EN BÜYÜK ENGEL NATO

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan Pakistan ile Özbekistan ziyareti sonrası uçakta açıklamam yapmış. Erdoğan’ın yaptığı açıklamalar arasında Şanghay 5’lisine ülkemizin üyeliği ile ilgili değerlendirmeleri de var. Erdoğan ‘’Türkiye Şanghay 5’lisine neden üye olmasın ‘’diyor. Erdoğan’ın temennisine ben de katılıyorum. Bu saatten sonra zaten bizi yıllardır Avrupa Birliği kapılarında bekleten AB’ye üye olacağımızı ummak hayalcilikten başka bir şey olamaz. Ayrıca körü körüne böyle bir beklentinin de hiçbir anlamı yok.

Biraz önce Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Şanghay 5’lisi ile ilgili temennisine katıldığımı söylemiştim. Ancak Şanghay 5’lisine müracaat etmekle bu örgüte üye olunmuyor. Rusya’dan yardım istemekle de bu iş olmuyor. Her şeyden önce NATO üyeliğimiz Şanghay 5’lisine üye olmamızın en başındaki engeldir. NATO’dan çıkmadığımız müddetçe Şanghay 5’lisine üye olamayız. Bu öngörüyü ben söylemiyorum. Bu durumu Rusya’daki uzmanlar söylüyorlar. Bu uzmanlar ‘’ Türkiye şimdiki NATO üyesi statüsüyle ŞİÖ üyesi olamaz’’ diyorlar. Aydınlık Gazetesinin haberine göre Rusya Devlet Duması Dış ilişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov’da Erdoğan’ın Şanghay İşbirliği Örgütü ile ilgili sözlerine ‘’Türkiye’nin ŞİÖ’ye üyeliği Erdoğan için mantıklı bir adım olurdu’’ diye açıklamış. Hal böyleyken NATO üyeliğini sona erdirmeyi düşüneceğimiz yerde Rusya’dan ŞİÖ’ye üye olmamız konusunda yardım istemenin de hiçbir anlamı yok. Bu durumu anlamak için alim filan olmaya da gerek yok. ŞİÖ’ye üye olan ülkelerin konumlarını incelediğimiz zaman bu şartlarda neden üye olamayacağımız net bir şekilde anlaşılır.

Şanghay İşbirliği Örgütü Çin, Rusya, Kırgızistan, Tacikistan ve Kazakistan arasında1996 yılında ortak güvenin arttırılması, sınır bölgelerinin silahsızlandırılması ve bölgesel işbirliğinin teşvik edilmesi amacıyla kuruldu. Daha sonra Özbekistan 2001 yılında takınmış olduğu çekimser tavırdan vazgeçerek üye oldu. Özbekistan’ın da katılımıyla Şanghay İşbirliği Örgütünün üye sayısı 6’ya çıktı. 24 Haziran 2017 yılında Taşkent zirvesinde Hindistan ve Pakistan’da örgüte kabul edildi. Bu iki devletin de Astana zirvesinde ŞİÖ’ye kesin üye olması bekleniyor. Bu ülkeler de üye olurlar ise ŞİÖ’nün üye sayısı 8’ze çıkacak. Gözlemci statüsü konumunda bulunan ülkemizin yansıra Moğolistan, İran, Afganistan, Beyaz Rusya’da ŞİÖ’ye başvuru yapmış durumdalar. Bu ülkeler arasından da İran’ın 2017 yılında üye olacağı varsayılıyor.

Şanghay İşbirliği üyesi olan ülkelerin en önemli özelliği NATO ülkesi olmayışlarıdır. Zaten bu örgüt Sovyetler Birliği’nin 1995 yılında dağılmasıyla birlikte Rusya ile Çin arasında birbirlerine düşman olmadıklarını askeri güvence altına almak için atmış oldukları adımın sonucudur. Dolayısıyla Sovyetler Birliği’ne üye olan ülkelerin düşmanı NATO ülkeleriydi. NATO soğuk savaş dönmelerinin geride kalmış olmasına rağmen, Varşova Paktı’nın dağılmış olmasına rağmen kendisini lav etmedi. Çünkü NATO halen daha dağılan eski Sovyetler Birliği Ülkelerini tehdit olarak görüyor. Dolayısıyla Şanghay ülkeleri de NATO’ya karşı kurulmuş bir örgüttür. Şimdi hal böyleyken ŞİÖ, NATO ülkesi olan ülkemizi üyeliğe kabul eder mi? ŞİÖ, şu ana kadar NATO’ya üye olan bir ülkeyi üyeliğe kabul etmemişse bizi neden kabul etsin? Eğer Erdoğan ülkemizi gerçekten ŞİÖ’ye üye yapmak istiyorsa öncelikle NATO ile ilişkilerimizi sonlandırması gerekiyor. Yoksa hem NATO ülkesi, hem de ŞİÖ ülkesi olmak bugünün şartlarında mümkün değil. Tıpkı bir NATO ülkesi olarak Çin’den silah alamadığımız gibi yine bir NATO ülkesi olarak ŞİÖ’ye üye olamayız.

ŞİÖ’ye üye ülke olamayışımızın diğer sebepleri arasında halen daha Rusya ile tam olarak barışmış olamayışımızın etkisi var. Evet, Rusya ile barıştık ama tam olarak anlaşmış değiliz. Bunun belirtilerini Suriye’ye yapmakta olduğumuz Fırat Kalkanı Operasyonundan anlıyoruz. Çünkü Suriye aralıklı olarak hava sahasını ülkemize kapatıyor. Bu konuda Rusya ile gerek Dışişleri Bakanlığı ve gerekse Genelkurmay Başkanlığı düzeyinde yapılan görüşmeler olumlu sonuçlar veriyor, ancak yine de Fırat Kalkanı Operasyonu çerçevesi içinde uçaklarımız Suriye hava sahasını istediği şekilde kullanamıyor. Bu sorunun gerisinde Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’ı tanımamasının yattığını bilmeyen yok. Eğer Erdoğan bugün ŞİÖ’ye üye olmak istiyorsa öncelikle NATO ile olan ilişkilerini dondurması gerekiyor, ardında da ŞİÖ ülkelerinin hassasiyet gösterdiği olaylara bakış açısını değiştirmesi gerekiyor. Yoksa hem NATO ülkesi olarak, hem de Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat ile barışmadan ŞİÖ’ye üye olmamız mümkün değil. Öyle boş boş ŞİÖ’ye üye olmak istiyoruz demenin de hiçbir şeye faydası yok. Zaten Avrupa Birliği Ülkeleri de bizim şu an bulunduğumuz konum itibarıyla ŞİÖ’ye üye olamayacağımızı gayet iyi biliyorlar. 22.11.2016

645 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title