15 TEMMUZ DESTAN DEĞİL, TERÖRLE MÜCADELEDİR

Geçen Cumartesi günü 15 Temmuz ABD / FETÖ darbe girişiminin 1. yıldönümüydü. Malum iktidar partisi bu darbe girişiminin birinci yıldönümünde sanki cephede savaş kazanmış gibi kutlama törenleri düzenledi. Bu darbe girişiminin bastırılmasına destan dediler. Yurdun dört bir köşesine de afişler astılar. Asılan afişlerde askerleri terörist gibi gösterdiler. Anlayacağınız iktidar partisi darbe girişiminin bastırılmasının birinci yıldönümünü tam anlamıyla amacından saptırarak milleti iktidar nöbetlerine çağırdılar. Sanırsınız ki iktidar partisi işgal edilen vatanı düşmanlardan kurtarmış. Anlayacağınız işi oraya kadar vardırdılar.

Destan, bir kahramanlıktır. Bir başarıdır. İşgal edilen bir ülkeyi düşmanlardan kurtarmaktır. Bu anlamda Çanakkale Zaferi bir destandır. Keza yine kurtuluş savaşlarının her biri bir destandır. Ancak devletin çeşitli kademelerine sızmış teröristleri bertaraf etmek destan olmaz. Eğer 15 Temmuz ABD / FETÖ darbe girişimini bastırmak destan olsaydı 17 / 25 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonunu bastırmak da destan olurdu. Açılım sürecinden sonra PKK Terör Örgütü’ne karşı yapılan mücadele de destan olurdu. Bu bakımdan yurt içinde terör öğütlerine karşı yapılan mücadelenin adı destan değil terörle mücadele olur. ABD / FETÖ darbe girişimini bastırmak terörle mücadeledir. ABD ile PKK’nın güvenlik güçlerimize ve masum halkımıza karşı düzenlemiş olduğu hain saldırılara karşı yapılan mücadelenin adı da terörle mücadeledir.

Meselenin bir de içyüzüne bakalım. Örneğin son yıllarda FETÖ Terör Örgütü ile müşterek ortak konularda kimler buluşma noktası arıyorlardı? Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında irticacı subayların ordudan atılmasını kimler engelliyorlardı? Bu terör örgütüne yargıyı olduğu gibi kimler teslim etmişti? Devletin kadrolarını bu örgüte kimler açmıştı? Şimdi siz bütün uyarılara rağmen bu terör örgütünü görmezden gelmişseniz, bu terör örgütünün elbette bir gün darbe girişiminde bulunabileceğini hesap etmeniz gerekirdi. Devleti bir şirket gibi yönetmeye kalkarsanız elbette böyle darbe girişimlerine maruz kalırsınız. Sonuçta devleti kendi yarattığınız canavardan kurtarmak destan olamaz.

Durduk yerde bir destan yazmaya çalışmak marifet değildir. Marifet, var olan destanlara sahip çıkmaktır. Çanakkale Zaferini saptırmadan kutlamak ve ona sahip çıkmaktır. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine yasaklama getirmeden halk ile birlikte coşkuyla kutlamaktır. 30 Ağustos Zafer Bayramını doyasıya kutlamak ve kutlanmasını sağlamaktır. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı törenlerinin tüm yurtta kutlanmasını sağlamaktır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramların eskiden olduğu gibi kutlanmasına müsaade etmek ve bu bayrama bilfiil katılmaktır. 10 Kasım Atatürk’ü Anma ve Anlama günlerinde hasta filan olmadan Ata’nın huzuruna çıkabilmektir. Türk Milleti’ni ayaklar altına almak yerine başın üstüne koyabilmektir. Eğer siz gerçekten destan yazmak istiyorsanız kardeşim öncelikle bu milletin değerlerine sahip çıkmanız gerekir. Ülkenin birliği ve bütünlüğünü kavramanız gerekir. Sevr yerine Lozan Barış Antlaşmasına sarılmanız gerekir.

Bu millet Mustafa Kemal Atatürk sayesinde yok olmaktan kurtuldu. Tarihteki yerini de yine onun sayesinde aldı. Şimdi bu ulusun varlığını sağlayan Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamadan destan filan yazamazsınız kardeşim. Destan yazmak öyle kolay değildir. Destan, emperyalist ülkelerle birlikte bölge ülkelerinin kuyusunu kazmakla yazılmaz. Destan, ülkeyi dört bir taraftan işgal eden düşman kuvvetlerine karşı yedi düvelde savaş kazanmakla yazılır. 18.07.2017
”CHP Neden İktidar Olamıyor” adlı kitabım Sözcü ve Oda Kitap’ın internet sitelerinde satışa sunulmuştur. Bilgilerinize sunarım.

975 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

One thought on “15 TEMMUZ DESTAN DEĞİL, TERÖRLE MÜCADELEDİR

  • 22 Temmuz 2017 tarihinde, saat 04:07
    Permalink

    *Yalan makinası R T E’ın sahte türk askerlerini canlandıran komik afişlerini sergileyen ABC gazetesinden Mustafa Necati YILDIRIM diyor ki; “Malum afişleri görmeyen kalmamıştır herhalde. En hafif tabiriyle bir grafik kazası ya da photoshop kabusu olarak nitelenebilecek bu işlere bir de Fetöcü asker niyetine 1991 Körfez Savaşı sırasında çekilen David Turnley’in ikonik Black Star fotoğrafını yerleştirmeleri gerçekten çok hoş. Ajansa nasıl bir brief verildi acaba? Yani muhtemelen bir ajansa yaptırılmıştır, yandaş bir ajansa. “Yandaş ajans” kulağa ne tuhaf geliyor değil mi? Ama artık böyle zamanlardan geçiyoruz.”*
    http://www.abcgazetesi.com/d/other/yazidetay.png

    *.*
    *.*

    TV Theatre-Watch documentary Tema; *Ultra süper yalancı RTE’ın Darbe Tiyatrosu’ndan akıl durduran manipülasyon sahneleri*

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title

WordPress Uzmanı: Buğra Yazar