MİLLET İLE ATA’NIN HUZURUNA ÇIKMAK

cropped-DB32A183F424-3.jpgGenelkurmay Başkanlığı 7 Kasım pazartesi günü bir bildiri yayınlayarak halkı 10 Kasım Perşembe günü saat 15.00 da Anıtkabir’e çağırmıştı. Bu çağrının amacı da ‘’Ata’nın huzurunda ordu millet el ele’’ sloganı ile ordu ile milleti yan yana getirmekti. Bu buluşmaya tüm kuvvet komutanları ile birlikte Genelkurmay Başkanı da katılacaktı. Böylelikle Türk Silahlı Kuvvetleri ilk defa Ata’nın huzurunda millet ile kucaklaşmış olacaktı. Böyle bir buluşmaya millet zaten hazırdı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Genelkurmay Başkanlığı kendi hazırlamış olduğu etkinliği, arkasında bir sürü soru bırakarak yine kendisi iptal etti.

Genelkurmay Başkanlığı’nın yapmış olduğu bu çağrı aslında oldukça önemliydi. Hele hele 15 Temmuz FETÖ / ABD darbe girişimi sonrası TSK’nın halk ile bütünleşme isteği farklı bir durumdu. Çünkü TSK kendi içindeki FETÖ yapılanmasının darbe girişinde bulunmasından dolayı boynu büküktü ve millete karşı mahcup olmuştu. Milletin parasıyla alınan silahların millete karşı doğrultulmasından dolayı da son derece rahatsız olmuşlardı. Bu yüzden millete karşı bir diyet borçları vardı. Bu borcu da Anıtkabir’de Ata’nın huzurunda millet ile ele ele vererek ödemek istediler. Millet ile kucaklaşmak istediler. Tek istedikleri de buydu. Ancak biraz önce de ifade ettiğim gibi amaçlarına ulaşamadılar. Daha da doğrusu millet ile kucaklaşmaları engellendi.

Genelkurmay Başkanlığı’nın millet ile kucaklaşması neden engellendi biliyor musunuz? Daha da doğrusu şöyle sorayım. Genelkurmay Başkanlığı’nın Ata’nın huzurunda millet ile kucaklaşması neden engellenmiş olabilir? 15 Temmuz sonrası Genelkurmay Başkanını milletin huzuruna çıkaran irade şimdi ne oldu da TSK’nın Ata’nın huzurunda millet ile el ele vermesini sakıncalı buldu? Bu sorunun yanıtı önemlidir. Siyasi iradenin bu konudaki çekincelerinin en başında Atatürk düşmanlığı yatıyor. Yani siyasi irade zaten bugüne kadar milletin kalbinden Atatürk sevgisini yok etmek için elinden geleni yaptı. 10 Kasım Atatürk’ü Anma ve Anlama törenlerine katılmayışları bu yüzdendir. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramlarına kısıtlama getirmeleri de bu yüzdendir.23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramına kısıtlama getirmeleri de bu yüzdendir. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı kutlamalarını da bu yüzden engelliyorlar. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamalarına da bu yüzden kısıtlama getiriyorlar. Okullar da andımızı kaldırmaları bile bu yüzdendir. Anlayacağınız siyasi irade Atatürk ile ilgili her türlü etkinliklere kısıtlama getirmelerinin arkasındaki tek sebep Atatürk düşmanlığıdır. Yoksa milletin huzuruna Genelkurmay Başkanını çıkaran irade ne diye durduk yerde Genelkurmay Başkanlığı’nın yapmak istediği etkinliği iptal ettirsin. Yani Genelkurmay Başkanlığı’nın millet ile kucaklaşmasının ne gibi sakıncaları olabilirdi ki? Yoksa TSK yarından sonra genel seçimlere mi girecekti? TSK’yı milletin huzurunda itibarsızlaştırmaları bu yüzden miydi? Fakat mesele bu değil. Biraz önce ifade ettiğim gibi asıl mesele milletin Atatürk sevgisidir.

TSK’nın 15 Temmuz da zaten moral yapısı bozulmuştu. Arkasında Jandarma Komutanlığı İçişleri Bakanlığı’na bağlandı. Genelkurmay Başkanlığı ’da Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı. Bunlar yetmemiş gibi Askeri Hastaneler de Sağlık Bakanlığı’na bağlandı. Siyasi iradenin elinde oyuncağa dönen TSK şimdi siyasi iradeden bir darbe daha aldı. TSK’nın az da olsa bir morali kalmışsa şimdi siyasi irade onu da yok etti. Genelkurmay Başkanı bundan sonra hangi moral yapısıyla görev yapacak artık bilemiyorum. 18.11.2016

704 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title

WordPress Uzmanı: Buğra Yazar