RAKKA OPERASYONU NE OLDU?

Bizimkiler bu aralar Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya ve Danimarka’ya demokrasi dersi verdikleri için Rakka Operasyonunu unuttular. ABD ise geçen gün Rakka Operasyonunu YPG ile birlikte yapacaklarının garanti olduğunu ancak bu operasyona bizim ülkemizin katılmasının netleşmediğini söylediler. Anlayacağınız bizimkiler Avrupa düşmanlığı yaparken ABD Rakka Operasyonunun planını yapıyor. Ancak ne hikmetse bizimkilerden bu konuda çıt çıkmıyor. Avrupa düşmanlığı ile yatıyorlar, Avrupa düşmanlığı ile kalkıyorlar. Şimdilik gördüğüm tablo bundan ibaret.

Bizimkiler eskiden Suriye’de güvenli bölge oluşturmak istemişlerdi. ABD’de ret etmişti. Şimdi aynı güvenli bölge oluşumunu PKK’nın Suriye kolu ABD’ye önerdi. Yani roller değişti. Bizim ülkenin yerini YPG aldı. Şimdi onlar IŞİD’e karşı yapılacak olan operasyonlar da ABD’nin birinci derecede müttefiki haline geldiler. YPG eskiden de ABD ile birlikte hareket ediyordu ama şimdiki kadar ön planda değildi. Şimdi ise tamamen ön safa geçmiş durumdalar. ABD’ye güvenli bölge çağrısı yapmaları da zaten bu yüzdendi.

Peki, bu gelişmeler karşısında bizimkiler ne yapıyorlar? Rakka Operasyonundan kendi istekleri ile mi çekildiler, yoksa ABD tarafından dışlandılar mı? Bu sorunun yanıtı Suriye krizinin hangi aşamada olduğunu anlamamızı kolaylaştıracak. Eğer bizimkiler kendi istekleri ile Rakka Operasyonuna katılmaktan vazgeçmişler ise şimdi hiç vakit kaybetmeden Rusya ve İran ile birlikte hareket etmeye başlamaları gerekir. Hatta daha fazla vakit kaybetmeden Suriye ile görüşmelere başlamaları gerekir. Yoksa bu aşamadan sonra Rusya ve İran ile birlikte hareket etmekten kaçınılırlarsa Suriye elimizin altından kayıp gidecek. Binlerce Suriyeli mülteci de elimizde kalacak.

Daha önceki bir yazımda ‘’ABD’de başkanlar değişir ama ABD’nin dünya politikası değişmez’’ demiştim. Sanıyorum bizimkiler Obama giderse ABD ile Suriye’de birlikte hareket edebiliriz diye düşünmüş olmalılar. Bu yüzden uzun bir süre Suriye politikasında sessiz kaldılar. Trump Başkan seçilince de hemen harekete geçtiler. Trump’ı Suriye politikasında yanlarına çekmeye çalıştılar. Ancak çabaları boşa çıktı. ABD her seferinde Rakka Operasyonunu YPG ile birlikte yapacağını söyledi. Bizimkiler işte şimdi bu yüzden iki arada bir derede kaldılar. Dış siyaset tecrübeleri de olmayınca her zamanki gibi yine çakıldılar. Şimdi hareket alanları da daraldı. Sanki başka bir planları varmış gibi Rusya ve İran ile de birlikte hareket etmekten çekiniyorlar. Aslında halen yürürlükte olan Astana görüşmeleri var. Şimdi hiç vakit kaybetmeden Rusya ve İran ile birlikte tam bir uzlaşı içinde hareket etmeye başlasalar, şimdiye kadar yapmış oldukları birçok hatayı da telafi etmiş olacaklar. Ancak bunun için samimi olmak lazım. İkide bir İran’a düşmanlık taslamayı bırakmak gerekir. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ı tanımak gerekir. Anlayacağınız bizimkilerin bu konuda ciddi anlamda adım atmaları lazım. Bu adımları atarlar mı bilemem. Ben bu konuda adım atmak zorunda olduklarını söylüyorum.

Gelişmelerden anladığım bizimkilerin şimdilik Suriye politikasında pek adım atacak gibi görünmedikleridir. Şu an itibarıyla rejim değişikliği seçiminin içinde boğulmuş durumdalar. Bu aralar kafalarını kaldırıp ta Suriye politikasını ele alacak halleri de yok. Sanıyorum bu konuyu seçim sonrasına bıraktılar. Ancak böylesine önemli bir konu ötelemeye gelmez. Her an her şey olabilir. Sonrasında bir de bakarsınız ki, Suriye elinizin altından kayıp gitmiş. O saatten sonra da hiçbir şey yapamaz hale gelirsiniz. Benden söylemesi. 18.03.2017

593 Tıklama Toplam 2 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title