GÜNLÜK POLİTİKALAR DÖVİZİN ATEŞİNİ SÖNDÜRMEZ

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Döviz piyasalarının hareketliliğinin sürdüğünü sanırım söylememe gerek yok. Özellikle Amerikan doları rekor üstüne rekor kırıyor. Hükümetin dolardaki bu yükselişe sessiz kaldığını fakat Merkez Bankasının politika faizini 50 puan yükselterek müdahale ettiğine tanık olduk. Ancak bu müdahale de doların ateşini söndüremedi.

Ülkemizde dövizlerin yükselmesi ve akabinde alım gücümüzün düşürülmesi uluslararası çevrelerin istediği bir gelişmeydi. Çünkü uluslararası çevreler uzun zamandan bu yana ülkemizin olmayan istikrarını da bozmak istiyorlardı. 15 Temmuz ABD / FETÖ darbe girişimi de bu çevrelerin teşviki ile yapılmıştı. Ancak bu darbe girişimi başarılı olmayınca bu çevreler yeni planlar yaptılar. İlk etapta Doğu Anadolu ve Güney Doğu Anadolu Bölgelerinde aşiret reislerini ayaklandırmak istediler. Şu ana kadar bu hamleyi yapamadılar ama yapmak için fırsat kolladıklarından emin olun. Çünkü bu emperyalist çevreler ülkemizi eskiden olduğu gibi yeniden masaya oturtmak istiyorlar. Yarım kalan açılım sürecini kaldığı yerden devam ettirmek istiyorlar. Suriye’ye düzenlenen ‘’Fırat Kalkanı’’ operasyonunu bitirmek ve bu ülkeden çıkarmak istiyorlar. Keza yine Irak’ta bulunan askerlerimizi çıkarmak istiyorlar. Çünkü Türk Ordusunun varlığından dolayı ikinci İsrail’i kuramıyorlar. Menbiç ile Afrin birleşmediği sürece Kürt koridoru da oluşamıyor. Bu koridorun birleşememesinin önündeki tek engel ise Türk Ordusunun başlatmış olduğu Fırat Kalkanı operasyonudur. Bu operasyon devam ettiği müddetçe Büyük Ortadoğu Projesinin Suriye bölümü tamamlanamaz. Uluslararası çevrelerin ve ABD bu sorunu aşmak için ülkemizi yeniden masaya oturmaya ikna etmeye çalışıyor. Şimdilik bu plan için masaya oturmaya niyetli olmayan Erdoğan’ı daha önce darbe girişimi ile iktidardan indirmeye çalıştılar. Bu darbe girişimi başarılı olmayınca şimdi ekonomi politikalarını devreye soktular. Doların yükselmesinin sebeplerinden bir tanesi de maalesef bu uluslararası çevrelerin ve ABD’nin girişimidir.

Biraz önce hükümetin dövizin ateşini söndürmek için faizlerin 0.50 kuruş yükseltildiğini söylemiştim. Hükümet yapmış olduğu bu hamle ile dövizin yükselişini önleyemeyince şimdi de kamu kurum ve kuruluşların mal ve hizmet alımları ile yapım işleri ihalelerinin Türk lirası üzerinden yapılmasını devreye soktu. Yani hükümet bu girişim ile piyasaları dengelemeye çalışacak. Aşırı yükselen döviz kurlarını aşağı çekmeye çalışacak. Hükümetin bu girişim başarılı olabilir mi bilmiyorum ama Başbakan bu uygulama için düğmeye bastı. Hatta Başbakan dün grup toplantısında yaptığı konuşmada da yandaşlarına döviz yerine TL’yi kullanmalarını istedi.

Döviz piyasaların yükselmesi ile ilgili salt Başbakan Binali Yıldırım ilgilenmiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’da uzun zamandır döviz piyasalarının dengeye oturması için çaba sarf ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan halen daha faizlerin düşürülmesini önerirken aynı zamanda da altın borsasının güçlendirilmesini savunuyor. Bu aşamada faizlerin düşürülmesinin pek işe yarayacağını düşünmüyorum ancak Altın borsasının güçlendirilmesi döviz piyasalarını kısa vade de dengeleyebilir. Ancak serbest piyasa koşullarında yabancı yatırımcıların dövize yönelmeleri halinde ve döviz çıkışı yapmaları halinde döviz piyasalarını dengede tutamazsınız. Eğer döviz piyasalarını dengede tutmak istiyorsanız eskiden olduğu gibi yabancı yatırımcılara güven ortamı sağlamalısınız. Ülkenin bir an önce OHAL durumuna son verip demokrasiye geçişi sağlamalısınız Yoksa yabancı ülkelere kafa tutmakla yabancı yatırımcıları ülkede tutamazsınız ve onları yatırıma sevk edemezsiniz.

Yabancı yatırımcılar açısından güvenilir bir ülke olmanın bir göstergesi de kredi derecelendirme kuruluşlarında görünen pozisyon notumuzdur. Bu kredi derecelendirme kuruluşlarından Moondy’s daha önce ülkemizin notunu yatırım yapılabilir durumunda olmayan ülkelere verilen nota düşürmüştü. Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu kredi derecelendirme kuruluşuna ateş püskürmüştü. Ancak kredi notumuzu düşüren bu kredi derecelendirme kuruluşlarına kızmakla sorun çözülmüyor. Eğer bu kredi derecelendirme kuruluşlarının vermiş olduğu nota rağmen ülkeye yabancı para girişi sürüyorsa sorun yok demektir. Böyle bir durumda da zaten dövizler aşırı derecede değerlenmez. Oysaki şimdi dövizler aşırı derecede değerlendi. Demek ki yabancı para girişi konusunda sorun var. Bu sorunu halletmesi gereken mercii de hükümettir.30.11.2016

540 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title