MESELE SAADET DEĞİL, GÜL

Basından sizin de takip ettiğiniz üzere bu aralar 2019 seçimleri için ittifak çalışmaları yapılıyor. Bu işin öncülüğünü de iktidar partisi yapıyor. Çünkü MHP erken veya zamanında yapışacak olan seçimlerde % 10 barajın altında görünüyor. İktidar partisi de doğal olarak MHP’nin Meclis dışında kalmasını istemiyor. Ben de olsan iktidarıma destek olan muhalefet partisini Meclis’e taşımak isterim. İktidar partisi de işte şimdi bunu yapıyor. Burada iktidar partisi açısından şaşılacak bir durum yok.

İktidar partisinin kurmuş olduğu bu ittifaka BBP’nin de katılmak istediğini anlamak zor değil. Çünkü Büyük Birlik Partisi de uzun zamandır MHP gibi iktidar partisinin istetmesi haline geldi. Haliyle bu durumda Büyük Birlik Partisi’nin Ana Muhalefet partisi ile ittifak yapacak hali yok. Eğer iktidar partisi Büyük Birlik Partisi’ne de milletvekili garantisi verirse bu durum Büyük Birlik Partisi açısından büyük bir kazanç olacak. Çünkü varlığı ile yokluğu bile belli olmayan Büyük Birlik Partisi’nin kayda değer alabileceği bir oy da yok. Ancak Büyük Birlik Partisi’nin Cumhur ittifakının içinde yer alması iktidar Partisinin elini güçlendiriyor. Belli bir oy kitlesi bile olmayan Büyük Birlik Partisi Cumhur İttifakının elini nasıl güçlendiriyor diye düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum. Böyle düşünmekte haklısınız. Bu durumu size açıklayayım.

İktidar partisi her şeyden evvel Cumhur ittifakının destekleyen siyasi partilerin artmasını istiyor. Çünkü bu ittifakı destekleyen siyasi parti ne kadar çok olursa toplum üzerinde de o derece olumlu bir etki bırakacak. Yoksa Büyük Birlik Partisi’nin Cumhur ittifakına katacağı önemli bir oy kitlesi yok. Burada amaç Cumhur ittifakını destekleyen siyasi partilerin sayısını arttırarak bu ittifakı toplum üzerinde etki bırakmasını sağlamaktır.

İrili ufaklı muhalefet partilerinin Cumhur ittifakına katmanın diğer bir faydası da olası seçim hilesinin yasalaşmasını sağlamaktır. Çünkü seçim sonucunda ne kadar destekleyeniniz varsa o kadar seçim hilesi yapabilirsiniz. Bir o kadar da yapılan hilenin araştırılmasının önüne geçmiş olursunuz. Yani bir taşla iki kuş vurmuş olursunuz. Şimdi burada yapılacak olan seçimlerde nasıl hile yapılacağına dair ayrıntı yazmayacağım. Çünkü bugüne kadar bu konuyu yazmaktan kına geldim. Halen daha seçimlerde hile yapılmadığını düşünenler var. Halen daha sandıklara sahip çıkıldığını düşünenler var. Halen daha önümüzdeki seçimlerde sandıklara sahip çıkacaklarını söyleyenler var. Bunu söyleyenler de bugüne kadar sandıklara sahip çıkamayanlardır. Şimdi hangi iradeleri ile sandıklara sahip çıkacaklarını anlayabilmiş değilim. Her zaman olduğu gibi yine toplumun gazını almaktan başka bir şey yapmıyorlar.

Ben sandık meselesinden tekrar konuma döneyim. Yoksa konu dağılıp gidecek. İktidar partisi bu aralar Saadet Partisi ile de ittifak yapmak istiyor. Ancak Saadet partisi bu ittifak teklifine şu ana kadar sıcak bakmış değil. İktidar partisi basına yansıyan bilgilere göre Saadet Partisi’ne 2 Bakanlık ve 20 Milletvekili teklifinde bulunmuş. İktidar partisi şu an TBMM’de bulunan Milliyetçi Hareket Partisi’ne bile bu teklifi yapmamışken Saadet Partisi’ne bu teklifi yapmasının bir nedeni olmalı değil mi? Hatta Saadet Partisi’nin en son yapılan seçimler de Büyük Birlik Partisi ile beraber oyunun % 5’in altında olmasına rağmen iktidar partisi Saadet Partisi’ne bu teklifi yapıyor.

Artık sadede geliyorum. İktidar Partisinin Saadet Partisi’ne bu teklifi yapmasının arkasında Gül faktörü yatıyor. Çünkü Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu daha önce Cumhurbaşkanı adayı çıkaracaklarını söyledi. Dahası, Karamollaoğlu çıkaracakları adayın Cumhurbaşkanı seçileceğini söyledi. Karamollaoğlu herhalde bu sözleri boşuna söylemedi değil mi? Karamollaoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak Gül’ü göstereceğini sağır sultan bile duymuşken İktidar partisinin duymamış olabileceğini sanmak sanırım saflık olur. Ancak ne yalan söyleyeyim halen daha ortada dönen dolapları göremeyenler de var. Onlara söyleyecek herhangi bir sözüm zaten olamaz. Ben onları kendi iç dünyaları ile baş başa bırakıyorum. Yoksa geleceği okuyamayanlarla benim işim olmaz.

Ben tekrar kaldığım yere döneyim. İktidar partisinin Saadet Partisi’ne sürekli baskı yapmasının altında biraz önce bahsettiğim gibi Gül’ün adaylığını önleme düşüncesi var. İktidar partisi Gül’ün yalnız olmadığını elbette biliyor. Gül’ün arkasında ABD ile birlikte hareket eden işbirlikçilerin olduğunu biliyor. Kendilerini en çok zorlayacak olan adayın da Gül olduğunu biliyorlar. Bu yüzden İktidar Partisi Saadet Partisi ile ittifak kurarak Gül’ün olası adaylığını önlemeye çalışıyor. Gül’ün tıpkı daha önce AKP’nin başına geçmesini önledikleri gibi şimdi de Cumhurbaşkanı olmasının önüne geçmek istiyorlar. Bilmem anlatabildim mi? 05.03.2018

593 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title