YİNE İSTİHBARAT VE GÜVENLİK ZAFİYETİ VE YİNE TERÖR

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Yeni yıla bismillah, daha yeni girdik. İnsanlar bir taraftan yeni yıl ile ilgili mesajlaşıyorlardı. 2017 yılı için iyi dilek mesajları atıyorlardı. Yeni yılın barış, özgürlük ve kardeşlik yılı olması temenni ediliyordu. Geçen yılın olumsuz olaylarının yeni yılda yaşanmaması arzu ediliyordu. Ancak yine istihbarat zafiyeti ortaya çıktı Yine güvenlik zafiyeti ortaya çıktı. Ve bu boşluktan yararlanarak insanların yaşam biçimlerine kurşun sıkıldı. Dolayısıyla yeni yıl ile ilgili bütün iyi niyet beklentileri de boşa çıktı.

İstanbul’daki bir eğlence yerine yapılan katliamdan söz ediyorum. Sanki içerdeki insanlar düşman da o yüzden içerisi tarandı. İnsanlara hiç acımadan yaşam tarzlarından dolayı bu derece kurşun sıkılabiliyorsa kardeşim, bu ülkenin Suriye ve Irak’tan hiçbir farkı kalmamış demektir. Eskiden Irak’ta ve Suriye’de bu türde meydana gelen katliam haberlerini duydukça üzülürdük. Ancak ateş bulunduğu yeri yakıyormuş. Şimdi benzer katliamları artık kendi ülkemizde de yaşamaya başladık. Bizim ülkemizin de Irak ve Suriye’den hiçbir farkı kalmadı. Otomatik silahlarla yarın neresi taranacak bilemiyoruz. Nerede canlı bomba patlatacaklar bilemiyoruz. Nerede güvenlik güçlerine saldıracaklar bilemiyoruz. Bu tür felaketleri bizim bilemememiz normal de, devletin istihbarat servisinin bilmemesi anormal. Güvenlik güçlerinin bu felaketler için önceden tedbir almaması anormal.

Yazılı ve görsel basından öğrendiğime göre ABD 22 Aralık’ta bu tür bir eylemin gerçekleşeceği yönünde istihbarat almış. Bu istihbaratı da kamuoyuna duyurmuş. ABD İstanbul’daki bu eğlence yerinde meydana gelen olayı bilememiş ama 22 Aralıktan sonra bu türde bir eylemin gerçekleşebileceğine dair istihbarat almış. Peki, bizim istihbarat servisi ne yapıyor kardeşim? İstihbaratın başında olan Hakan Fidan Efendi ne işe yarıyor kardeşim? İstihbarattan haberi olmayan bir insanın Milli İstihbarat Teşkilatı’nın başında ne iş var kardeşim? Bu zatı muhteremin görevden alınabilmesi için daha kaç insanımızın ölmesi gerekiyor? Veya insanlıktan çıkmış bu azılı katiller daha nasıl bir katliam yaparlarsa bu zatı muhterem görevden alınır? Yoksa yine hiçbir şey olmamış gibi bu zatı muhterem koltuğunda oturmaya devam mı edecek? Allah’ın bir kulu çıkıp ta bu zatı muhteremi görevden alalım demeyecek mi?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu basına şu açıklamalarda bulunmuş.

“İçinde bulunduğumuz durumda gerek yabancı servisler gerekse kendi istihbarat örgütlerimize bu tip ihbarlar gelmektedir. Kimisi isme dayalıdır kimisi de daha ziyade bir çerçevedir. Yani ‘şurada bir olay olacak’ yönünde… İstanbul’da Ankara’da… Bunun üzerine özellikle yılbaşı ile ilgili arkadaşlarımız Türkiye’nin her tarafında önlem aldılar”

Şimdi İçişleri Bakanına, nasıl bir güvenlik önlemi aldığını sormayacak mıyız? Koskoca ülkenin İçişleri Bakanı Türkiye’nin her yerinde güvenlik önleminin alındığından bahsediyor. Eğer alınan güvenlik önlemleri böyleyse vay memleketin haline. Bir de güvenlik önlemi alınmamış olsaydı ne yapacaktık? İçişleri Bakanı iyi ki güvenlik önlemi almış. Yoksa halimiz tümden dumanmış. Bir de İçişleri Bakanına kimlerin güvenliğini aldığını sormak lazım. Eğer devlet salt kendi güvenliğini almaktan sorumluysa, millet de kendi güvenliğini almaya baksın kardeşim. Yoksa bu iş başka türlü hallolmayacak.03.01.2017

400 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.