YARDIM VE YATAKLIK EDENLER DE ARAŞTIRILACAK MI?

cropped-DB32A183F424-3.jpg

İktidar partisi ile muhalefet partileri daha önce 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili TBMM çatısı altında bir komisyon kurulması yönünde mutabakata varmışlardı. Varılan mutabakat çerçevesi içinde darbe girişimi ile ilgili araştırma önergeleri TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başladı. Sınırlama var mı bilemiyorum. Hangi tarih aralıklarını içerdiğini de bilemiyorum. Yakında ortaya çıkınca öğreniriz. Umarım süreç 15 Temmuz tarihinden itibaren başlamıyordur. Yoksa salt darbe girişimini ele almak çözüm değildir. Umarım Fethullah Gülen Terör Örgütüne yönelik yapılacak olan araştırma bu örgütün siyasete müdahale ettiği dönemlerden itibaren başlar.

TBMM’de görüşülmeye başlayan araştırma önergeleri her şeyden önce somut delillere dayanmalıdır. Darbe girişiminden dolayı gözaltına alınan ve tutuklanan her kim varsa bunlar hakkında somut deliller ortaya konmalıdır. Kim, ne zaman, nerede darbe girişimine katkıda bulunmuşsa bu suçlamalar belgelenmelidir. Elbette bugüne kadar gözaltına alınan ve tutuklanan Fethullah Gülen Terör Örgütüne ait birçok mürit var. Bunlar ya darbe girişiminde bizzat görev almışlardır, ya da arkadan stratejik destek vermişlerdir. Bu yüzden bu kişilere yönelik suçlamalarla ilgili yeterli delil vardır. Ancak her gözaltına alınan ve tutuklanan insanlar da darbe girişimi ile ilgili suçlanamaz. İnsanlar Fethullahçı diye otomatikman suçlu ilan edilemez. Gülen Cemaatine sempati duyan her bir insan da potansiyel suçlu olarak görülemez. Ben bu yüzden TBMM’de görüşülmeye başlayan darbe girişimi ile ilgili araştırma önergelerinde bu hususların göz ardı edilmemesi gerektiğini söylüyorum. Yoksa Fethullah Gülen Terör Örgütü aklamak gibi bir niyetim asla olamaz.

İktidar partisi hiç şüphe yok ki, TBMM’de darbe girişimi ile ilgili görüşülmeye başlanan araştırma önergelerine ön yargılı olarak bakacaktır. Araştırma önergelerinin gerek görüşülmesi esnasında, gerekse oluşturulacak komisyonlarda kendi iktidarlarına yönelik düzenlenen bu darbe girişiminden dolayı tüm muhalifleri de şüpheli olarak göreceklerdir. İktidar partisinin elbette bu darbe girişimcilerinden hesap sorma hakkı vardır. Ancak bu durum intikam savaşına dönmemelidir. Hukuk’un dışına çıkmamalıdır. Her ne yapılacaksa yasalar çerçevesi içinde yapılmalıdır. Darbe girişiminde aktif görev alan ve bu darbe girişimcilerine stratejik destek verenler en ağır şekilde cezalandırılmalıdırlar. Ancak bu örgütün vatansever askerlere ve yurtsever aydınlara, gazetecilere, akademisyenlere ve yazarlara kurmuş oldukları kumpasın benzeri bir kumpas bu örgüte de kurulmamalıdır. Esasen Fethullah Terör Örgütünün yapısı ve devletin içinde ikinci bir güç konumuna gelmiş olması yeterli bir delil kaynağıdır. Ayrıyeten Balyoz ve Ergenekon Davalarında olduğu gibi yeni bir kumpas kurmaya gerek yoktur. Biraz önce söylediğim gibi her ne yapılacaksa yasalar çerçevesi yapılmalıdır. Hukukun dışına da çıkılmamalıdır. Eğer biz demokrasi ile yönetiliyorsak, demokrasiyi her daim uygulamak zorundayız. Demokrasinin kurallarını da özümsemek zorundayız.

Şimdi burada sorgulanması gereken bir başka konu da şudur. Geçmişte bu örgüte yardım ve yataklık edenlerin de araştırılıp araştırılmayacağıdır. Çünkü bu örgüt salt 15 Temmuz günü örgütlenip te darbe girişiminde bulunmadılar. Öyle değil mi? Bu dönemin öncesi var. Önceki dönemlerde devletin içinde nasıl palazlandıklarını bilmek zorundayız. Türk Silahlı Kuvvetleri nasıl ele geçirdiklerini bilmek zorundayız. Emniyet’in içine nasıl sızdıklarını bilmek zorundayız. Yargıyı da nasıl ele geçirdikleri bilmek zorundayız. Bu örgüt ile mücadele etmek istiyorsak bu soruların yanıtlarını bulmak zorundayız. Düne kadar istediklerini verenler de sorgulanmalıdır. Balyoz ve Ergenekon Davalarında gönüllü savcı olanları da sorgulamak zorundayız. Düne kadar devletin kritik noktalarına yerleşmelerine göz yumanları da sorgulamak zorundayız. Demek istediğim hiçbir ön koşul aranmaksızın bu örgütün devlet içinde palazlanmasına yardım ve yataklık edenlerden de hesap sorulmalıdır. Her şey pozitif hukuk kuralları içinde yapılmalıdır. Sonuçta kimler suçlu ise en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. 27.07.2016

442 Tıklama Toplam 1 Tıklama bugün

Paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.