SURİYE POLİTİKASI SİL BAŞTAN

ABD’nin seçimlerinin ardından Suriye politikasında yeni gelişmeler yaşanmaya başladı. ABD’lilerin teker teker ülkemizi ziyarete etmelerinin bir nedeni de maalesef buydu. Şu ana kadar Rusya ile bir hayli yol almıştık. Suriye’de ateşkes sağlanmıştı. İran, Rusya ve ülkemiz de garantör devlet olmuşlardı. Garantör devletlerin girişimi ile de Astana görüşmeleri başlamıştı. ABD ise yaşanan bu gelişmelerden rahatsızdı. Şimdiye kadar ağırlığını da bir türlü ortaya koyamıyordu. Dolayısıyla ABD yaşanan gelişmeleri uzaktan seyretmekle yetinmişti. Şimdi ise eskiden olduğu gibi yeniden sahaya inmeye hazırlanıyor.

ABD’nin sahaya inmeye başlamasının ilk belirtileri CIA Başkanı’nın ülkemizi ziyaret etmesinden anlaşılmıştı. CIA Başkanı Pompeo’nun ardından ABD Genelkurmay Başkanı Dunford geldi. ABD Genelkurmay Başkanı Dunford’un gelişi ise önceki meslektaşlarının gelişinden farklı oldu. Normal şartlarda ülkemize ziyarete gelen üst düzey askeri yetkililer Genelkurmay Başkanlığı’nda karşılanırlardı. Ancak bu seferki ziyaret farklı oldu. ABD Genelkurmay Başkanı Dunford İncirlik Hava Üssüne geldi. Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar’ı da ayağına çağırdı. Anlayacağınız TSK’ya bir nevi ayar verdi. Genelkurmay Başkanı Hulisi Akar’da Dunford’un ayağına gitti. Yaşanan bu gelişmelerden TSK’ın eskiden olduğu gibi yine ABD’nin yörüngesine girdiğini söyleyebilirim.

Ülkemizin bir NATO üyesi olduğunu hesaba kattığımız zaman elbette ABD Genelkurmay Başkanı olan Dunford’un ülkemizi ziyaret etmesi son derece normal bir durumdur. Müttefik ülkelerin Genelkurmay Başkanlarının bir araya gelmesi kadar normal bir şey olamaz. Ancak Rusya ile yakınlaşmamızdan bu yana Suriye’de söz sahibi bir ülke konumuna gelmiştik. Fırat Kalkanı Operasyonunu da Rusya ile Suriye’nin izin vermesi ile başlatabilmiştik. Suriye’de ilan edilen ateşkesin sağlanmasında da İran ve Rusya büyük bir rol oynamıştı. Bu ülkelerle birlikte de garantör devlet olarak Suriye’de ilan edilen ateşkesin devamını sağlıyorduk.

ABD Genelkurmay Başkanı Dunford’un gelmesiyle birlikte Suriye politikasında yeni gelişmeler yaşanmaya başladı. ABD’nin öncülüğünde Rakka Operasyonu gündeme geldi. Şimdi bizimkiler de Rusya ve İran birlikteliğini bir tarafa bırakıp ABD ile Rakka Operasyonunu görüşmeye başladılar. Anlayacağınız bizimkiler şimdi bugüne kadar Suriye’de söz sahibi olmamıza katkıda bulunan Rusya ile İran’ı satmaya hazırlanıyorlar. ABD ile PYD pazarlığı yapıyorlar. Dış siyaseti çok iyi biliyorlar ya o yüzden. Ancak bizimkilerin bilmedikleri bir şey daha var. O da Rusya ile İran’ı Rakka Operasyonu ile satışa getirirlerse bundan sonra bu devletlerle bir daha bir araya gelemeyecekleridir. Dış siyasette yapmış olduğunuz hamlenin mutlaka alternatifi olması gerekir. Fakat şu an ülkemizin böyle bir alternatifi maalesef yok. Rusya ile İran’ı bugüne kadar alternatif olarak kullandık. Şu anda da görüldüğü üzere satışa getirmek üzereyiz. Eğer ABD ile Rakka Operasyonuna başlarsak bu iki devleti satmış olacağız. Böylelikle de kendi ellerimiz ile alternatiflerimizi ortadan kaldırmış olacağız. Böylelikle de tam olarak ABD’nin kucağına oturmuş olacağız.

ABD ile birlikte Rakka Operasyonlarına başlarsak bizleri nelerin beklediğini sanırım biliyor olmalısınız. Ancak ben yine de birkaç ipucu vereyim. Suriye politikasında başladığımız yere döneceğimizi söyleyeyim. Siyasi ayağına girilmeyen FETÖ ile mücadelenin biteceğini söyleyeyim. PKK ile yapılmakta olan mücadelenin biteceğinin söyleyeyim. Tekrar masaya geri döneceğimizi söylemekle yetineyim. Zaten uzun bir zamandır masaya yeniden oturmanın hesapları yapılıyor. Bununla ilgili olarak saman altından İmralı ile görüşmeler yapılıyor. Rejim değişikliği sistemi de referandumda kabul edilirse olacakları varın artık siz düşünün.21.02.2017

450 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.