ŞU GATA MESELESİ

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Askeri hastaneler KHK ile Sağlık Bakanlığı’na bağlanmıştı. Bu hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlanmasıyla birlikte isimleri de değiştirildi. Ankara GATA’nın adı Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu. GATA Haydarpaşa’nın adı da Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi oldu. Ben Sağlık Bakanı’nın yerinde olsaydım Ankara GATA’nın adına Sonuncu Sultan Vahdettin Paşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi adını verirdim. Çünkü bugüne kadar yapılan köprülerin ve birçok projenin adına Osmanlı Sultanlarının adının verilmesine rağmen Sonuncu Sultan Vahdettin’in adı hiç verilmedi. Bu anlamda Sonuncu Vahdettin Paşa’ya haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Bu yüzden ben Sağlık Bakanı olsaydım Ankara GATA’nın adına Sonuncu Sultan Vahdettin Paşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi verirdim.

Yine ben Sağlık Bakanı olsaydım askeri hastanelerin adına Osmanlı Padişahlarının ismini vermekle kalmaz aynı zamanda da bu hastanelerde Osmanlı Padişahlarının adını taşıyan hekimleri çalıştırırdım. Aynı şekilde Osmanlı Padişahlarının eşlerinin adlarını taşıyan hemşireleri çalıştırırdım. Neden mi? Çünkü Osmanlı’da bereket vardır da o yüzden. Hem öyle olmamış olsaydı TBMM Başkanı İsmail Kahraman ikide bir Sultan Abdülhamid’in doğum günü vesilesiyle konferans düzenler miydi? Onun adına sergi filan açar mıydı? Keza yine Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan’da Osmanlı sevdası ile yanıp tutuşur muydu? Şimdi ben iyi ki İsmail Kahraman adında bir TBMM Başkanımız ve Recep Tayyip Erdoğan adında bir Cumhurbaşkanımız var diyorum. Bu yüzden Türk Milleti olarak ne kadar övünsek azdır diyorum.

Efendim ben tekrar GATA meselesine döneyim. Çünkü bu konu hakkında daha anlatacaklarım var. O halde kaldığım yerden devam edeyim. Kanun Hükmünde Kararname ile bu Askeri Hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlanmasının ardında birçok sebepler var. Bu sebeplerden bir tanesi FETÖ’nün bundan böyle bu hastanelere sızmasını önlemekti. Yani hükümetimiz bundan böyle bu hastanelerde çalışan hekimleri, hemşireleri ve hizmetlileri ince eleyip sıkı dokumak suretiyle FETÖ’ye geçit vermeyecek. Hükümetimiz aynı zamanda bu hastanelerdeki kadroları kendi yandaşları ile doldurmak suretiyle de işsizliğe çözüm bulmuş olacak. Ne kadar düşünceliler değil mi? Biz kırk yıl düşünsek bunlar hiç aklımıza gelmezdi.

Hükümetimizin Askeri Hastaneleri ele geçirmesinin bir başka sebebi de Askerlik yapacak düzeyde olmayan vatandaşlara bundan böyle kendilerinin çürük raporu verecek olmalarıdır. Biliyorsunuz daha önce askere elverişli olmayan vatandaşlara Askeri doktorlar karar veriyorlardı. Hükümetimiz bu konuda askeri doktorlardan yandaşlara çürük rapor alabilmeleri için rica da bulunuyorlardı ama bu iş biraz zahmetli oluyordu. Şimdi bu hastanelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlanmasıyla birlikte bu sorun da ortadan kalkmış oldu. Bundan böyle askere gitmek istemeyen vatandaşlarımız Sağlık Bakanlığı’na başvurabilecekler. Sağlık Bakanlığımız yapılan bu başvuruları titizlikle değerlendireceklerdir. Kararlarını da ülkenin çıkarları doğrultusunda vereceklerdir. Bu konuda benim hiçbir endişem yok.

Uzun lafın kısası hükümetimiz FETÖ ile mücadele kapsamında şimdiye kadar ele geçiremediği Askeri Hastaneleri de ele geçirmiş oluyor. Böylelikle sayın hükümetimiz FETÖ / ABD darbe girişimi sayesinde Cumhuriyet’in son kalelerini de ele geçirmiş oluyor. Muhalefetin sayın liderleri de beceriksiz ve başarısız uyguladıkları politikalardan dolayı Cumhuriyet’in kalelerini iktidar partisine teslim etmiş olmalarından dolayı kına yakabilirler. Bilmem anlatabildim mi? 12.10.2016

600 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.