SURİYE POLİTİKASI BAŞTAN BERİ YANLIŞMIŞ

“Baştan beri Suriye politikasının büyük yanlışlarla dolu olduğuna inananlardanım. Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz. Şimdi bunları tamir ediyoruz, düzeltiyoruz”

Bu sözler Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’a ait. Kurtulmuş bu sözleri, Hürriyet Gazetesinin Ankara Bürosuna konuk olduğu zaman söylemiş. O zaman insana, madem Suriye politikası yanlıştı, o halde neden Başbakan’ı ve Cumhurbaşkanını uyarmadın diye sorarlar. Hükümetin bu yanlış politikayı bile bile uygulamasına neden göz yumdun diye sorarlar. Bu yanlış politika ile ülkeye neden zarar verilmesine göz yumdun diye sorarlar. Numan Kurtulmuş’a bu sorular sorulmuş mudur bilemiyorum. Büyük bir ihtimalle sorulmamıştır diye düşünüyorum. Eğer orada ben olsaydım Numan Kurtulmuş’a bu soruları sorardım. Yanıt verirdi veya vermezdi. Bunu bilemem. Ancak ben orada olsaydım bu soruları Numan Kurtulmuş’a sorardım.

Numan Kurtulmuş’un açıklamaları aslında bir itiraftır. Ülkeyi bile bile yanlış Suriye politikası ile yönettiklerinin itirafıdır. Uygulanan yanlış politikaların karşılığı da aslında istifa etmektir. ‘’Biz geçmiş dönemde ülkeyi yanlış politikalarla yönettik. Bu yüzden ülkenin dış politikasına zarar verdik. Ülkenin dış politikasına daha fazla zarar vermemek için istifa ediyoruz’’ denilebilirdi. Evet, yürütmenin başında olan dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu bu gerekçe ile hükümetin istifasını Cumhurbaşkanına bu şekilde sunmalıydı. Ancak sizlerin de bildiği üzere böyle bir gelişme yaşanmadı. Yaşanması da zaten düşünülemezdi. Çünkü bu iktidarın böyle bir özeleştiri yapması hayalcilik olurdu. Çünkü bunların fıtratında istifa etmek gibi bir kavram yoktur.

Numan Kurtulmuş yapmış olduğu açıklamada bir taraftan geçmişte uyguladıkları Suriye politikalarının yanlış olduğunu itiraf ediyor ama öbür taraftan yine yanlış yapmaya devam edeceklerinin sinyalini veriyor. ‘’ Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz’ ’demesi bu anlama geliyor. Her şeyden evvel hiç kimse bu hükümete Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat ile içli dışlı ol demiyor. Ancak bölge politikaları yüzünden geldiğimiz nokta itibarı ile Beşar Esat ile birlikte hareket etme zorunluluğumuz vardır. Hele hele Rusya, İran ve ülkemizin Moskova’da bir araya gelerek Suriye’de ateşkes anlaşmasını imzaladıkları bir ortamda artık Beşar Esat düşmanlığı yapmanın hiç kimseye faydası yoktur. Ateşkes anlaşması yapan taraflar yarından sonra Astana’da tekrar bir araya gelecekler. Bu toplantıya veya bundan sonraki yapılacak toplantılara Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ın katılması da yüksek ihtimaldir. Hal böyleyken şimdi tekrar Esat düşmanlığı yapmak ülkenin yarına mı olur, yoksa zararına mı? Numan Kurtulmuş geçmiş dönemde uygulanan Suriye politikasını eleştirirken Esat’ın şimdiki durumunu da gözden geçirmesi gerekirdi. Artık kabul etsek de, etmesek de Esat şu an itibarıyla eski konumunu güçlendirmiş durumdadır. Esat ayrıca Halep’i teröristlerden temizleyen bir Devlet Başkanı konumundadır. Suriye’de kontrol ettiği bölgeleri genişleten bir Devlet Başkanı konumundadır. Bu açılardan Beşar Esat yarından sonra Astana’da olmasa da daha sonraki toplantılarda masanın en güçlü taraflarından birisi olacak.

Yoldan geçen sıradan insanlar Suriye’de olup bitenleri anlayamayabilir. Ancak Başbakan Yardımcısı ve aynı zamanda hükümet sözcüsü olan Numan Kurtulmuş’un ülkenin çıkarları açısından bu durumu görmezden gelmesi, Suriye politikalarında yeni bir yanlışa sebebiyet verir. Artık ok yaydan çıkmıştır. Türkiye, Rusya ve İran arasında Moskova’da bir anlaşma imzalanmıştır. Bu anlaşmanın devamı da Astana’da devam edecek. Gelinen durum itibarıyla Numan Kurtulmuş istese de istemese de, yarından sonraki toplantılarda Beşar Esat ile yan yana oturulacak. Ha bu masada Numan Kurtulmuş oturmayabilir. Konumu gereği zaten bu konu onun görevi değil. Ancak Numan Kurtulmuş’un da yer aldığı kabineden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu masaya oturacak. Mevlüt Çavuşoğlu’nun bu toplantılarda ülkemizi temsil etmesi demek, Numan Kurtulmuş’un Beşar Esat ile yan yana gelmesi demektir. Bu yüzden şimdi Numan Kurtulmuş’un ‘’Tabii ki Esad rejiminin, zalimlerin yanında yer alacak değiliz’ ’demesi hiçbir anlam ifade etmiyor.07.01.2017

531 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title