RUS BÜYÜKELÇİSİNE DÜZENLENEN SUİKASTIN ARKASINDAKİ SIR

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Mevlüt Mert Altuntaş ismindeki saldırganın Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’u vurmasından sonra aralıklı olarak yandaş basını takip ediyorum. Bu yandaş medya gerek yazılı basın üzerinden, gerekse görsel medya üzerinden Andrey Karlov’a düzenlenen suikastı sürekli FETÖ’ye yıkmaya gayret sarf ediyor. Hani ihaleyi FETÖ’ye yıkabilirlerse rahatlayacaklar. O kadar yani. Anlaşılan durumu kurtarabilirlerse Rusya’ya da mahcup olmaktan kurtulacaklar. Ancak şimdiye kadar bu saldırganın FETÖ ile ilgili somut bir bağlantısına rastlayamadılar. Bu yüzden üstün körü FETÖ’cü diyerek algı operasyonu ile bu işi bitirmeye çalışıyorlar. Bu suikastı FETÖ’ye yıkma işine ben inanmadım ama Rus yetkililer inanır mı bilemem.

Rusya’nın Ankara Büyükelçisine düzenlenen suikastı aydınlatmak için her şeyden evvel bir defa Ankara’da Rusya aleyhine yapılan propagandalara bakmak lazım. Kimlerin Rus düşmanlığını körüklediğini incelemek gerekir. Rusya’nın Ankara Büyükelçiliğini kimlerin tehdit ettiğini araştırmak gerekir. Yoksa bu iş her şeyi FETÖ’ye yıkmakla çözülmez. Evet, bu ülkede FETÖ’de bir tehdittir. Bugüne kadar birçok olayın altından FETÖ’cülerin çıktığı doğrudur. Ancak FETÖ potansiyel terör örgütü diye her olayın arkasında FETÖ’cüler vardır diye de bir şey yok. Bu ülkenin içinde PKK Terör Örgütü de var. El Kaide Terör Örgütü de var. El Nusra Terör Örgütü de var. Anlayacağınız var oğlu var.

Her şeyden evvel bir defa bizim bu suikastı aydınlatacak bir istihbarat teşkilatımız yok. Olsaydı zaten Rus Büyükelçisine düzenlenen saldırı önlenirdi. Şimdi bu konuyu biraz daha irdeleyelim. Rusya’nın uzun bir zamandan bu yana Suriye’ye Halep’in geri alınması için yardım ettiği biliniyor. Rusya özellikle Suriye’ye havadan destek sağladı. Zaten uluslararası çevreler muhalifler katlediliyor diye bu yüzden ayağa kalktılar. Ülkemizin içinde de özellikle Ankara’da Rus Büyükelçiliğinin önünde birçok eylem düzenlendi. Bu düzenlenen eylemler bir yerde Rus Büyükelçisine düzenlenen suikastın habercisiydi. Şimdi siz Rusya’dan özür dileyerek ilişkileri düzelttiğiniz bir ortamda Rusya’yı Halep’te katliam yapmakla suçlarsanız, doğal olarak okların ucunu da Rus Büyükelçiliğine yöneltmiş olursunuz.

Rusya ile ikili ilişkilerin düzeltildiği bir ortamda yine Rusya düşmanlığının yapılmasını bir tarafa koyuyorum. Dolayısıyla bu konuyu daha sonra yine tekrar ele alacağım. Ancak burada özellikle vurgulamak istediğim bir konu var. Rus düşmanlığının hat safhaya ulaştığı bir ortamda siz Rus yetkililerin güvenliklerini almaz iseniz, suikasta veya bir başka saldırıya açık davetiye çıkarmış olursunuz. Özellikle Moskova’da Rusya, İran ve ülkemizin de katılımıyla düzenlenen üçlü Suriye toplantısı öncesinde ülkemizdeki Rus yetkililerin güvenlikleri alınması gerekirdi. Rusya’nın Ankara Büyükelçisi toplantı günü bir serginin açılışına gidiyor. Sergi açılışından sonra da Başbakan Binali Yıldırım ile beraber Moskova’ya gidecekler. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım’ın arkasında koruma ordusu var. Ancak Rus Büyükelçinin arkasında bir tane bile güvenlik görevlisi yok. İstihbarat yok. Güvenlik yok. Yok, oğlu yok. Devlet var mı yok mu, onu da bilen yok.

Demem o ki, Rus Büyükelçisinin vurulacağının istihbaratını alamadınız. Rus Büyükelçisinin güvenliğini de almadınız. Dolayısıyla Rus Büyükelçisinin hazin bir suikasta kurban gitmesini de önleyemediniz. O zaman hiç değilse bu suikastı doğrudan FETÖ’ye yıkmak yerine, bu suikastı bir devlet sorumluluğu içinde araştırın da, şimdi Suriye’de birlikte hareket etmeye söz verdiğiniz Rusya size güvenebilsin. 24.12.2016

372 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.