SEÇİM YAPMAYA GEREK YOK

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kaçak Saray’da düzenlenen akademik yılın açılışında rektörlere hitaben yapmış olduğu konuşmada, rektörleri bundan böyle kendisinin atayacağını söylediği zaman salonda bulunan rektörler alkışlamışlardı. Yani Cumhurbaşkanı Erdoğan bundan böyle rektörleri direk kendisinin atayacağını söylüyor, salonda bulunan rektörler de alkışlıyorlar. Bu durumu nasıl izah etmek gerektiğini doğrusu ben anlayamıyorum. Yani Erdoğan o gün bütün rektörleri görevden alıyorum demiş olsaydı bu rektörler yine çılgıncasına alkışlar mıydı bilemiyorum. Bana sorarsanız geldiğimiz durum itibarıyla alkışlarlardı diye düşünmüyor değilim. Her işte bir hayır vardır diyerek yine alkışlarlardı. On dört yılın sonunda geldiğimiz durum maalesef bundan ibaret. Gerisini varın siz düşünün.

‘’Üniversitelerde halen var olan, rektör adaylarının öğretim elemanlarının oylarıyla tespit edildiği sistemin kendisi bir sorun haline dönüştüğünü, görünüşte demokratik olan rektörlük seçimleri üniversitelerde gruplaşmaları, hizipleşmeleri, kırgınlıkları artıran bir işleve büründüğünü, bu yüzden rektör atamalarındaki mevcut usulden vazgeçilmesinin üniversitelerimizin de ülkemizin de yararınadır’’

Cumhurbaşkanı Erdoğan akademik yılın açılışında aynen bu şekilde konuşmuştu. Sonrasında da kanun hükmünde kararname ile üniversite rektörlerinin seçim sistemi kaldırıldı. Yani Cumhurbaşkanı önce haber verdi. Sonra ortamın gazını aldı. Rektörlerinin tansiyonunu ölçtü. Baktı gördü ki, böyle bir uygulamaya hiçbir rektör tepki vermiyor, o da derhal gereğini yaptı. Darısı diğer seçim ile göreve gelenlerin başına.

Meseleye seçimlerin bir takım gruplaşmalara ve hizipleşmelere yol açması yönünden bakarsak o zaman kaldıracağımız daha birçok seçim var demektir. Örneğin Ticaret Odası seçimlerini, Odalar ve Borsalar seçimlerini de ortadan kaldırmak lazım. Çünkü hizipleşme ve gruplaşma bu seçimlerde de vardır. Milletvekili Genel Seçimlerini de kaldırmak lazım. Yerel seçimleri de ortadan kaldırmak lazım. Muhtar seçimlerini de ortadan kaldırmak lazım. Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl olsa her işten anlıyor ya o yüzden. Yarından sonra kanun hükmünde bir kararname daha yayınlar. Bütün seçimleri gruplaşmaya ve hizipleşmeye neden olduğu için ortadan kaldırıverir. Milletvekillerini de, Belediye Başkanlarını da, Belediye Meclis Üyelerini de, Muhtarları da direk kendisi atayıverir. Böylece zaman kaybı da önlenmiş olur. Her şey zaten Erdoğan’ın iki dudağı arasında değil mi?

Meseleye bu mantıkla baktığımız zaman Başkanlık Sitemini de tartışmaya gerek yok. Meclis’te oylamaya da gerek yok. Meclis’ten geçerse referanduma da götürmeye gerek yok. Parlamenter sistemden Başkanlık Sistemine geçildiğine dair bir tane daha kanun hükmünde bir kararname yayınlandı mı iş tamam demektir. Hatta Erdoğan bu yayınlanacak kanun hükmünde kararnamenin içine kendisini de Başkan ilan edebilir. Ne olacak yani?12 Eylül Askeri Darbesini hatırlayın. O zaman Kenan Evren yeni Anayasayı halkoyuna sunduğu zaman kendisini de otomatikman Cumhurbaşkanı seçtirmemiş miydi?

İşin şakası bir yana, 14 yıl sonra geldiğimiz durum maalesef böyle. Yaşadığımız bu çağda Cumhurun başı demokrasiyi, hak ve özgürlükleri savunacağına demokrasiyi daha nasıl yok ederim diye düşünüyor. Millet Ay’a gidiyor, biz ise dünyada daha nereye gideceğimize karar veremiyoruz. Seçimler insanlar arasında gruplaşmaya ve hizipleşmeye neden oluyor diyerek ortadan kaldırıyoruz. Rektörler de alkışlıyorlar. Söyleyecek başka bir şey bulamıyorum.03.11.2016

535 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.