SİYASİ AYAK MESELESİ

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Kamuoyu uzunca bir süre FETÖ’nün siyasi ayağına neden girilmediğini veya girilemediğine yanıt aradı. Aslında yanıt açık ve belliydi. Erdoğan Başkanlık Sistemine odaklanmıştı. Ancak bu aşamada bu örgütün siyasi ayağıyla oynamak Başkanlık Sistemine zarar verebilirdi. Çünkü AKP içinde azımsanmayacak sayıda FETÖ’cü Milletvekili var. Dolayısıyla FETÖ’nün siyasi ayağına girildiği zaman Meclis’ten Başkanlık Sistemini çıkarmak mümkün olmayabilirdi. Hatta böyle bir girişim AKP’yi de bölebilirdi. Bu yüzden Erdoğan FETÖ’nün siyasi ayağına girmedi. Bu süreçte istese de zaten giremez. Çünkü Meclis çoğunluğunu kaybetmeyi göze alamaz.

Aslında Erdoğan 15 Temmuz sonrası programını yapmıştı. Bu programa göre Erdoğan ilkbahar da veya sonbaharda erken seçime gidecekti. Bu seçimlerde MHP ile HDP baraj altında bırakılacaktı. Dolayısıyla baraj altında kalması düşünülen bu partilerin oyları da AKP’ye gidecekti. Böylelikle Türkiye Büyük Millet Meclisinde iki parti yer alacaktı. Bunlardan birisi CHP, diğeri de AKP olacaktı. Dolayısıyla AKP Anayasası tek başına değiştirecek Milletvekili sayısına ulaşamasa bile Başkanlık Siteminin de içinde olacağı Yeni Anayasayı referanduma götürecek sayıya ulaşmış olacaktı. Erdoğan’ın da aradığı zaten buydu. Referandumu öyle ya da böyle bir şekilde kazanırdı. Önemli olan Başkanlık Siteminin Meclis’ten geçmesiydi. Erdoğan aynı zamanda da FETÖ’cü Milletvekillerini bu seçimde tekrar aday göstermeyerek FETÖ’nün siyasi ayağını da temizlemiş olacaktı. Erdoğan 15 Temmuz sonrası hesaplarını aslında bu plana göre yapmıştı.

Bu plan devam ederken devreye Bahçeli girdi. Bahçeli Başkanlık Sisteminin Meclis’ten geçmesine katkı koyacaklarını açıklaması ile birlikte işin rengi değişti. Bu gelişme AKP’de yeni bir heyecan yarattı. Bahçeli bir anlamda seçime gerek kalmadan Başkanlık Sisteminin önünü açmış oluyordu. Bahçeli’nin yapmış olduğu bu açılım FETÖ’nün siyasi ayağının temizlenmesini geciktirecekti ama diğer taraftan da Başkanlık Sisteminin önünü açıyordu. Bu yüzden Erdoğan FETÖ’nün siyasi ayağını bir tarafa bırakıp tamamen Başkanlık Sistemine odaklandı.

Başbakan Binali Yıldırım işte bu hassas durumdan dolayı AKP içinde FETÖ’cü olmadığını söylüyor. Yani Başbakan partisi içindeki FETÖ’cüleri sahiplenmiş oldu. Onları deşifre etmemiş oldu. Şimdilik onların üzerine gidilmeyeceğinin sinyalini vererek Başkanlık Sistemini riske atmamış oldu. Hatta Binali Yıldırım ‘’ Sapına kadar Ergenekon da var, Balyoz da var’’ diyerek içindeki FETÖ’cüleri rahatlatmış oldu. Anlayacağınız malum hassasiyetler yüzünden FETÖ’nün siyasi ayağı şimdilik rafa kalkmış durumda. Bundan böyle Bylook ‘taki FETÖ’cüler deşifre olsa da, AKP içindeki FETÖ’cüler ortaya çıksa da bu örgütün siyasi ayağına şimdilik girilmeyecek. Sürekli AKP’nin içinde FETÖ’cü yok denecek. Kamuoyu bu yönde yönlendirilecek. Ne demiş Atalarımız? Köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyeceksin’’ Erdoğan da şimdi aynen bunu yapıyor. Başkanlık Sistemini Meclis’ten geçirene kadar FETÖ’nün siyasi ayağına dokunmayacak. Hatta AKP içindeki bu FETÖ’cüler mümkün olduğu kadar hoş tutulacak. Onurlarını zedeleyecek hiçbir laf edilmeyecek. Uzun lafın kısası Başkanlık Sitemi kabul edilene kadar el üstünde tutulacaklar. Sonrası Allah kerim.28.10.2016

516 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.