KOALİSYONU KURMUŞLAR BİLE

Takke düştü kel göründü. Başkanlık sistemine verilecek destek karşılığı MHP’ye Bakanlık sözü verildiği ortaya çıktı. Bu iddiayı Cumhuriyet Halk Partisi ortaya atmış olsaydı şimdi Cumhuriyet Halk partisine bindiriyor olurlardı. Ancak bu bilgiyi Başbakan Binali Yıldırım’ın bizzat kendisi verince tabi ki kimsenin gıkı çıkmadı.

 

Başbakan Binali Yıldırım yeni sistemin hayata geçmesi halinde MHP’li isimlerin de dışarıdan bakan olarak atanabileceğini söylemesi AKP ile MHP’nin Başkanlık sistemi ile ilgili yapmış olduğu anlaşmayı da ele vermiş oldu. Sanırım taşlar şimdi yerli yerine oturdu. Bahçeli’nin TBMM’yi neden devre dışı bırakmak istediği bir türlü anlaşılamıyordu. Dün Başkanlık sistemine ateş püskürürken şimdi neden birden bire Başkanlık Sistemini savunduğu bilinemiyordu. MHP’nin tabanının bile hayır dediği bu Başkanlık sistemine bizzat Bahçeli’nin neden evet dediği böylelikle belli olmuş oldu.

Bahçeli ise MHP’ye verilecek Bakanlıklar hakkında böyle bir anlaşmanın olmadığını söylemekle yetindi. Sanıyorum Bahçeli yapılmış olan anlaşmanın ortaya dökülmüş olmasına kızmış olmalı. Bu anlaşmayı herhangi birisi açık etmiş olsaydı Bahçeli bu soruyu yanıtlamaya bile gerek duymazdı. Ancak AKP ile yapmış olduğu anlaşmayı bizzat Başbakan Binali Yıldırım açıklayınca istemeyerek de olsa yanıt vermek zorunda kaldı. Ancak bu konu hakkında yapmış olduğu açıklamamalar kaçamak yanıtlardan başka bir şey değil.

Başkanlık sisteminin komisyonlarda görüşülmeye başlamasından sonra 550 milletvekili sayısının neden 600’ze çıkarılmak istendiği de merak ediliyordu. Bu sorunun da yanıtı şimdi verilmiş oldu. AKP’li Burhan Kuzu da daha önce Başkanlık sisteminde iki partinin olacağını söylemişti. Hal böyle olunca pek tabi ki MHP Meclis dışında kalıyordu. AKP ile MHP bu sorunu da yeni eklenen 50 Milletvekilini MHP kadrolarına ayırarak çözmüşler. Böylelikle MHP’nin Meclis dışında kalması önlenmiş. Aynı zamanda Başbakan Binali Yıldırım’ın da itiraf ettiği gibi bir de MHP’ye dışardan Bakanlık sözü verilmiş. Hal böyle olunca pek tabi ki Devlet Bahçeli Başkanlık sistemine razı edilmiş. Gelinen durumdan bu anlaşılıyor.

Bir atasözümüz vardır bilirsiniz. ‘’Köprüyü geçene kadar Ayı’ya Dayı denir’’, diye. AKP ile MHP’nin yapmış olduğu anlaşma şimdi bana bu atasözümüzü hatırlattı. Eğer Başkanlık sistemi referandumda kabul edilirse, AKP’nin MHP’ye vermiş olduğu sözleri tutma zorunluluğu da ortadan kalkıyor. O aşamada artık söz AKP’ye geçiyor. AKP isterse MHP’ye 50 milletvekili kontenjanı tanıyabilir veya tanımayabilir. Yapılacak olan seçimlerden sonra da yine AKP isterse MHP’den Bakan atayabilir. İstemezse de atamayabilir. Bu aşamada Bahçeli’nin AKP’nin vermiş olduğu sözü tutması için yapacağı herhangi bir yaptırımı da olmayacak. Çünkü AKP’nin Başkanlık sistemi kabul edildikten sonra MHP’ye ihtiyacı kalmayacak. O zamana kadar kim öle kim kala.

AKP ile MHP’nin yapmış olduğu anlaşmanın bir de MHP’nin kendi iç sorunlarıyla ilgili tarafı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan şimdiye değin Bahçeli’yi Meral Akşener’in elinden kurtarmıştı. MHP’nin olağanüstü kurultayını ilan etmiş olduğu Olağanüstü hal ile askıya alınmasını sağlamıştı. Başkanlık sistemi referandumda kabul edilirse Erdoğan’ın Bahçeli’ye ihtiyacı kalmıyor. Hal böyle olunca o saatten sonra Erdoğan isterse Bahçeli’yi Başkan Yardımcısı yaparak korumaya devam edebilir. Ancak Erdoğan biraz önce de söylediğim gibi Başkanlık işini bitirdikten sonra Bahçeli ile yollarını ayırabilir de. Dolayısıyla bu sürecin sonunda MHP’ye Milletvekili kontenjanı tanınmayabilir. MHP’ye Bakanlık verilmeyebilir. Bahçeli Başkan Yardımcısı yapılmayabilir. Hatta MHP’nin olağanüstü kurultayının engellenmesine de son verilebilir. Böyle bir gelişme sonrasında da Bahçeli MHP koltuğunu Meral Akşener’e kaptırabilir. Tabi ki bu söylediklerim bir varsayımdan ibaret ancak, gerçekleşme olasılığı da yok değil hani.

Sizce Bahçeli tüm bu olasılıkları gözden geçirerek mi Başkanlık sistemine destek olmaya karar vermiştir? Ne dersiniz? Koltuk uğruna laik Cumhuriyetin yıkılmasına göz yuman Bahçeli sağlam kazığa bağlamış mıdır? TBMM’nin yetkilerinin tek bir kişide toplanmasında sakınca görmeyen Bahçeli’nin AKP ile yapmış olduğu anlaşmanın herhangi bir geçerliliği var mıdır? Ben bu konunun hassasiyetini bir hatırlatıvereyim dedim.21.01.2017

441 Tıklama Toplam 7 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.