ŞU NEFRET DİLİ OLMASA

Rejim değişikliği yasasının oylanacağı gün yaklaştıkça iktidar partisinin önde gelenleri her zaman olduğu gibi yine sağa sola tehditler savurmaya devam ediyorlar. Seçimlerden EVET çıkar ise terör bitermiş. HAYIR, oyu çukur demekmiş. HAYIR, oyu verecek olanlar PKK ile aynı saftalarmış. Yine HAYIR oyu verecek olanlar FETÖ ile de aynı saftalarmış. Aslında millet kimin FETÖ ile ortaklık yaptığını çok iyi biliyor. PKK ile kimlerin masaya oturduğunu da çok iyi biliyor.

Peki, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere AKP’nin ileri gelenlerinin HAYIR oyu kullanacak olanlara karşı kullandıkları nefret dolu sözlerine karşılık Kemal Kılıçdaroğlu nasıl bir söylemde bulunuyor? Hemen söyleyeyim. Kemal Kılıçdaroğlu bunların aksine yumuşak bir dil kullanıyor. EVET, oyu verecek olanlar ile HAYIR oyu verecek olanların bu ülkenin evladı olduğunu söylüyor. EVET, oyu verecek olanların da başının üstünde yeri olduğunu söylüyor. Anlayacağınız Kılıçdaroğlu EVET, oyu verecek olanları dışlamıyor. Olması gereken de zaten bu değil midir? Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere iktidar partisinin ileri gelenlerinin de Kılıçdaroğlu gibi HAYIR oyu verecek olanları da kucaklamaları gerekmiyor mu? Vatandaşların tercihlerine saygı duymaları gerekmiyor mu? Elbette böyle davranmaları gerekiyor ama bunlar HAYIR oyu verecek olanların iktidarı değil ki, onları kucaklasınlar.

İktidar partisinin ileri gelenleri Milliyetçi Hareket Partisinin HAYIR cephesinde bulunan Milletvekillerine bile tahammül edemiyorlar. Ya salonların elektriğini kesiyorlar, ya da son anda salonda tadilat var gerekçesiyle toplantıyı iptal ettiriyorlar. Sinan Oğan’ın kürsüsünü deviriyorlar. HAYIR, oyu verilmesi yönünde düzenlenen etkinliklere yasaklama getiriyorlar. Tüm bu girişimleri de sanki hiçbir şey olmamış gibi tribünden seyrediyorlar. Ancak Almanya gibi bir ülke kendilerine konuşma hakkı vermediği zaman feryat figan ediyorlar. Almanya eğer konuşma hakkı vermez ise Dünya’yı ayağa kaldıracaklarını söylüyorlar. Buradan Almanya’yı bunlara konuşma hakkı vermemesinden dolayı övecek değilim. Böyle bir girişimi destekleyecek de değilim. Ancak sen kendi ülkende konuşma yapmak isteyenleri engellerken her şey normal oluyor da, Almanya sizin konuşmanızı engellediği zaman neden kötü oluyor? Burada bir çelişki yok mu? Eğer Almanya’nın yaklaşımı Nazi dönemlerini hatırlatıyorsa AKP iktidarının da HAYIR oyu kullanacakların düzenledikleri propaganda toplantılarını engellenmesi de bal gibi Nazi Almanya’sını anımsatır.

Cumhuriyet Halk Partisi eski Genel Başkanı Deniz Baykal Almanya’nın Nihat Zeybekçi ile Bekir Bozdağ’a konuşma hakkı vermeyince bu durumu protesto etmek amacıyla kendi yapacağı konuşmayı iptal etmişti. Peki, AKP iktidarı Deniz Baykal’ın göstermiş olduğu bu dayanışmaya nasıl karşılık verdi? AKP iktidarı HAYIR oyu kullanacak olanlara karşı kullanmakta olduğu nefret dolu söylemlerden vazgeçti mi? HAYIR oyu kullanacak olanların düzenledikleri toplantılara yönelik yapmakta oldukları baskılara son verdiler mi? Elbette hayır. Biraz daha devam edeyim. HAYIR, oyu kullanacak olanları ötekileştirmeye son verdiler mi? Her şeyden önemlisi HAYIR oyu kullanacak olanlarında bu vatanın evladı olduğunu kabul ettiler mi? Elbette hayır. Aklı olan bir insan en azından Deniz Baykal’ın Almanya’yı protesto ettiği günlerde Almanya’dan zorla da olsa bir izin koparıp konuşma yapmazdı.

Rejim değişikliği referandumuna yaklaştığımız bugünlerde iktidar partisinin öteden beri geliştirmiş olduğu bu nefret dolu söylemlerine umarım bundan sonra son verir. Toplumu ötekileştirmekten vazgeçer. HAYIR, oyu kullanacak olanların da bu vatanın evladı olduğunu kabul eder. Hiç sanmıyorum ya neyse.10.03.2017

426 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.