ERDOĞAN’DA SEÇİM MİTİNGLERİNİ İPTAL EDER Mİ?


Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Almanya’nın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi’nin konuşma yapmasına izin vermemesi üzerine kendi yapacağı konferansı iptal etmişti. Şimdi de Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Adayı Meral Akşener Almanya, Fransa ve Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile AKP’li Bakanların konuşmalarına izin vermemesi üzerine bu ülkelerde yapacağı konferansları iptal ettiğini duyurdu.

Deniz Baykal ile Meral Akşener’in AKP’li Bakanların yurt dışında dışlanmasına yönelik gösterdikleri dayanışma örneğini son derece önemli buluyorum. Ben de bu açıdan Deniz Baykal ile Meral Akşener’i dış siyaset adına göstermiş oldukları duyarlılıktan dolayı tebrik ediyorum. Devlet adamlığı zaten böyle günlerde belli olur. Meral Akşener her ne kadar kadın da olsa göstermiş olduğu bu hassasiyet onun da devlet adamı olduğunu gösterir. Burada Meral Akşener’in devlet adamı mı yoksa devlet kadını mı olması gerektiği kavramları üzerinde durmayacağım. Siz hangi kavramı benimsiyorsanız onu kabul edin. Benim burada size tercih yaptırma gibi bir lüksüm yok. Zaten yazmak istediğim konu da bu değil. Benim için önemli olan Deniz Baykal ile Meral Akşener’in AKP’li Bakanların yurt dışında dışlanmaları karşısında göstermiş oldukları dayanışma örneğidir. Bu durumun ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın umurunda olduğunu pek sanmıyorum. Çünkü onlar rejim değişikliği yasasını ölüm kalım meselesine çevirdikleri için şu an önlerini ve arkalarını görecek durumunda değiller. Böyle bir konunun başdanışmanlarının da gündeminde olduğunu pek sanmıyorum.

Peki, Deniz Baykal ile Meral Akşener’in AKP’li Bakanların yurt dışında dışlanması ile ilgili gösterdikleri dayanışma örneğini Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım yurt içinde gösterebilir mi? Sanıyorum ne demek istediğimi anladınız. Rejim değişikliği yasasının referandum sürecinin başlamasından bu yana HAYIR kampanyası yürütenlere karşı bir baskı uygulanıyor. Bu kampanyaya katılan vatandaşlar gözaltına alınıyor. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Adayı Meral Akşener’in konuşma yapacağı salonların elektrikleri kesiliyor. Konuşma yapacağı salonlarda tadilat yapılacağı mazereti ile konuşma yapması engelleniyor. Yine Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Adaylarından Sinan Oğan’ın kürsüsü devriliyor. Yine Genel Başkan Adaylarından Ümit Özdağ ile Yusuf Hallaçoğlu’nun konuşma yaptığı salona baskın düzenleniyor. Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya’nın kendi bakanlarına konuşma hakkı vermemesinden dolayı gösterdiği tepkiyi Milliyetçi Hareket Partisinin HAYIR kampanyası yürütenlerine karşı yapılmakta olan baskılara gösterdi mi? HAYIR kampanyası yürütenlere yönelik yapılan baskılar karşısında bir çift laf etti mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm milletin Cumhurbaşkanı ise HAYIR kampanyası yürütenleri de kucaklaması gerekmiyor mu? Onlar da bu ülkenin vatandaşı değil mi? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hayır kampanyası yürütenleri kendisi gibi düşünmüyor diye dışlama hakkı var mıdır? Böyle milli irade olur mu?

Deniz Baykal ile Meral Akşener Almanya, Fransa ve Hollanda’nın AKP’li Bakanlara konuşma hakkı vermemesinden dolayı bir dayanışma örneği sergileyerek yapacakları programları iptal ettiler. Deniz Baykal ile Meral Akşener aynı zamanda yurt dışında yapacakları konuşmaları iptal ederek bu vatandaşlara yönelik propaganda çalışmalarında eşitsizliğe müsaade etmemiş oldular. Peki, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım yurt içinde HAYIR kampanyası yürüten partililere yönelik yapılan baskılar yüzünden ortaya çıkan eşitsizliği ortadan kaldırmaya yönelik herhangi bir girişimde bulundular mı? Deniz Baykal ile Meral Akşener’in gösterdiği dayanışma örneğinin binde birini yurt içinde HAYIR kampanyası yürütenlere gösterdiler mi? HAYIR, kampanyası yürüten Milliyetçi Hareket Partisinin muhalif partililerinin düzenledikleri konferansların engellenmesinden dolayı referandum kampanyalarında eşitsizlik olmasın diye kendi yapacakları mitingleri iptal ettiler mi? Mesele işte buradadır. Aslında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu rejim değişikliği referandumunda tüm seçmenleri kucaklama anlamında taraf olmaması gerekirdi. Taraf olmasını bir yana bıraktım. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en azından HAYIR kampanyası yürütenlere karşı adil bir tutum göstermesi gerekirdi. HAYIR, kampanyası yürütenlerin düzenledikleri kampanyalara karşı yapılan baskılara izin vermemesi gerekirdi. Ancak kime ne anlatacaksınız?14.03.2017

426 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.