LOZAN BAŞARILI BİR ANTLAŞMADIR

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Cumhurbaşkanı Erdoğan Lozan Barış Antlaşmasının imzalamasının 93. Yıl dönümünde bir mesaj yayınlamıştı. O gün tarih 24 Temmuz 2016’ydı. 15 Temmuz da FETÖ’nün yapmış olduğu darbe girişiminin üzerinden de 9 gün geçmişti. Lozan ile ilgili bir mesaj yayınlamanın da tam sırasıydı. Halkın gazının alınmasının da tam sırasıydı. İsterseniz öncelikle Erdoğan’ın yayınladığı mesajı bir hatırlayalım.

“Bugün, Cumhuriyetimizin kurucu belgesi olan Lozan Barış Antlaşması’nın imzalanmasının 93. yıldönümüdür. Aziz milletimizin inanç, cesaret ve fedakârlıkla elde ettiği zafer, Lozan Antlaşması ile diplomasi ve uluslararası hukuk alanına taşınarak tescil edilmiştir. Bu anlaşma, yeni kurulan devletimizin tapusu niteliğindedir. Lozan Antlaşması’nın içeriği, bu anlamda başta milli irade ve demokrasi olmak üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin sahip olduğu temel ilkelerin değeri, bugünlerde çok daha iyi anlaşılmaktadır. Aziz milletimiz, kendi seçtiği temsilcileri eliyle kullandığı iradesine yöneltilen her türlü darbe teşebbüsüne karşı, kurtuluş mücadelesi ruhuyla, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde cevap vereceğini, yaşanan son hadiselerle bir kez daha göstermiştir. Milletimizin, farklı mihraklardan gelen ihanet girişimleri karşısındaki asil ve kararlı duruşu, önümüzdeki süreçte ülkemizin demokrasi, özgürlük ve kalkınma yolunda Darbe ilerleyeceğinin en açık delilidir. Aradan geçen 93 yılda Avrupa’nın en büyük 6., dünyanın en büyük 17. ekonomisi haline gelen Türkiye Cumhuriyetini, 2023 hedeflerini gerçekleştirmekten, 2053 ve 2071 vizyonu doğrultusunda ilerlemekten hiçbir güç ve odak alıkoyamayacaktır. Bu düşüncelerle, Lozan Barış Antlaşması’nın 93. yıldönümünde, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal başta olmak üzere, anlaşmanın mimarı olan tüm devlet adamlarımızı rahmetle anıyorum.”

Okumuş olduğunuz bu mesajı Cumhurbaşkanı Erdoğan biraz önce de ifade ettiğim gibi Lozan Barış Antlaşması’nın 93. Yıl dönümü olan 24 Temmuz 2016 günü yayınladı. O gün FETÖ’nün yapmış olduğu darbe girişiminin üzerinden daha 9 gün geçmişti. Ancak darbe girişimin yankıları daha henüz durulmamıştı. Belki ikinci bir dalga olabileceği endişesi ile güvenlik güçleri hali hazırda bekletiliyordu. Darbe girişiminde bulunan bu örgütün elemanları da gözaltına alınıyordu. Böyle bir atmosferde Türk Milleti’nin birliğini ve bütünlüğünü bozacak bir mesaj yayınlamak elbette akıl karı olmazdı. Çünkü darbe girişimine karşı oluşan olumlu atmosfer değişebilirdi. Böyle bir durum aynı zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan güveni de sarsabilirdi. Hatta Erdoğan toplum nezdinde olan güvenini tamamen yitirilebilirdi. Bu yüzden Erdoğan 24 Temmuz 2016 günü bir Cumhurbaşkanına yakışacak şekilde bir mesaj yayınladı.

Şimdi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 27. Muhtarlar Toplantısında Lozan Barış Antlaşması ile ilgili yapmış olduğu açıklamaya bakalım. Sonrasında kaldığım yerden devam edeceğim.

“1920’de Sevr’i gösterdiler, 1923’de bizi Lozan’a ikna ettiler. Ege’de bağırsan duyulacak adaları biz Lozan’da Yunan’a verdik. Zafer mi bu? Lozan’da masaya oturanlar o anlaşmanın hakkını veremediler. Onlar bu hakkı veremedikleri için şimdi biz sıkıntı yaşıyoruz.”

Buyurun bakalım buradan yakın. Erdoğan’ın Muhtarlar Toplantısında yapmış olduğu bu konuşma, 24 Temmuz 2016 günü yayınladığı mesaj ile uzaktan yakından alakası var mı? 24 Temmuz 2016 dan bu yana aradan tamı tamamına 67 gün geçti. Aklı başında olan bir insan 67 gün sonra Türk Milleti’nin Kurtuluş Savaşları sonrasında imzaladığı Lozan Barış Antlaşmasının anlamını ve önemini unutabilir mi? Her şeyden önce Lozan’da Ege Adaları verilmedi. Erdoğan Muhtarların gözünün içine baka baka Lozan Barış Antlaşmasını sanki bir hezimetmiş gibi anlatıyor. Yani Erdoğan her zaman olduğu gibi yine konuyu saptırıyor. Şimdi burada salt yoldan geçen bir vatandaştan bahsetmiyorum. AKP’li bir Milletvekilinden de bahsetmiyorum. Bu ülkede Başbakanlık yapmış olan ve şu anda Cumhurbaşkanı olan bir şahıstan bahsediyorum. Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsediyorum. Şimdi böyle bir şahsiyetin Lozan’ı sanki bir hezimetmiş gibi gösterme hakkı var mıdır? Lozan’ı kabul etmeyen birileri varsa onların en sonuncusu Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olması lazım değil midir?

Belli ki Erdoğan 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin verdiği endişeyi atlatmış ve Cumhuriyet Halk Partisi Ankara Milletvekili ve İsmet İnönü’nün torunu olan Gülsün Bilgehan’ın dediği gibi fabrika ayarlarına geri dönmüş. 15 Temmuz Darbe girişimini unutmuş ve eskiden olduğu gibi yine Cumhuriyete ve Atatürk’e saldırmaya başlamış. Eskiden olduğu gibi yine demokrasiyi araç olarak görmeye başlamış. Uzun lafın kısası Erdoğan zaten benim için hiçbir zaman milli irade değildi. Yalnız bu saatten sonra da halen halkımızın milli iradesi midir, onu bilemiyorum.01.10.2016

489 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.