DEVRİMLERİN BEKÇİSİ MİYİZ, YOKSA SEYREDENİ Mİ?

cropped-DB32A183F424-3.jpgAKP iktidarının Cumhuriyeti ortadan kaldırmak için atmış olduğu adımları takip ediyor musunuz? Eğer dizi filan seyrediyorsanız bu adımları takip edemiyorsunuz demektir. Eğer yorum gazetesi filan da okumuyorsanız ülkeyi tozpembe görüyorsunuz demektir. Yok, eğer haber programlarını takip ediyorsanız muhakkak ki Cumhuriyetin kazanımlarının ortadan kaldırılmasına tanık oluyorsunuzdur.

Neden mi bahsediyorum? AKP iktidarının yapmış olduğu son değişiklik ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde çalışan sivil memurlara getirilen kılık kıyafet serbestisinden bahsediyorum. Anlayacağınız, bundan böyle TSK’daki kadın memurlar başörtüsüyle, erkek memurlar da yazın kravatsız ve ceketsiz görev yapabilecek. Bıyık ve sakal da belli ölçüler içinde bırakılabilecek. Bundan sonraki aşama sanıyorum erkeklere fes giyme zorunluluğunun getirilmesi olacak. Biliyorsunuz bu kılık ve kıyafet serbestisi daha önce de Emniyet Teşkilatı için gelmişti. Şimdi de Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uygulamaya başlandı. Yani her şeyi hallettiler de şimdi kılık ve kıyafet ile uğraşıyorlar. İlla ki Atatürk’ün devrimlerini yok edecekler ya, o yüzden. Yoksa başka türlü canları rahat etmez. Bilmiyorum bana katılımısınız, 15 Temmuz Darbe girişimi olmamış olsaydı emin olun şimdi bu kadar ileri gidemezlerdi. Bilmiyorum ama ben öyle düşünüyorum. 15 Temmuz Darbe girişimin getirdiği olağanüstü durum nedeniyle şimdi bunlar da olağanüstü işler yapıyorlar. Fırsattan istifade Atatürk’ün devrimlerini tek tek ortadan kaldırıyorlar. Ana Muhalefet dâhil diğer muhalefet partileri de seyrediyorlar. MHP’nin muhalefet partisi mi, yoksa iktidar partisinin gizli ortağı mı olduğu pek belli değil. Ben MHP’yi artık muhalefet partisi olarak görmüyorum. Dolayısıyla MHP’nin TSK ve Emniyet içinde yapılan kılık kıyafet serbestliğine itiraz etmesi mümkün değil. Geriye kala, kala CHP ile HDP kalıyor. Malum PKK Terör Örgütü ile arasına mesafe koyamayan HDP’nin durumu da ortada. Sonuçta kala kala yine CHP kalıyor. Şu an gördüğüm kadarı ile de Kılıçdaroğlu’nun gündemimde de bu kılık ve kıyafet değişikliği yok. Daha önce ‘’laiklik tehlikededir diyemem’’ diyen Kılıçdaroğlu’ndan bu konuda hassasiyet göstermesini zaten beklemiyorum.

Peki, 15 Temmuz Darbe girişimi sonrası demokrasi için meydanlara çıkan milletimiz nerede kardeşim? FETÖ / ABD ortak darbe girişimi tehlikeli de, AKP’nin yapmaya başladığı darbe girişimi tehlikeli değil mi? AKP iktidarına karşı da mücadele etmek gerekmiyor mu? AKP iktidarına karşı da meydanlara çıkmak gerekmiyor mu? Ülkeyi Atatürk devrimlerinden adım adım uzaklaştırmakta olan AKP iktidarına karşı dur demek gerekmiyor mu? Atatürk’ün kurmuş olduğu laik Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya çalışan AKP iktidarına karşı demokrasi nöbetlerine çıkmak gerekmiyor mu? Yoksa AKP iktidarının 14 yıldan bu yana laik Cumhuriyetin temeline dinamit koyması tehlikeli değil mi? 15 Temmuz sonrası demokrasi nöbetlerine katılan milletimizin bu duruma bir karar vermesi lazım.

Peki, Atatürk’ün devrimleri emanet ettiği gençlik nerede kardeşim? Hepsi uyutuldu mu? Hepsi pasifleştirildi mi? Gençlerimiz Cumhuriyetin kazanımları tek, tek ortadan kaldırılırken ne yapıyorlar? Eğer Cumhuriyet Halk Partisinin gençliği Cumhuriyeti koruyamaz hale gelmişse vah memleketin haline. Ben de bugüne kadar Cumhuriyeti koruyacak gençlerimizin olduğunu sanıyordum. Gençlerimizin ülkeyi kendi şahsi çıkarları doğrultusunda yöneten AKP iktidarına haddini bildireceklerini sanıyordum. Ortada Türk Gençlik Birliği’nden başka maalesef bir gençlik örgütü de yok kardeşim. Onlar da var güçleri ile mücadele ediyorlar ama çoğu zaman da yalnız kalıyorlar. Peki, CHP’nin Gençlik Kolları nerede kardeşim? CHP’nin kadın Kolları nerede kardeşim? Böyle zamanlarda ortaya çıkmayacaklar da, peki ne zaman ortaya çıkacaklar? Laik Cumhuriyete kim sahip çıkacak? Öyle kuru kuru bir iki çift laf söylemekle Cumhuriyet savunulmaz. Cumhuriyeti koruyup kollamak için her daim uyanık olmak lazım. Her attıkları adım Cumhuriyet güçleri tarafından püskürtülmeli. Cumhuriyetin kazanımlarını ancak böyle koruyabiliriz. Bunları yapabiliyor muyuz kardeşim? Cumhuriyetin kurulduğu günkü gibi dimdik ayakta mıyız? Sonuç olarak devrimlerin bekçisi miyiz, yoksa seyredeni mi?12.11.2016

646 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Menu Title

WordPress Uzmanı: Buğra Yazar