ERDOĞAN BM ÜYELERİNİ ETKİLEDİ Mİ?

cropped-DB32A183F424-3.jpg

Gündem de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşma var. Bu konuşma kimine göre oldukça önemli, kimine göre ise vasat bir konuşmaydı. Bana göre ise ‘’ Dünya 5’ten büyüktür’’ ile ilgili kısmı hariç geri kalanı mağduriyet edebiyatından başka bir şey değildi. Dünyanın 5’ten büyük olduğu konusu ise daha önce de dillendirildiği için bu konu da kabak tadı verdi dersem sanırım yanılmış olmam. Çünkü her seferinde ‘’Dünya 5’ten büyüktür’ ’demenin de bir âlemi yok. Eğer siz bu konuda bugüne kadar herhangi bir adım atamamışsanız bu lafı gevelemenin de bir âlemi yok. Zira ‘’Dünyanın 5’ten büyük’’ olduğunu Birleşmiş Milletlerin içinde bulunan tüm ülkeler de biliyor. Önemli olan bu konuyu gündeme getirmek değil, Birleşmiş Milletlere üye olan tüm ülkeleri bir araya getirerek sonuç alıcı bir harekette bulunmaktır. Siz bu hamleyi yapabiliyor musunuz kardeşim? Birleşmiş Milletler üzerinde etkili olabiliyor musunuz? Önemli olan budur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapmış olduğu konuşmanın diğer bir konu başlığına geleyim. Erdoğan’ın basa basa vurguladığı konulardan bir tanesi de FÖTÖ’nün 15 Temmuz da yapmış olduğu başarısız darbe girişimiydi. Erdoğan sanki bu darbe girişimi BM’nin sorunuymuş gibi dakikalarca bu konuya değindi. Her şeyden evvel bir defa bu sorun BM’nin değil bizim sorunumuzdu. Eğer BM Fethullah Gülen Terör Örgütü’nün elemanlarını devletin kritik noktalarına yerleştirmemiz için bize baskı uygulamış ise amenna. Böyle bir durumda elbette BM’yi eleştirebiliriz. BM’yi iç işlerimize karıştığı için kınayabiliriz. Bu darbe girişimine sessiz kaldığı için de şikâyet edebiliriz. Ancak bu darbe girişimi ile ilgili BM’nin herhangi bir etkisi yoksa şimdi durduk yerde bu konuyu BM Genel Kurulu’nda dillendirmenin de bir âlemi yoktu.

Farz edelim ki 15 Temmuz Darbe Girişimi başarılı oldu. FETÖ’cüler ülkeyi ele geçirdiler. Böyle bir durumda bile BM darbe ile gideni değil geleni temel alır. Bugüne kadar hep böyle oldu. Örneğin BM Mısır’da Mursi’yi deviren Abdülfettah El Sisi’yi tanımam demedi. Başta ABD olmak üzere bütün BM ülkeleri en kısa zamanda Abdülfettah El Sisi’yi tanıdılar. Yani sonuçta BM ülkeyi kim yönetiyorsa ona bakıyor. Onu meşru kabul ediyor. Doğrusu da zaten budur. BM ülkeyi kim yönetiyorsa onu meşru görür. Gelişmekte olan ülkelere baskı uygularlar ama sonuçta siyasi iradeye bakarlar. Bizim ülkemizde de siyasi irade AKP iktidarıdır. Dolayısıyla şimdi FETÖ’yü tanıyacak halleri yok. Ancak Erdoğan’ı darbe girişimine maruz kaldı diye de el üstünde tutacak halleri yok. Başarısız darbe girişimini dünyanın sorunu olarak görecek durumları da yok. Bu yüzden bu konuyu BM’nin gündemine taşımaya da gerek yoktu. Sonuçta FETÖ’yü devlet kadrolarına yerleştiren Erdoğan’dan başkası değildi. Zamanında adları irticaya karışan askerlerin Yüksek Askeri Şura Toplantılarında askeriyeden ilişikleri kesilmesi ile ilgili şerf koyan da Erdoğan’dan başkası değildi. Daha sonraki dönemlerde ise bırakın bu askerlere şerh koymayı, üstüne üstlük bu askerlerin önünün açılmasını sağlayan yine Erdoğan’dan başkası değildi. Yargıyı Cemaatin eline teslim eden de Erdoğan’dan başkası değildi. Cemaate Milletvekili kontenjanı ayıran da Erdoğan’dan başkası değildi. Sonuçta ‘’Ne istediler de vermedik’’ diye itirafta bulunan da Erdoğan’dan başkası değil. Şimdi bu saatten sonra insana ‘’bugüne kadar aklın neredeydi’’ diye sorarlar. Onlara da ‘’bizi kandırdılar’ ’diyebilir misiniz?

Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda değindiği bir başka konu ise mülteci sorunuydu. Erdoğan bu konuda BM’ye hitaben mültecilere neden geldiklerini sormadıklarını ve bugüne kadar ne kadar harcama yaptıklarını anlattı. Avrupalı Milletlerin de bugüne kadar ne kadar yardımda bulunduklarını filan anlattı. Erdoğan bu konuyu gittiği her Avrupa ülkesinde de zaten anlatıyor. Sürekli yaptığı harcamaların parasını istiyor. Bir devlet adamına yakışmayacak şekilde bir nevi para dileniyor. Dolayısıyla ülkemizin itibarını düşürüyor. Bu konuya daha önce de değinmiştim. Eğer siz bu mültecilere insani duygularla kucak açmışsanız bu işin parasal yönü ikinci planda kalır. Bu konu da sürekli gündeme getirilmez. Yok, eğer siz insani duyguların yansıra bu işi parasal yönünü düşünerek girişmiş iseniz o zaman durum değişir. İnsani duygular ikinci planda kalır. Baktınız size para gönderme sözü veren ülkeler yan çizmeye başladılar, o zaman siz de kapıları açıverirsiniz. İsteyen ülkesine döner, isteyen bir başka ülkeye gider. O saatten sonra da sorumluluk sizden gitmiş olur. Ancak siz hem insani duygularla bu mültecileri kabul ettiğinizi, hem de para beklentinizi dillendirirseniz bu iş olmaz. Yani iki plan bir arada olmaz. Mültecileri insani duygularla kabul etmişseniz para dilenmeyi bırakacaksınız. Yok, eğer bu işin maddi yönünü düşünüyorsanız da mültecilere kapıları açacaksınız kardeşim. Bu işin başka bir çözümü yok. Bu konuyu da sürekli BM’nin gündemine taşımanın âlemi yok.

Erdoğan’ın BM’de yapmış olduğu konuşma bunlarla da sınırlı değildi elbette. Konu başlıkları arasında PYD konusu da vardı. Ancak bu konu da diğer başlıkların arasında kayboldu gitti. Sonuç itibariyle Erdoğan’ın konuşmasının elle tutulur, gözle görülür bir yanı kalmadı. 22.09.2016

507 Tıklama Toplam 3 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.