KULLANMA MİATLARI DAHA DOLMADI

Basında, Başkanlık Yasa Tasarısının TBMM’den geçmesiyle birlikte ABD / FETÖ darbe girişiminde sıranın siyasilere geldiği yönünde haberler yer almaya başladı. Hatta bu yönde yorumlar da yapılmaya başladı. Erdoğan’a yakın Güneş Gazetesi ile Davutoğlu’na yakın Karar Gazetesi arasında da yakın bir zamandır atışmalar yaşanıyor. Bu gelişmeler insana ister istemez sıranın darbe girişiminin siyasi ayağına mı geldi sorularını anımsatıyor.

Başkanlık Yasa Tasarısının Meclis’te görüşülmeye başladığı sıralarda Erdoğan’a yakın olan Güneş Gazetesi ile Davutoğlu’na yakın Karar Gazetesi arasında Hırant Dink cinayeti üzerinden tartışmalar başlamıştı. Daha da doğrusu Güneş Gazetesi, Karar Gazetesi yazarı Etyen Mahçupyan’ı Hırant Dink cinayetinin şüphelileri arasında göstermişti. Güneş Gazetesi bu iddiasını da Etyen Mahçupyan ile Hırant Dink arasındaki AGOP hisselerinin dağıtımı ile yaşanan sürtüşmeye dayandırmıştı. Hırant Dink’in eşi Rakel Dink de bu iddianın doğru olmadığını ve Etyen Mahçupyan’ın ailenin dostu olduğu öne sürmüştü. Sonrasında Güneş Gazetesi öne attığı iddiaları daha ileri bir noktaya taşıyamadı.

Karar Gazetesinin yayın hayatına başlamasının asıl nedeni ise Erdoğan medyasına karşı bir Davutoğlu medyası yaratmaktı. Sonuçta Davutoğlu görevden alındı ama Karar Gazetesi gelişen olayları Davutoğlu cephesinden değerlendirmeye devam etti. Hatta gazetenin yazarlarından Elif Çakır ile Etyen Mahçupyan Başkanlık sistemini kıyısından köşesinden sürekli eleştirdiler. Hal böyle olunca elbette bu gazeteye karşı bir harekete geçmek lazımdı. Bu görevi de görünüşe bakılırsa Güneş Gazetesi üstlenmiş görünüyor. Güneş Gazetesinin Etyen Mahçupyan’ı Hırant Dink cinayeti üzerinden şüpheli göstermesi de bu yüzdendir. Burada amaç Karar Gazetesinin Başkanlık sistemine karşı yapılan eleştirilerinin önünü kesmektir. Karar Gazetesine yönelik baskılar şimdilik bu ayar üzerinden yapılıyor. Eğer Karar Gazetesi Başkanlık sistemi ile ilgili eleştirilerini devam ettirir ise yakın bir zamanda bu gazeteye Hırant Dink cinayeti üzerinden baskın yapılabileceğini şimdiden söyleyebilirim. Hatta Etyen Mahçupyan, İbrahim Kiras ve Elif Çakır’ın gözaltına alınması da sürpriz olmaz.

Yaşanan tüm gelişmeler bana ABD / FETÖ darbe girişimin siyasi ayağına girilmeye başlandığının habercisi gibi gelmiyor. Çünkü ben vaktin daha henüz erken olduğunu düşünüyorum. Başkanlık Sisteminin TBMM’den geçmesi demek sıranın ABD / FETÖ darbe girişimin siyasi ayağına geldiği anlamına gelmiyor. Daha önümüzde Başkanlık Sisteminin referandum süreci var. Sonrasında erken veya zamanında yapılacak olan milletvekili genel seçimleri var. Bu sırada başlayacak olan bir operasyon tüm dengeleri alt üst edebilir. AKP’nin Meclis çoğunluğunu kaybettirebilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan asla böyle bir tablo ile karşılaşmak istemez. Hal böyle olunca ABD / FETÖ darbe girişimin siyasi ayağına bu sıralarda asla girilmez. Biraz önce de ifade ettiğim gibi darbe girişiminin siyasi ayağına erken veya zamanında yapılacak olan milletvekili genel seçimlerinden sonra yapılır.

ABD / FETÖ darbe girişiminin siyasi ayağıyla ilgili bir ihtimal daha var. O da siyasi ayağın kendiliğinden harekete geçmesidir. Böyle bir hareketlenmeye karşı Erdoğan elbette sessiz kalmaz. Ancak Erdoğan böyle bir durumda bile bugüne kadar uyguladığı aba altından sopa gösterme taktiğini uygulamaya devam eder. Onlara ihtiyacı kalmayana dek onları idare eder. Zaten halen hazırda bu siyasi ayağın Erdoğan’a karşı harekete geçecek hali de yok, herhangi bir kozu da yok.

Anlayacağınız ABD / FETÖ darbe girişimin siyasi ayağının kullanma miadı daha henüz dolmadı. Asıl gümbürtüyü siyasi ayağın vekillik görevlerinin sona erdiği zaman göreceksiniz. 25.01.2017

425 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.