PARALEL ORDU İLE OPERASYON YAPILMAZ

Bir ara paralel Türk Silahlı Kuvvetleri diye bir yapı oluştu. Siz de biliyorsunuz. Ancak bugünün iktidar partisi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yapısı ile oynamalarına kadar böyle bir yapı yoktu. Türk Silahlı Kuvvetleri’nden irticacı eylemlere katılan subayların ordudan atıldığı dönemlerde de yoktu. Peki, sonra ne oldu? Bugün iktidarda olanlar biz bu işleri çok daha iyi biliyoruz dediler. Ülkeyi yönetmeye talibiz dediler. ABD’nin de yardımı ile MHP, ANAP VE DSP koalisyon hükümetine sivil bir darbe düzenlediler. Mevcut koalisyon hükümetini yıktılar. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim çığırtkanlığı ile erken seçimlere gidildi. Sonrası malum.

İktidara gelmeleri ile birlikte devletin tüm kurumların yapısı ile oynadılar. Türk Silahlı Kuvvetleri de bundan nasibini aldı. Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında ilk etapta irticacı eylemlere katıldığı tespit edilen subayların ordudan ilişiklerinin kesilmesine şerh koydular. Sonra ülkenin kurumlarını ele geçirmeye başlayınca sinsi planlarını da hayata geçirmeye başladılar. Bir sonraki aşamada adı irticacı eylemlere karışan subayları baş tacı etmeye başladılar. Zaten yağan yağmurlarda birlikte ıslanmışlardı. Haliyle memleketin milli ordusunu şimdilerde FETÖ dedikleri bu yapıya sorgusuz sualsiz teslim etmişlerdi.

Daha sonra olanları siz de biliyorsunuz. Orduyu ele geçiren bu yapı Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki muvazzaf Atatürkçü subayları ‘’darbe yapacaklardı’’ yalanı ile zindanlara attılar. Onların yerine de kendi yetiştirdikleri Atatürk düşmanlarını yerleştirdiler. Böylelikle başta da bahsettiğim gibi Türk Silahlı Kuvvetleri’ni paralel Türk Silahlı Kuvvetleri’ne dönüştürdüler. Oluşan bu yapı da orduyu kendi amaçları doğrultusunda kullandı. Ülkenin birliğini ve bütünlüğünü koruyacakları yerde PKK Terör Örgütü’ne operasyon düzenlemeyerek ülkeye ihanet etti. Hatta iktidar partisi de PKK Terör Örgütü’ne operasyon düzenlemeyi yasaklayarak amaçlarına ulaşmalarına katkıda bulundular.

Her şey güllük gülistanlık içende devam ederken nasıl olduysa bir ara çıkarlar ön plana çıktı. Çok büyük kavgalar oldu. FETÖ dedikleri bu yapı ele geçirdikleri Emniyet Teşkilatı ile Milli İstihbarat Teşkilatı’na operasyon düzenlediler. Bu paralel yapı daha sonra 17 – 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonunu düzenledi. Bu operasyon da yetmeyince şeklini ve yapısını değiştirdikleri Türk Silahlı Kuvvetlerini kullanarak darbe teşebbüsünde bulundular. Mevcut sisteme darbe yapmak zaten bu yapının en başlı marifetlerinden biriydi. Haliyle bu girişimde de bulundular ama başarılı olamadılar.

Şimdi durduk yerde bütün bunları neden yazdığımı merak ediyor olmalısınız. Bu süreçte yaşananları ‘’biz zaten biliyoruz’’ dediğinizi de duyar gibiyim. Sizi daha fazla merakta bırakmadan müsaadenizle açıklayayım. İktidar partisi biliyorsunuz Özgür Suriye Ordusu denilen meşru Suriye Ordusundan kaçan vatan hainleri ile birlikte Suriye’de operasyon düzenliyor. Özgür Suriye Ordusu denilen bu paralel yapı da yarından sonra silahlarını bizim ülkemize çevirmeyecekleri ne malum? Bunun bir garantisi var mı? Birlikte hareket ettiğiniz yapı meşru bir yapı ise bir antlaşma yaparsınız. Yapmış olduğunuz antlaşmaya göre de hareket edersiniz. Gerek Birleşmiş Milletlere karşı, gerekse uluslararası toplumun karşısında da yapmış olduğunuz operasyonun meşruluğunu anlatırsınız. Peki, şimdi Özgür Suriye Ordusu denilen bu paralel yapı ile nereye kadar gidebilirsiniz? Bu yapının örgütünün uluslararası camiada bir karşılığı var mı? Kendi ordusundan kaçan bu vatan hainlerine ne kadar güvenebilirsiniz?

Söz konusu duruma bir de ters açıdan bakalım. Mesela yarından sonra Suriye Ordusu da bizim içimizdeki FETÖ’cü hainlerle birlikte bizim ülkemizde bir operasyon yapmaya kalkarsa nasıl karşılarsınız? Bunu hiç düşündünüz mü? Meseleye bir de bu açıdan bakmak gerekir. 07.03.2018

355 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.