ÜLKEYİ, OHAL SONRASI VARLIK FONU İLE YÖNETECEKLER

Bugünlerde ülkenin gündeminde Varlık Fonu var. Yine binlerce kamu çalışanın iş akitlerine son veren 686 Sayılı KHK var. Ülkenin gündeminde rejim değişikliği yasası da var ama Cumhurbaşkanı dün itibarıyla halen daha bu yasayı imzalamadığı için bu konuda şimdilik belirsizlik var. Erdoğan önüne gelen bu yasayı olduğu gibi mi onaylayacak, yoksa 18 maddeden oluşan rejim değişikliği yasasının bazı maddelerini Bahçeli’nin isteği ile veto mu edecek? Bu konu şimdilik açıklığa kavuşmuş değil. Ancak görünen o ki, Cumhurbaşkanı Erdoğan yakın bir zamanda ilgili yasa hakkında kararını verecek.

Ben ise bugün Varlık Fonu ile ilgili endişelerimi dile getirmeye devam edeceğim. Çünkü bu konu şu an itibarıyla hiç kimsenin umurunda değil ama yarından sonra bu konunun ne kadar önemli olduğu anlaşılacak. Ben bu yüzden bu konuyu mercek altına aldım. Yarın gelmeden de Varlık Fonu’nun ülkeye ne getirip götürdüğü bilinsin istedim. Çünkü yumurta ağza gelmeden uyanabilmiş bir millet değiliz.

Varlık Fonu ile ilgili aslında daha önce bir yazı yazmıştım. Ancak bu fon ile ilgili yeni gelişmeler var. Bu yüzden konuya tekrardeğinmek farz oldu. THY, Halkbank, Ziraat Bankası, Borsa İstanbul, PTT, BOTAŞ, Eti Maden, TPAO, TÜRKSAT, Türk Telekom ve ÇAYKUR daha önce bu fona devredilmişti. Basında yer alan haberlere göre bu fona devredilen kurumların ardından başka kurumların da bu fona devredileceği söyleniyor. Bir an ne oluyor, diye düşündüm. Rejim değişikliğine giderken bu kurumlar ne diye Sayıştay’ın denetiminden kaçırılmak istendiğini anlamaya çalıştım. Sonrasında anladım ki, iktidar partisi referandum sonrasına hazırlanıyor. Yani OHAL sonrasına hazırlanıyor. Yoksa devletin kurumlarını şimdi durduk yerde yeni kurdukları bu fona devretme gereğini hissetmezlerdi. Bugüne kadar devleti nasıl yönetmişlerse, yine aynı şekilde yönetmeye devam ederlerdi. Ancak şimdi durumlar eskisi gibi değil. Devletin kasası boşalmış durumda. Çark dönmüyor. Özelleştirmeler de kısa bir zaman içinde sonuçlanmıyor. Sonuçlansa bile özelleştirmelerin tabi olduğu birçok kıstaslar var. Ancak iktidar partisinin acelesi var. Özelleştirmeler konusunda taviz verecek durumda da değiller. Özelleştirme yasasından dolayı istedikleri firmalara istedikleri gibi satış da yapamıyorlar. Özelleştirme yasasının önündeki tüm bu engeller şimdi Varlık Fonu sayesinde aşılmış olacak. İktidar Partisi işte şimdi bunun hesabını yapıyor.

Kurumların Varlık Fonu’na devredilmesinin arkasındaki ikinci bir neden ise rejim değişikliği referandumu sonrası bu kurumların tek elden yönetilmek istenmesidir. Çünkü rejim değişikliği yasasının partili cumhurbaşkanlığı maddesinden sonraki maddeler 2019’ da yürürlüğe girecek. O zamana kadar daha iki yıl var. OHAL ise en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Dolayısıyla devletin kurumları OHAL sonrası istendiği gibi yandaş firmalara satılması mümkün olmayabilir. Hatta yabancılara yapılacak satışlarda da sorun çıkabilir. İktidar partisi şimdi bu yüzden OHAL sonrası özelleştireceği kurumları Varlık Fonu’na devrediyor ki, yarından sonra bu kurumların özelleştirileceği zaman ortaya herhangi bir sorun çıkmasın. Uzun lafın kısası iktidar partisi şimdi OHAL sonrası yapacağı özelleştirmelerin önünü açıyor. Yani bir nevi temizlik yapıyor.

Varlık Fonu’na TRT, TOKİ, TCDD, Et ve Balık Kurumu, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu, Maden Tetkik Arama, TSE gibi daha birçok kurumun da bu fona devredileceği konuşuluyor. Eğer yarından sonra kamuoyunda adı geçen bu kurumlar da Varlık Fonu’na devredilirlerse, OHAL sonrası da bir nevi OHAL gibi olacak. OHAL olmayacak ama yapılan uygulamaların OHAL döneminden hiçbir farkı olmayacak. Biraz önce de ifade ettiğim gibi şimdiden bu yeni durumun temelleri atıyorlar.

Benim bu konuda endişe ettiğim bir durum daha var. O da, TÜRKSAT’ın da Varlık Fonu’na devredilmiş olmasıdır. İktidar partisi OHAL yasasını kullanarak bugüne kadar birçok muhalif televizyon kanalını kapatmıştı. OHAL sürecinin bitmesinden sonra ise yayınlarına devam eden muhalif kanalları kapatmak eskisi kadar kolay olmayacak. İktidar partisi şimdi TÜRKSAT’ı da Varlık Fonu’na devrederek OHAL sonrası muhalif televizyon kanallarını kapatmanın önünü açmış oluyor. TÜRKSAT Varlık Fonu içinde kaldığı sürece yeni muhalif televizyon kanalı açılması da zorlaşacak. Daha doğrusu Varlık Fonu içinde bulunan TÜRKSAT bundan böyle yayın lisansı başvurularında muhaliflere televizyon kanalı açma izini vermeyebilecek. Yani işi kökünden hallediyorlar. Anlayacağınız OHAL sonrasının şimdiki OHAL döneminden hiçbir farkı kalmayacak. Hatta bugünler OHAL sonrası mum ile aranabilir. 09.02.2017

580 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.