FIRAT KALKANI AMACINA ULAŞMADI

30.03.2017 tarihinde yapılan MGK toplantısı sonrasında 24.08.2017 günü başlayan Fırat Kalkanı Operasyonunun bittiği açıklandı. Bu açıklamayı Başbakan Binali Yıldırım da teyit etti. Doğal olarak bu operasyon ile ilgili son kararı zaten Cumhurbaşkanı Erdoğan vermişti. MGK ile Başbakan’a da operasyonun bittiğinin açıklaması kalmıştı. Onlarda üzerlerine düşen görevi yapmış oldular.

Fırat Kalkanı Operasyonunun bitişi ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’un ülkemizi ziyarete geldiği güne denk gelmesi tesadüf müdür bilemem. Ancak ABD ile Rusya operasyonun bitişini memnunlukla karşıladıklarını açıkladılar. Demek ki ABD ile Rusya ülkemizden bu operasyonu bitirmesini bekliyorlarmış. Böylelikle ABD’ye ve Rusya’ya karşı herhangi bir bölgede kendi başımıza bir operasyon düzenleyemeyeceğimiz anlaşılmış oldu. Bu konuda daha önce de birçok yazı yazdım. Fırat Kalkanı Operasyonunu Rusya ile İran’ın izniyle yaptığımızı söylemiştim. Yoksa bir ayağımızın NATO’da, diğer ayağımızın Rusya’da olmasına rağmen biz kendi kafamıza göre bir operasyon yapamazdık. Çünkü ‘’Bölge üzerinde bizim haberimiz olmadan kuş bile uçamaz’’ diye caka satmamıza rağmen bölgede maalesef sözü geçmeyen bir ülke konumundayız. Bu durum Ahmet Davutoğlu döneminde de böyleydi, Binali Yıldırım döneminde de böyledir. Değişen bir şey yok. Aynı tas, aynı hamamız.

Fırat Kalkanı Operasyonunu Suriye sınırımızı güven altına almak için başlatmıştık. PYD’nin ilan etmiş olduğu kantonları birleştirmesini engellemek için başlatmıştık. Özgür Suriye Ordusuna bir alan açmak için başlatmıştık. Ayrıca Suriye’de söz sahibi olabilmek için başlatmıştık. Ancak bölge üzerinde etkin değildik. Ayrıca yapmış olduğumuz operasyon meşru değildi. Çünkü bu operasyon için Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat TSK’yı ülkesine davet etmemişti. Ancak Beşar Esat bu operasyona Rusya ile İran’ın bilgisi dâhilinde ses çıkarmamıştı. Yani Beşar Esat bir nevi gözünü kapamıştı. Olanları görmezden gelmişti. Yoksa Beşar Esat’ın Birleşmiş Milletler Örgütü’ne ülkemizi şikâyet etme hakkı vardı. Ancak Beşar Esat Rusya ile İran’ın garantör olmasından dolayı bu operasyona dolaylı yönden razı oldu. Yoksa normal koşullarda Suriye’nin içişlerine karışmak savaş nedenidir. Ancak Beşar Esat bu yola başvurmadı. Dolayısıyla da Suriye^ye Fırat Kalkanı Operasyonunu düzenleyebildik.

Suriye’ye Fırat Operasyonunu düzenlemesine düzenledik de, peki şimdi bu operasyonu bitirirken amacımıza ulaşabildik mi? Operasyon başarıyla sonuçlandı mı? İstediklerimizi aldık mı? Önemli olan da zaten bu değil mi? Madem Suriye’ye bir operasyon düzenledik. O zaman bu operasyon başarıyla sonuçlanması gerekirdi. Öyle değil mi? Peki o zaman şimdi yapmış olduğumuz operasyonun başarısını sorgulayalım. Suriye sınırımızı güvenlik altına alabildik mi? PYD ilan etmiş olduğu kantonları birleştirmekten vazgeçti mi? Yine PYD Fırat’ın batısına geçmeme sözü verdi mi? Önemli olan bu soruların yanıtının ülkemiz lehine sonuçlanmış olmasıdır değil mi? Ancak maalesef bu operasyonu başlattığımız zaman öne sürdüğümüz hedeflerin hiç birine şu an itibarıyla ulaşamamış durumdayız. Söz konusu operasyonu da bitirdiğimize göre bundan sonra da böyle bir şansımız olmayacak. Sıfıra sıfır, elde var yine sıfır.

Eğer siz NATO üyesi bir ülke iseniz kendi başınıza buyruk operasyon yapamazsınız. ABD’ye rağmen bir operasyon yapamazsınız. Yok, eğer Rusya’dan destek alarak bir operasyon yapacaksanız da, bölgede hemen hemen her konuda Rusya ile beraber hareket etmeniz gerekir. Hem NATO ülkesi olarak, hem de Rusya’ya yakınlaşmış bir ülke olarak Suriye’de söz sahibi olamazsınız. İkili oynayarak da hiçbir yere varamazsınız kardeşim. Ulusal arenada öyle sağa sola caka satmakla da bu işler olmuyor. Şimdi Suriye’den amacımıza ulaşamadan çıktıktan sonra Almanya’ya ve Hollanda’ya rest çekseniz ne olur, çekmeseniz ne olur? 01.04.2017

542 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title

WordPress Uzmanı: Buğra Yazar