TEBRİK BAHANE, AMAÇ BAŞKA

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü etkinlikleri kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi Tunceli İl Başkanı Ali Rıza Güder, PKK Terör Örgütü tarafından şehit edilen öğretmen Necmettin Yılmaz hakkında bir konuşma yapmıştı. Arkasından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ali Rıza Güder’i yaptığı konuşmadan dolayı tebrik etti. İsterseniz öncelikle Ali Rıza Güder’in Tunceli’de düzenlenen etkinlikte yapmış olduğu konuşmaya kulak verelim. Sonrasında ‘’Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü’’ sorusuna yanıt arayacağım.

PKK tarafından aracı kurşunlanıp, kaçırılan öğretmenimiz Necmettin Yılmaz’ın ölümü yazık ki teyit edilmiştir. Bu elim olay, bu katillere bazı soruların sorulmasını gerektirmiştir. İsterim ki sorularımı herkes ve her yer duysun. Ne istiyorsunuz? Ne istediniz? Bu daha hayatının başında annesiyle babasıyla yaşayacak ömrü olan öğretmenden ne istediniz? Bir gün belki sevdiği ve çocuklarıyla yaşayacak ömrü olan bu gencecik insandan ne istediniz?

Ali Rıza Güder’in yapmış olduğu konuşmaya katılmamak elbette mümkün değil. Bu konuşmayı normal koşullarda her bir siyasi lider elbette tebrik etmelidir. Bu anlamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tebrik etmesi de normaldir. Hatta Başbakan Binali Yıldırım ve Meclis Başkanı İsmail Kahraman da tebrik etmelidir. Ancak yakın bir zamana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Cumhuriyet Halk Partili bir siyasiyi tebrik ettiğine tanık olmamıştım. Şimdi ben bu yüzden ‘’bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu’’ demek zorunda kaldım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her bir konuşmasından elbette bir anlam çıkarmak zorunda değiliz. Ancak bugüne kadar her bir konuşmasında Cumhuriyet Halk Partililere ateş püsküren bir Cumhurbaşkanı’ndan böyle tebrik duyunca insan ister istemez’’ neler oluyor’’ diye sormadan edemiyor. Sizce de öyle değil mi?

Bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama ben Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu tebriki boşu boşuna yaptığını sanmıyorum. Eğer öyle olsaydı Cumhurbaşkanı Erdoğan bugüne kadar terörle ilgili konularda konuşan her bir Cumhuriyet Halk Partiliyi tebrik etmiş olurdu. Ancak ben bugüne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan böyle bir tebrik sözü duymadım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan şimdi böylesine bir tebrik duyuyorsam da mutlaka bir anlamı olduğunu düşünürüm. Yoksa Cumhurbaşkanı Erdoğan bu tebriki boşu boşuna yapmış olamaz. İki iki daha dört eder. Bu kadar basittir.

Biliyorsunuz bu ara kabine de değişti. Yani metal yorgunlarına yol verildi. Az metal yorgunlarının görev yerleri değiştirildi. Anlayacağınız kabine çelik gibi oldu. 2019 seçimlerine de sanırım bu yeni kadro ile gidilecek. Ne diyelim? Hayırlı uğurlu olsun. Ancak bu değişikliği de bir yorumlamak isterim. Kabineyi değerlendirmek belki daha erken ancak ben yine de üstün körü bu konuya girmek istiyorum. Ne olur ne olmaz gibisinden. Nasreddin Hoca göle maya çalarken ‘’ya tutarsa’’ demiş ya, benimkisi de işte o hesap.

Şimdi ben diyorum ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan Ali Rıza Güder’i tebrik etmek suretiyle Ana Muhalefet Partisi’ne bir çiçek göndermiş oldu. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan Ana Muhalefet Partisi için kullanmakta olduğu dışlayıcı dil yerine kucaklayıcı bir dil kullanmış oldu. Peki, bu dil ne anlama geliyor? Cumhurbaşkanı Erdoğan durduk yerde neden Cumhuriyet Halk Partisi’ni kucaklamak gereğini duydu? Bunu hiç düşündünüz mü? Ben düşündüm. Size de açıklayayım.

Her şeyden evvel bir defa Cumhurbaşkanı Erdoğan Cumhuriyet Halk Partisi’nin düzenlemiş olduğu Adalet Yürüyüşünden rahatsız oldu. Bu yürüyüşe Dünya basının göstermiş olduğu ilgiyi gördü. Cumhuriyet Halk Partisi’nin benzer eylemlere devam etmek istediğini de gördü. Adalet eylemlerinin devam etmesi demek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupa arenasında elinin daralması demektir. Bu yüzden Erdoğan Cumhuriyet Halk Partisi’nin olası eylemlere devam etmemesini istiyor. Hatta başlaması düşünülen eylemleri başlamadan bitirmek istiyor. Bunun yolu da Cumhuriyet Halk Partisi ile diyalogdan geçer. Hatta bu tür eylemlerin tekrar etmemesi uğruna Enis Berberoğlu tahliye bile edilebilir. Böylelikle Cumhuriyet Halk Partisi yeniden istenilen kıvama çekilmiş olur. Ne dersiniz? Cumhurbaşkanı Erdoğan bu adımların arifesinde olabilir mi? Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ı da bu amaç uğruna azil etmiş olabilir mi? Olmaz demeyin. Ne de olsa burası Türkiye. Hemen hemen her zaman her şey olabilir. Yakın bir zamanda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Saray’a veya Çankaya’ya da davet edilebilir. Böyle bir gelişme yaşanırsa da hiç şaşırmayın.21.07.2017

521 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.