ABD’NİN SEÇİMİ

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Uzun zamandır sonucu merakla beklenen ABD’nin seçimleri nihayet sonuçlandı. Birçok kesim seçimi Hillary Clinton’nın kazanacağını sanıyordu. Posta Gazetesi bile seçimin ertesi günü ‘’Clinton Başkan’ ’başlığı ile çıktı. Böylelikle Posta Gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni olan Rifat Ababay deyim yerindeyse çuvallamış oldu. Aslında Ababay bu başlığı seçim anketlerine göre atmıştı. Eğer seçimi Clinton kazanmış olsaydı Ababay seçim sonucunu bilen bir genel yayın yönetmeni sıfatını kazanacaktı. Ababay şimdi çuvallayan bir genel yayın yönetmeni olmuş oldu. Kendisine hayırlı olsun diyorum.

Aslında seçim anketlerinde Clinton hep önde gidiyordu. Bir ara Trump arayı kapamıştı. Trump’ın Clinton ile arasını kapamasının asıl nedeni de Clinton’ın Dışişleri Bakanlığı döneminde kendisine ait kişisel e postalarını yine kendine ait özel bir sunucudan gönderip almasıydı. Yani ABD yasalarına göre Clinton görevli olduğu dönemde e postalarını hükümetin kontrolünden geçirmesi gerekiyordu. Bu yüzden ( FBI ) Federal Soruşturma Bürosu bu konuda soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma süreci Clinton’ın oylarının düşmesine neden oldu. Fakat daha sonra FBI Clinton’ın bu e postalardan dolayı suç işlemediğine karar verip soruşturmayı kapattı. FBI’ın soruşturmayı kapatmasından sonra Clinton anketlerde yine tekrar öne geçmişti.

Trump ise seçim süreci boyunca kendinden emin bir şekilde hareket etti. Seçmene kendisinin güçlü olduğunu hissettirdi. Trump’ın seçimi kazanmasının asıl sebebi ise derin devletle içli dışlı olmasıydı. Yani Trump’ın arkasında Pentagon, CIA, Silah tüccarları ve ABD’nin Yahudi lobisi vardı. İşte bu unsurlar bir araya geldiği zaman anketler neyi gösterirse göstersin seçimi siz kazanıyorsunuz. Yoksa emlak milyarderi olan Trump’ın yaş tahtaya basacağını mı sanıyordunuz? ABD’de seçim kazanmak istiyorsanız bu unsurların desteğini almak zorundasınız. Yoksa başka türlü seçim kazanamazsınız. ABD’de öyle güle oynaya seçim kazanılmıyor. Kadın olmak seçim kazanmak için bir avantaj ama karşınızda ABD’nin derin devleti varsa hiçbir şey yapamıyorsunuz. Obama bile oyunu kullanmasının ardından “Ne olursa olsun yarın güneş yeniden doğacak” demişti. Anlayacağınız Obama bile Trump’ın seçimi kazanacağını önceden öngörmüştü. Seçim kazanan bir liderin seçimi kaybettiklerini anlaması boş bir öngörü değildir.

Dünya ise şu anda Trump’ın seçim zaferi karşısında şoka girmiş durumda. Fransa Cumhurbaşkanı Hollande bile Trump’ı tebrik etmekte zorlandı. Seçimlerin sonucunun belli olmasının ardından uzunca bir süre bekledi. Sonrasında istemeye istemeye Trupm’ı tebrik etmek zorunda kaldı. Seçim sonuçlarının belli olmasından sonra artık hiç kimsenin Trump’ın seçim zaferini kabul etmeme gibi bir lüksü yok. ABD’de bir seçim yapılmıştır. Ve bu seçimi Trump kazanmıştır. Artık bundan böyle dünyanın patronu da Trump’tır

Trump’ın seçimi kazanması ile ilgili Erdoğan “Amerikan halkı böyle bir tercihi gerçekleştirdi ve bu tercihle birlikte Amerika’da yeni bir dönem başlıyor. Temenni ederim ki Amerikan halkının bu tercihi dünyaya gerek temel hak ve özgürlükler noktasında gerek demokrasi noktasında gerekse bölgemizdeki gelişmeler noktasında hayırlı adımların atılmasına vesile olur. Ben, şahsım ve milletim adına Amerikan halkının bu tercihini hayra yormak ve başarılarla dolu bir gelecek temenni ediyorum.” diyor. Başbakan Binali Yıldırım ise Trump’tan Fethullah Gülen’nin iade edilmesini istiyor. Birisi demokrasi ve özgürlüklerden bahsediyor, diğeri de Obama’nın bugüne kadar vermediği Gülen’in iade edilmesiyle birlikte yeni bir sayfa açmaktan bahsediyor. Güleyim mi ağlayayım mı bilemedim. 11.11.2016

447 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.