmiş değilim. Anlayan birisi varsa da lütfen bana da söylesin. Ben de bilgileneyim.

Aslında bu seçimlerde yapılacak tek şey var. O da Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekilleri İlhan Cihaner ile Selin Sayek Böke’nin önerdiği seçimleri boykot etme girişimidir. Zaten normal koşullarda bu seçimi kazanmak hayalden başka bir şey değildir. O halde bu seçim boykot edilmelidir. Eğer Ana Muhalefet Partisi bu seçimleri boykot ederse seçimlerin meşruluğu da kalmaz. İktidar partisi de bu seçimin sonucunu meşrulaştıramaz. Ancak Cumhuriyet Halk Partisi seçimlere girerse seçim meşru olmuş olur. Yüksek Seçim Kurulu da seçimlere hile karışmasına engel olmayacağı için iktidar partisi her zaman olduğu gibi yine bu seçimi kazanır. Sonrasında seçimlerde hile yapıldı deseniz de nafiledir. Size yine ‘’Atı alan Üsküdar’ı geçti’’ derler. Hele hele hile ile kazanılan seçimler sonrasında siz daha önce örgütlerinizi Yüksek Seçim Kurulu’nun önüne çağırmamışsanız bu seçimlerde de çağıramazsınız. Böylelikle seçimi yine iktidar partisi kazanmış olur. Saatler 24.00 lere yaklaştığı zaman iktidar partisi yeni bir balkon konuşmasına hazırlanırken siz de her zaman olduğu gibi yine ağlamaklı olarak bir basın açıklaması yapabilirsiniz. Eğer kamuoyunun önüne çıkacak haliniz de yoksa kardeşim bir basın açıklaması ile yetinmek zorunda kalırsınız.

Bu saatten sonra Başkanlık seçimleri ile ilgili yapılması gereken tek şey seçimleri boykot etmektir. Açıkçası size söyleyeyim ki, bugüne kadar hiçbir seçimi kazanamayan Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu beyin kadrosu bu seçimi boykot etmez. Neden biliyor musunuz? Çünkü oturdukları koltukları hiçbir şekilde kaybetmek istemezler de ondan. Koltuklarına sıkı sıkıya yapışırlar ama o koltukları seçimin meşrulaşmasına engel olmak için asla terk etmezler. Çünkü o koltuklar onlara babalarından kalma yadigârdır. 09.04.2018

732 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.