ŞAMAR OĞLANINA DÖNDÜK

Son zamanlarda yaşanan gelişmelerden dolayı şamar oğlanına döndük dersem sanırım sizleri yanıltmış olmam. Çünkü öylesine olumsuz gelişmeler yaşanıyor ki, iktidar partisi de işin içinden çıkamaz hale geldi. Ancak yine de kör topal ülkeyi yönetmeye devam ediyorlar. Ülkeyi her geçen gün biraz daha çıkmaz sokağa doğru sürüklemelerine rağmen yaptıkları yanlıştan geri dönmüyorlar. Bir özeleştiri yapıp ta ülkeye daha fazla zarar vermeden istifa edelim de demiyorlar. Anlayacağınız durumumuz son derece vahim.

Ülkeyi yönetemedikleri her hallerinden belli oluyor da, bu durumu milletten saklıyorlar. Ancak bu durum milletten saklanıyor. Çünkü on iki gün sonra rejim değişikliği yasasının referandum seçimleri var. Bu yüzden iktidar partisi ülkemiz açısından yaşanan olumsuz gelişmeleri elinden geldiğince milletten saklayarak EVET oylarını arttırmaya çalışıyor. Yandaş medya bu konuda görevini tam layıkıyla yerine getiriyor. Merkez medya da üzerlerindeki baskılardan dolayı yandaş medyayı aratmıyor. TELE 1, Halk TV, Ulusal Kanal, Fox TV mümkün olduğunca yaşanan gelişmişleri olduğu gibi yayınlayarak milleti aydınlatmaya çalışıyorlar. Keza yine Cumhuriyet, Birgün, Yeniçağ, Aydınlık ve Sözcü gazeteleri de ülkemizde olup bitenleri okurlarına aktararak kamuoyunun doğru bilgilenmesi adına ellerinden geleni yapıyorlar. Ancak bu televizyon kanallılarını izlemeyen ve bu gazeteleri okumayan kesimler sorgulama yapmadıkları için gelişmeleri doğru okuyamıyorlar. Dolayısıyla iktidar partisinin güdümünden de kendilerini kurtaramıyorlar. Asıl sorun da zaten burada. Bu kesimler neden EVET dediklerini sorgulayabilmiş olsaydılar iktidar partisi bu kadar şımarmamış olurdu.

Kıbrıs meselemizi biliyorsunuz. Annan Planından bu yana da bir arpa boyu yol alınamadı. Rumlar her seferinde bir adım attıkça biz iki adım atacaktık. Dolayısıyla ada da nihai çözüme kavuşmuş olacaktık. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti her seferinden bir adım attı ancak Rum tarafı hiçbir zaman adım atmadı. Bu durum bilindiği halde halen daha barış görüşmelerinin devam etmesi arzulanıyor. Lozan Barış Antlaşması imzalanmadan evvel İngilizler de geri adım atmamışlardı. Bugün Rumlar nasıl tavır sergiliyorlarsa o gün İngilizler de aynı tavrı sergiliyorlardı. O dönemin koşullarında Atatürk ile İsmet Paşa onurlu bir şekilde barış masasından kalkmasını bilmişti. Ancak bizimkiler böylesine bir tutum ve davranış sergileyemiyorlar. Hani biraz tutarlı bir politika gütmüş olsaydılar Rumlar da tıpkı İngilizler gibi yola gelecekler ama öyle tutarlı bir politikayı uygulayacak maalesef sorumlu bir iktidar partisi yok. Dolayısıyla Rum kesimi her geçen gün daha da küstahlaşıyorlar. Ülkeyi yönetenler de bunların altında eziliyorlar. Kendilerinin ezildikleri yetmemiş gibi ülkenin onurunu da çiğnetiyorlar. Eski Başbakan Bülent Ecevit’in gösterdiği yüreğin binde birini bile gösteremiyorlar.

Kıbrıs sorunumuz olur da 12 ada sorunumuz olmaz mı? Elbette olur. Ülkeyi yönetemeyen bu iktidarın elbette çözemediği sorunlar olur. Yoksa ülke yönetiliyor olsaydı bu türde sorunlarımız olmazdı. Yunanlılar Ege de bulunan adalarımızı işgal ettiği uzun bir zamandan bu yana kamuoyunda dillendiriliyor. Ada’nın işgal edildiği resimler sosyal paylaşım sitelerinde dolaşıyor. Ancak ne hikmetse Almanya’ya ve Hollanda’ya demediğini bırakmayan iktidar partisi Yunanlılara hiç bir şey diyemiyor. Yunanlılara ‘’heyt’’ bile diyemiyorlar. Anlayacağınız bir avuç Yunanlıya güçleri yetmiyor. Sorsanız ‘’Ortadoğu da bizim haberimiz olmadan bir tek yaprak bile kıpırdayamaz’’ derler. Fakat Ege adalarının Yunanlılar tarafında işgal edildiğinden haberleri bile yok.

Malum bir de başarısızlıkla sonuçlanan Fırat Kalkanı Operasyonu var. Sözde sınırlarımızı güvenceye alacaklardı. PYD’nin ilan etmiş olduğu kantonların birleşmesini önleyeceklerdi. PYD’nin Fırat’ın doğusuna geçmesine engel olacaklardı. Menbiç’e gireceklerdi. Falan filan. Hepsi de boş çıktı. Daha önce Süleyman Şah türbesini Suriye’de koruyamadan nasıl alıp kaçmışlarsa şimdi de aynı şekilde öne sürdükleri amaçları gerçekleştiremeden Suriye’den çıkacaklar. Olan yine şehit düşen Mehmetçiklere oldu. Olan yine ülkenin onuruna ve itibarına oldu.

Suriye’de doğru dürüst bir politikamız olsaydı hiç kuşkusuz bugün bu sorunları yaşıyor olmazdık. Fırat Kalkanı Operasyonunu bitirdiğimiz bugünlerde bile halen daha elimizde maalesef doğru dürüst bir Suriye politikamız yok. Ortada öylesine sallanıp duruyoruz. Rusya ile İran Suriye’ye girmemize müsaade ederse giriyoruz. Aynı Rusya ABD ile birlikte ülkemizin Suriye’den çıkmasını isterlerse çıkıyoruz. Tutunacağımız bir dal bile yok. Anlayacağınız bu derece şamar oğlanına döndük. 04.04.2017

313 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.