SİNCAR ÜZERİNDEN ABD’YE MESAJ

Cumhurbaşkanı Erdoğan genellikle seçim kampanyası sürecinde yurt içi, seçim sonrası da yurt dışı gezisi yapıyor. Böylelikle Erdoğan hem seçim kampanyaları boyunca sarf etmiş olduğu enerjiyi geri topluyor hem de stres atıyor. Rejim değişikliği referandumunun ardından şimdi yine yurt dışı gezisine çıkması da klasikleşmiş bu gezilerin bir devamıdır. İlk olarak Hindistan’a gidecek. Arkasından Rusya ve Çin’i ziyaret edecek. En son da ABD’ye gidecek. ABD Başkanı seçilen Trump’ı hem tebrik edecek, hem de bölge sorunlarını görüşecek.

Erdoğan’ın Hindistan, Rusya ve Çin ziyaretinin normal şartlarda geçeceğini söyleyebilirim ama ABD ziyaretinin pek öyle kolay geçeceğini söyleyemem. Çünkü ABD ziyaretinde Rıza Sarraf konusu var. Eski Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Attila konusu var. FETÖ konusu var. Suriye sınırımız üzerinde kantonları bulunan PYD konusu var. Var oğlu var. Erdoğan bundan önce ABD’ye giderken sadece Suriye konusunu görüşmek için giderdi. Oysaki şimdi durum eskisinden oldukça farklıdır. Şimdi Fethullah Gülen’in tutuklanmasını istenecek. Buna karşın Rıza Sarraf ile Mehmet Hakan Attila’nın kefalet karşılığı serbest kalmasını isteyecek. Bunların yanında olası Rakka operasyonuna PYD’nin dâhil edilmemesini isteyecek. PYD’nın ilan etmiş olduğu kantonları birleştirmemesini isteyecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD ziyaretinde bu sorunları halledebilir mi bilemiyorum. Bana sorarsanız bu sefer işler eskisi gibi kolay değil.

Geçenlerde TSK Sincar’da geniş çaplı bir operasyon gerçekleştirdi. Bu operasyonun arkasında hiç kuşkusuz Cumhurbaşkanı Erdoğan var. Yoksa yetkileri budanmış TSK eskisi gibi kendi sorumluluğunda böyle bir operasyonu asla gerçekleştiremezdi. Ancak burada yanıtlanması gereken bir durum var. O da bu operasyona neden geç kalındığıdır. PKK’nın Kandil’den sonra Sincar’a yerleştiğini sağır sultan bile duymuşken Erdoğan’ın duymamış olması mümkün değildir. Peki, o zaman bu operasyon şimdiye kadar neden yapılmadı? PKK’nın bu bölgeye yerleşmesi neden beklendi? Bu soruların yanıtını bilen var mı?

TSK’nın Sincar’a yapmış olduğu operasyonu önemsemiyor değilim. PKK, Kandil ve Sincar’dan başka daha nerelerde yuvalanmışsa o bölgelere de geniş çaplı operasyonlar yapılmalıdır. Ancak Sinacar’a yapılan bu operasyonun zamanlaması bana biraz manidar geldi. Operasyon Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yurt dışı gezisinden hemen önce yapıldı. Sonra yapılan operasyonun bilgisi ABD’ye bir saat öncesinde haber verildi. Bu iki husus oldukça önemlidir. Bana sorarsanız ABD’ye hiç haber verilmemeli derim. PKK Terör Örgütü ise bu örgüte karşı yapılacak olan operasyonlar için hiç kimseye karşı haber verme yükümlülüğünde olmamamız gerekir derim. Eğer bu terör örgütü Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin olduğu bölgelerde yuvalanıyorsa, öncelikle sorumluluk bu bölgenin yetkililerindedir. Eğer bu bölgenin yetkilileri PKK’nın kendi bölgelerine yerleşmesine sessiz kalıyorlarsa bu terör örgütünü destekledikleri anlamına gelir. Gerek merkezi Irak Hükümeti, gerekse Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi bu terör örgütünün Sincar’a yerleşmesine göz yumduklarını dünya âlem biliyor. Bu durumu ABD’ de biliyor. Hatta ABD bu unsurları alenen destekliyor. Hal böyle olunca TSK’nın bu bölgeye yapacağı operasyon için ABD’yi değil bir saat öncesinden, hiçbir şekilde uyarmaması gerekirdi. Ancak bunun için ABD’ye karşı elinizde güçlü kozlarınız olması lazım. Ancak AKP iktidarı sayesinde bizim ülkemizin elinde maalesef güçlü bir koz yok. Hal böyle olunca TSK’da doğal olarak bir saat öncesinden haber vermek zorunda kalmış.

Tekrar kaldığım yerden devam edeyim. Sincar Operasyonunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD ziyareti öncesine denk gelmesini manidar bulduğumu söylemiştim. Aynı zamanda bu operasyonun yapılacağı bilgisinin de ABD’ye bir saat öncesinden bildirilmesini ABD’ye verilmiş bir mesaj olarak algılıyorum. Yani Erdoğan ABD ziyareti öncesi elini güçlendirmek için bu operasyonun düğmesine basmış olduğunu düşünüyorum. Bir tarafta Rıza Sarraf ve Mehmet Hakan Attila’nın tutukluluk olayı var. Diğer tarafta Fethullah Gülen’nin iade konusu var. Rakka’ya yapılması düşünülen operasyon var. Erdoğan olumsuz bu tablo karşısında Sincar Operasyonu ile elini güçlendirmek istedi. Operasyon devam eder mi bilemem. Ancak basına yansıyan haberlere göre yapılan operasyonun zamanlaması ve bir saat gibi kısa bir süre öncesi haber verilmesi ABD’lileri kızdırmışa benziyor. Uzun lafın kısası Erdoğan kaş yapayım derken göz çıkarmışa benziyor. 28.04.2017

556 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title